OLMADI..HİÇ OLMADI…YAKIŞMADI..

OLMADI..HİÇ OLMADI…YAKIŞMADI..

Büyüklük odur ki, insanlara değer veren , onları yüceltendir. Liderlik o dur ki emeğin değerini bilir, çalışanı takdir eder. Kimseyi ötekileştirmez, toplumu ayrıştırmaz. Birleştiricidir, hoşgörülüdür, eleştiriye açıktır .

Ulu önderimiz, kurucumuz, kurtarıcımız, Kurtuluş Savaşı’nın kazanılmasında büyük pay sahibi kadınlarımızı her fırsatta övmüş; onları yüceltmiştir. Türk kadınının omuzlar üzerinde taşınmaya değer görmüştür.

Çünkü onlar, yurdumuzun işgali üzerine Sultanahmet Meydanı’nda kürsüye çıkarak  bağımsızlık ve özgürlük için haykıran Halide Edip’tir, Şükufe Nihal’dir. Çünkü onlar, düşmanı yurttan kovmak için silahına sarılan Kara Fatma’dır, Nene Hatun’dur. Onların her biri Zübeyde Hanım’dır , Sabiha Gökçen’dir. Çünkü onlar kız çocuklarının okuması için yollara düşen Sıdıka Avar’dır, bozkırda kır çiçeklerini açtıran Türkan Saylan’dır. O yüzden başımızın üstünde yerleri vardır.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasıyla , devrimlerle birlikte değer kazandı Türk kadını.

“Ey kahraman Türk kadını, sen yerde sürüklenmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın.”

Dünya gelişiyor, uygarlaşıyor, çağdaşlaşıyorsa bunda kadının emeği çoktur. Kadınlardır evimizin direği, toplumun temel taşı. Kadınlardır dünyayı güzelleştiren.

” Dünyada her şey kadının eseridir.”

Bir toplumun uygar toplum olması cinsiyet eşitliğinden geçer. Kadın ve erkeğin el ele vermesiyle, birlik olmasıyla kalkınır o toplum. O yüzden en çok değer görmesi, değerinin bilinmesi gereken varlık kadındır. Ne diyor Ata’mız?

“Kadınlarımız eğer ulusun gerçek anası olmak istiyorlarsa, erkeklerimizden çok daha aydın ve erdemli olmaya çalışmalıdırlar. ”

Ne güzel sözcükler: Aydın ve erdemli olmak. Çalışkan olmaktır, üretken olmaktır, namuslu ve ahlaklı olmaktır. Onlar, anamızdır, eşimizdir, kardeşimizdir, kızımızdır.  Biliriz ki her biri erdemlidir,  ahlaklıdır, namusludur. Hiç kimse kendi anasından, kardeşinden, eşinden, kuşku duymaz , duymamalıdır.

Ne var ki son günlerde  kadınlarımıza uygun görülen sıfatlarla tanıştık. Merak ettik. Türk Dil  Kurumu sözlüğüne başvurduk. Tanımlarına baktık. İlk tanımında şöyle yazıyor:

” Vaktini çok gezerek geçiren ,  evinde hiç oturmayan kadın”.

Aileme baktım, yakın çevreme baktım, çalışma arkadaşlarıma  baktım. Bu tanıma uyan hiç bir kadın görmedim. Her biri evine bağlı, işinde gücünde kadınlar.

İkinci tanımında ise;

” Aynı anda birden fazla kişiyle gönül eğlendiren kadın.” diyor. Yasalarımızda, geleneklerimizde birden fazla kişiyle evlenmek yok. Evlilik dışı ilişkiler ise toplumda hiç hoş karşılanmaz. Etrafıma bakındım. Bu tanıma uyan yine kimseyi göremedim.

Başka tanımı var mı? diye baktım. Son tanımda ise aynen şöyle diyor:

“Hayat kadını”.

Ne diyebilirim ki? İnanın çevremde bu tanıma uyan hiç bir kadın yok.

Olmadı…Hiç olmadı….Yakışmadı…

Hele de bir devlet adamına hiç yakışmadı….

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?