Dolar 48,2796
Euro 56,0043
Altın 6.776,73
BİST 14.229,01
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 30 °C
Parçalı Bulutlu

Zorunlu 12 Yıllık Eğitim Sistemi

01.09.2026
A+
A-

Köşe yazarı Murat Çakmak makalesinde; ilkokulanun açılmasına az bir zaman kaldı , zorunlu olarak okula başlıyacak gariban çocuklar, devlet okullarında 12 yıllık bir eğitim maratonuna tabi tutulacak.
Okulu bitirdiğinde üç harfli marketlerde bile kasiyer olamayacak çocuklar için aileler birbiriyle yarışa girecek: “Benim çocuğum okuyacak, masa başı iş yapacak.” Zar zor biriktirilen paralar, ortaokul ve lisede özel derslere, kurslara dökülecek.
Oysa teknoloji ve yapay zekâ ortada. Yakın gelecekte üç harfli marketlerde bile kasiyerlik kalmayacak. Nakitsiz toplum adımıyla alışverişini yapacak, kartını okutacak, çıkışta fişini taratıp kapıdan çıkacaksın. “Beyaz yaka” dediğimiz masa başı işler zaten yapay zekâ entegrasyonuyla eriyor.
“Hadi doktor olsun” desek, Elon Musk bile “Tıp okumayın” diye uyarıyor. 12 yıl okul, üzerine 6 yıl üniversite… 18 yıl sonra dünya zaten bambaşka bir otomasyon boyutunda olacak.( Allahu Âlem)
İşin en acı boyutu ise şu: Çocuk ilkokulu bitiriyor, okuma yazmayı bile tam sökememiş. Yıllarca İngilizce dersi alıyor, “What is your name?” dışında bir cümle kuramıyor.
Bir ortaokul öğretmeni, babası kasap olan 5. sınıf öğrencisine koyun kesimini ve etin nasıl parçalanacağını soruyor; çocuk gözlerinin içi parlayarak, zevkle anlatıyor. Bu çocuk teorik müfredatın arasında okumaz, okumak da zorunda değil. Bırakın babasının yanında kalsın; iyi bir kasap olsun, hayvan yetiştiriciliğini, zanaatı öğrensin.
Bu bir eğitim karşıtlığı değil; çocukları tek tipe zorlayan kalıplara karşı bir hakikat arayışıdır. Her çocuğu aynı kalıba sokup üniversiteye ve masa başı hayallere zorlamak yerine; kimi akademik eğitime, kimi zanaata, kimi de aile mesleğine yönlendirilmelidir. Zorla ve dayatmayla değil; yeteneğine, merakına ve sevgisine göre…
Çünkü insanın hayatının büyük bir bölümünü icra ettiği iş kaplıyor. Bugün bu ülkede kaç kişi sabah kalkıp işine gerçekten severek gidiyor?
O zaman tekrar soralım: Çağın gerisinde kalmış, yeteneği körelten ve diploması olan ama mesleği olmayan nesiller yetiştiren bu 12 yıllık zorunlu eğitim sistemi tam olarak neyi amaçlıyor?

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

Yeni Slow Radyo