Dolar 49,6276
Euro 55,7741
Altın 6.504,10
BİST 11.498,95
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 22 °C
Çok Bulutlu

Bir “Tık” Kadar Yakın, Bir Ömür Kadar Uzak

22.10.2026
A+
A-

Bursa Vatan Medya Gurubu köşe yazarı Nihal Cevher makalesinde;

Geçenlerde eski bir fotoğraf albümünü karıştırırken buldum kendimi. Sararmış karelerin arkasında el yazısıyla yazılmış tarihler, isimler…

O fotoğraflardaki yüzlere baktım.
Kahkahaları bile duyuluyordu sanki.
Sonra gayriihtiyari cebimdeki telefona gitti elim. Ekranı açtım, sosyal medya hesabıma girdim. Yüzlerce “arkadaş”, yüzlerce bildirim…

Ama garip bir sessizlik.

Sahi, biz ne zaman bu kadar çok “arkadaşa” sahip olup bu kadar yalnızlaştık?

Eskiden dostluk, emek isterdi. Bir dostun kapısını çalmak için mesaj atıp uygunluğunu teyit etmezdik.
Kapı çalınır, “Ben geldim” denirdi. Çay demlenir, dertler dökülür, saatlerin nasıl geçtiği anlaşılmazdı.

Dostluk,sadece güzel günün neşesi değil, zor günün omzu, sessizliğin bile rahatsız etmediği güvenli bir limandı.

Eskilerin “hemhâl olmak” dediği şey tam da buydu.

Şimdilerde ise insan ilişkileri tıpkı tükettiğimiz hızlı gıdalar gibi.
Pratik, hızlı ama besleyicilikten uzak.
Bir insanın hayatındaki en büyük acıya veya sevince bir “emoji” ile ortak oluyoruz.

Hikâyelerine bakıp “gördüm” diyoruz ama aslında hiç dinlemiyoruz. Sosyal medyadaki takipçi sayımız arttıkça, ruhumuzun derinliklerini açabildiğimiz insan sayısı parmakla gösterilecek kadar azaldı.

“Arkadaş” ile “Dost” arasındaki o ince ama derin çizgi silindi. Herkesle iletişimdeyiz ama kimseyle bağlantıda değiliz.

Teknolojinin sunduğu kolaylıkları reddedecek değilim elbette. Kıtalararası mesafeleri bir saniyeye düşüren bu çağın güzellikleri var. Ancak tehlike, dijital bağları gerçek sarılmaların yerine koyduğumuzda başlıyor.

Belki de bu haftalık ekran sürelerimizi biraz düşürüp “dostluk sürelerimize” bakmanın zamanı gelmiştir.

Bu yazıyı okuduktan sonra telefon rehberinizdeki o çok sevdiğiniz ama uzun zamandır arayamadığınız dostunuzu arayın.

Mesaj atmayın, sesini duyun.

Hatta imkânınız varsa bir çay içimlik vakit ayırın.
Kırk yıl hatırı olan kahve sohbetleri yapın.

Çünkü dijital dünyada binlerce beğeni toplamak güzel olabilir ama gerçek dünyada dertleşebileceğiniz tek bir dost, bütün algoritmaların üstündedir.

Sevgiyle….

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

Yüz Ağdası
Yeni Slow Radyo