Dolar 48,2949
Euro 56,0247
Altın 6.787,95
BİST 14.050,56
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 31 °C
Açık

BU KÖYÜN AĞASIYIM

02.09.2026
A+
A-

Bursa Vatan Medya Gurubu köşe yazarı Ahmet Koçak makalesinde;

Gençken evde sıkıldığım zamanlarda elimi arkama bağlar köyün içine doğru giderdim. Bir komşunun odasının önünde veya caminin önünde birileri olur, iki laflar can sıkıntımı giderirdim. O zamanlarda ilçede bir hükümet tabibi vardı o kadar. Psikolog, Psikiyatrist adı bizim köyde henüz duyulmamıştı.
Köyüm elli hane; hanesi hep azalır, artmaz. İnsan sayısı da yüz elli iki yüzdü. Yarısı kadın kalanın yarısı da çocuk olunca bana elli kişi ancak kalırdı. Hiç yoktan iyidir.
O küçük köyün okuyan bir ferdi iken şimdi bin beş yüz nüfuslu bir köyün sahibi ve ağası oldum. Olacak o kadar. O kadar yıl boşa mı çalıştım boşa mı okudum?
Şimdi evde canım sıkılırsa yine elim ardımda kendi köyümün içine doğru giderim.
Köyün ağasıyım; istediğimi azarlayıp, istediğime nasihat çeker, istediğimi köyden atarım. Öyle yetkiliyim yani. Yorulmayayım diye köylülerime toplu olarak söylev çekerim. Aslında Züğürt Ağa gibiyim. Köyümde çıkan bir ürün yok; bana maddi bir katkısı yok ama ben yine de ağalığı seviyorum. Her şey para değil.
Köyde karşılaştıklarımla söyleşir şakalar yaparım. Beni gören bir köylüm köyü anlatan bir şiir okudu:

“Köyde komşuluk tek düzedir / Hep aynı günün içinde saf ve içtenlikle / Konuşulan evlat sorunları Bağ bahçe işleridir/Gelenlere sevinilir/Gidenler için; bir iç çekiştir günün adı.” dinledim;
“Güzelmiş, beğendim. Sende iş var. Devam et.” deyip yoluma devam ettim. Çünkü köyümde ilgilenmem gereken çok insan var. Bir başkası geçti yamacıma sızlandı:

“Eskiden 4-5 saat darbuka çalarak düğünlerde ‘Hamam Tası Gümüşten’ şarkıları söyleyerek kan ter içinde aldığı para: 200 TL. Şimdi bir Roman vatandaşın bir etkinliğe gidip 15 dakika ‘Kabe’de Hacılar’ ı söyleyip aldığı para: 200 bin TL.”
“Haklısın da Türkçe çalış biraz.” deyip savuştum. Biri cep telefonundan bir video açıp yamacıma getirdi.

“Layıklık elden gidiyah, itica geliyah. Hanı layıklığı en gözel bu ihtidar uyguluyah” diyen Süleyman Çakır’ı izledim. Köylüme döndüm;
“Yeni bir video değil. İzlemiştim.” Köylü telefonu elimden alırken;
“Hocam duydun mu? Bu Sülüman dayı da Yeni Parti’ye geçmiş.”
“Öyle mi ?” diye hayret ettim. Böyle durumlarda hayret etmezsem kırılıyorlar. Videoyu izleyip takdir ve hayret ettim ya? Başka biri de bir video bulmuş önüme uzattı. Artık hepsi video bulup izletir. Videoda zom zom sakallı bir adam:
“Hiç düşündünüz mü? Neden horoz eti kasaplarda satılmamakta. Horoz eti erkeklerin testosteronunu artırmakta, tavuk eti azaltmakta.”
“Sevgili köylüm, ne güzel bir videoymuş. Pek hoşuma gitti. Demek gençlerim geçim sıkıntısından değil de horoz eti yemediklerinden evlenemiyorlarmış. Hemen bolca horoz bul bizim köyün erkeklerine horoz, kızlarına tavuk eti yedir. Ben köyümde testosteronu az erkek, testosteronu çok kadın istemem. Bu iş için seni memur ettim.” dedim de adam bir sevindi ki bir görmelisiniz. Yanımdaki köylüme yavaş sesle sordum:
“Testosteron nedir lan?”
Video izlemekten sıkıldığım bir sıra başka biri daha burnuma burnuma video uzatmasın mı?
Ben bu köyün ağasıyım. Tüm köylülerimle yakından ilgilenmeliyim. Çare yok izleyeceğim. Video dönmeye başladı:
“Nakliyeci bulmak için günlerce teklif bekleme devri bitti. Taşımacım uygulamasını indir. Taksi çağırır gibi nakliyeci çağır. Adresleri gir, fiyatı anında gör.”
“Sevgili köylüm bu nasıl güzel ve yararlı bir video öyle. Yoksa köyden taşınmayı mı düşünüyorsun?”
“Yok, sahip öyle bir düşüncem yok da aceleyle anca bu videoyu buldum.”
İnsan sıkılınca normalden daha çok içten kahkaha atar ya ben de bastım kahkahayı. Bir yandan da korkuyorum güldüm diye daha saçma videolar bulup gelmesin bu saf herif? Dediğim çıktı; köylülerimden videolar peş peşe gelmeye başladı.
İlki:
– Psikoloğa gitsen sormasını istediğin ilk soru ne olurdu?
– Psikoloğa gitmem çünkü ben gamsız biriyim. Hiçbir şeyi kafama takmam.
– Ona rağmen saçların yok olmuş.
– Takmam işte hiçbir şeyi kafama.
İkincisinde kadının biri konuşuyor:
“Kızım bir gün okuldan geldi dedi ki “ben bugün haklarımı öğrendim okulda. Polis anlattı haklarımızı beni dövemezmişsin” dedi.
– Hangi şeyde?
– Mayami de.
– Kızım ben Türküm. Seni zevk için Türkiye’ye götürür döver döver geri getiririm.
– Alkııış!
Üçüncüsü:
“Narsist sözcüğü Nergis çiçeğinden geliyormuş. Çünkü nergis çiçeğini başka çiçeklerle aynı vazoya koyduğumuzda diğer çiçekleri soldurup tek canlı kendisi kalıyormuş. Bu bilgiyi ne yaparsınız bilmiyorum ama narsistleri yaşamınızdan uzak tutun.”
Üçüncüden sonra baktım tüm köylü elinde telefon sıraya girmiş. Video izlemeyi sevdiğim doğrudur da bu kadar da olmaz ki! Böyle durumlarda hafif problem çıkarıp ayrılmak en iyisidir. Videoyu izleten kadına döndüm:
– Sen narsist videosu izleterek bana laf mı vuruyorsun?
– Hayır efendim şaka bir video işte.
– Yok yok her şakanın altında bir gerçek yatar.
– Ama ben şaka yapmadım ki?
– Ne bir de ciddi miydin?
– Hayır, ben yapmadım videodaki kadın yaptı demek istedim.
– Bir daha da köyün içine gelmeyeceğim. Ne haliniz varsa görün, deyip ayrıldım.

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

Yeni Slow Radyo