Dolar 46,9929
Euro 53,6680
Altın 6.225,55
BİST 14.321,19
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 28 °C
Parçalı Bulutlu

Zeki Baştürk yazdı; İSTANBUL’UN SİMGESİ: KIZ KULESİ

06.01.2024
A+
A-

Köşe yazarımız Zeki Baştürk makalesinde;

“İstanbul deyince aklıma kuleler gelir,
Ne zaman birinin resmini yapsam öteki kıskanır
Ama şu Kız Kulesi’nin aklı olsa
Galata Kulesi’ne varır
Bir sürü çocukları olur”

Ne güzel anlatmış değil mi Bedri Rahmi Eyüboğlu?  İşte böylesine hayranlık uyandırır, uğruna şiirler yazdırır Üsküdar’a tatlı tatlı gülümseyen Kız Kulesi…

İstanbul’da gezilecek yerler denilince ilk akla yerlerden birisidir Kız Kulesi. Salacak açıklarındaki küçücük bir adanın üzerine inşa edilmiştir. Hakkında anlatılan birçok efsanesi olan, Boğaz’ın insanı mest eden fotoğraflarında her zaman kendine yer bulur.

Kız Kulesi, bugün İstanbul’un en önemli simgelerinden biri.  Yerli ve yabancı turistler tarafından sık sık ziyaret edilen ikonik bir adrestir.

Hakkında pek çok anlatı üretilmiştir. Tümü de ilginçtir. En çok bilineni ve ilgi çekeni aşağıda paylaştığım efsanedir.

YILANLA GELEN ACI SON

Kız Kulesi hakkında en bilinen hikâye, Kleopatra’nın sonuna benzer bir sonun anlatıldığı yılan hikâyesidir.

Kehanete göre; Kral’a çok sevdiği kızının 18 yaşına geldiğinde bir yılan tarafından sokularak öleceği söylenir. Kral bu kehanet üzerine, denizin ortasında bir kule yaptırır ve prensesi buraya yerleştirir. Ancak kuleye gönderilen üzüm sepetinden çıkan bir yılan, prensesinin ölümüne neden olur.

Kral, kızına demirden bir tabut yaptırarak Ayasofya’nın giriş kapısının üstüne yerleştirir. Yılanın, ölümünden sonra da prensesi rahat bırakmadığına ilişkin  söylentiler günümüze dek ulaşmıştır. Zira bu tabutun üstünde iki delik olduğu hala anlatılır.

Yaklaşık 2.500 yıllık geçmişe sahip bu kule, çeşitli uygarlıklara beşiklik etmiştir. Bugün bu kuleyi gezme fırsatı ve olanağı buldum.

Tarihsel önemi ve değeri bulunan Kız KULESİ, üç yıl süreyle kapalı kaldı. Bu sürede onarımdan geçti. Kule’nin tabanı yarım metre aşağı çekilmiş; tabanı deniz düzeyine eşit duruma getirilmiş. Tekneden inildiğinde ıslak zemin ile karşılaşmak, ziyaretçiler için tehlike oluşturuyor.

Onarımda bir olumsuzluk daha dikkatimi çekti. Binanın dış görünümü değişmiş. Bu da da onarımın liyakatsiz insanların eliyle bu duruma getirildiğinin kanıtıdır.

Bu olumsuzluklara karşın Boğaz’ın ortasında yer alan bu güzelliği gezmek insana huzur ve mutluluk veriyor. İstanbul, gerçekten bir inci. Bir tek taşına bile dünya değer.

Değerini ve önemini bilenlerce yönetilmesi en büyük dileğimdir.

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.