Dolar 49,5733
Euro 55,7497
Altın 6.573,90
BİST 11.797,70
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 19 °C
Az Bulutlu

DEVRAN MURSALOĞLU’NUN ZAMANSIZ İŞLERİ ROMAN ABDİ İPEKÇİ’DE

20.10.2026
A+
A-

Türk hazır giyim endüstrisinin köklü markalarından Roman, aramızdan ayrılışının birinci yılında sanatçı Devran Mursaloğlu’nun farklı dönemlerinden eserleri bir araya getiren özel bir seçkiye ev sahipliği yapıyor.

Sanatçının kardeşi Suzan Toplusoy ile yıllar boyunca sanat ve tasarım üzerinden kurduğu yaratıcı bağın da özel bir anlam kattığı seçki, Pg Art Gallery’den Pırıl Güleşçi Arıkonmaz’ın kürasyonu ve mimar Arif Özden’in mekânsal düzenlemesiyle 30 Aralık 2026 tarihine kadar Roman Abdi İpekçi mağazasında izlenebilecek.

Moda, mimari ve çağdaş sanatın aynı mekânda bir araya geldiği bu buluşmada, Roman Abdi İpekçi mağazası farklı yaratıcı disiplinlerin birbirleriyle ilişki kurduğu yaşayan bir mekâna dönüşüyor.

Devran Mursaloğlu’nun eserlerinin Roman’da sergilenmesi, sanatçı ile kardeşi Suzan Toplusoy arasında yıllar boyunca süren yaratıcı diyaloğun da bir ifadesi. Biri sanatçı, diğeri tasarımcı olarak kendi özgün yaklaşımlarını geliştiren iki kardeşin estetik bakışları her zaman birbirini besledi. Devran’ın malzeme, form, tekrar ve dönüşüm üzerinden geliştirdiği sanat dili ile Suzan’ın moda ve tasarıma yaklaşımı, farklı disiplinlerde ortak bir estetik duyarlılığı paylaştı.

Devran’ın sanatı, bakış açısı ve üretimi, Suzan için bugün de bir ilham kaynağı olmayı sürdürüyor. Aramızdan ayrılışının birinci yılında eserlerinin Roman’da bir araya gelmesi, sanatçıyı anmanın yanı sıra iki kardeş arasında kurulan bu yaratıcı bağın devamlılığını da taşıyor.

MEKÂNI YENİDEN KURAN İKİ FARKLI DİSİPLİN

Devran Mursaloğlu’nun sanatsal pratiğinin merkezinde, kâğıdın fiziksel ve kavramsal olanaklarını araştırmak ve yapıtla bulunduğu mekân arasında yeni ilişkiler kurmak yer alıyor. Sanatçı kâğıdı katlanan, sarılan, çoğalan, hacim kazanan ve içinde bulunduğu alanı yeniden tanımlayan bir malzeme olarak ele alıyor. Tekrar eden geometrik ve amorf formlar, dolu ve boş arasındaki ilişki, ritim ve süreklilik onun kendine özgü görsel dilini oluşturuyor.

Bu yaklaşım, Roman Abdi İpekçi mağazasının mimarisini tasarlayan Arif Özden’in mekânsal diliyle yeni bir diyalog kuruyor. Yerleşim, mimari ile yapıtlar arasında güçlü bir ilişki kurarken Devran Mursaloğlu’nun eserleri de mağazanın mekânsal deneyimine dahil oluyor.

Öimar Arif Özden, yerleştirme sürecini şöyle anlatıyor:

“Tasarımını yaptığım Roman mağazasında Devran Mursaloğlu’nun eserlerini mekanla buluşturmak, benim için hem kıymetli bir fırsat hem de önemli bir sorumluluktu. Eserlerine yakından bakmak, onlara dokunmak, birbirleriyle ve mekanla kurabilecekleri ilişkileri düşünmek, Devran’ın işleriyle aramdaki bağı derinleştirdi. Hangi eserin nerede duracağı, hangi işle yan yana geleceği, bu bağın ve eserlerin bende uyandırdığı hislerin yön verdiği sezgisel bir süreçte şekillendi.”

Devran Mursaloğlu’nun tek bir malzemeden yarattığı çeşitliliğin ve dolu–boş ilişkilerinin kendisine her zaman ilham verdiğini belirten Özden, bu yerleşimi sanatçının farklı dönemlerde ürettiği eserlerini bir arada ele aldığı özel bir deneyim olarak tanımlıyor: “Devran’ı anarken, zamansız bulduğum bu eserlerin bugün olduğu gibi gelecekte de ilham vermeyi sürdüreceğine inanıyorum.”

BİR SANATÇININ FARKLI DÖNEMLERİNDEN ÖZEL BİR SEÇKİ

Mardin Bienali’nden İzmir Alsancak Garı’na, İstanbul Tahtakale Hamamı’ndan ulusal ve uluslararası sergilere uzanan üretim pratiğinde Devran Mursaloğlu, kâğıdın kırılganlığı ile yapısal potansiyeli arasındaki gerilimden kendine özgü bir dil yarattı. Nokta, çizgi ve yüzey gibi temel unsurlardan hareket ederken boşluğu da yapıtın kurucu öğelerinden biri haline getirdi.

Sanatçının üretimine uzun yıllar boyunca yakından tanıklık eden Pg Art Gallery kurucusu Pırıl Güleşçi Arıkonmaz için seçki aynı zamanda kişisel bir anlam taşıyor:

“2010 yılında Devran ile başlayan dostluğum kısa sürede iş arkadaşlığına dönüştü. Onunla birlikte çalışmak, yıllar boyunca üretimine yakından tanıklık etmek benim için çok kıymetliydi. Devran, kağıt gibi son derece yalın bir malzemeden naif ama güçlü, kendine özgü bir dil kurmuş, malzemeyle kurduğu ilişkiyi zamanla daha da derinleştirerek çok katmanlı bir üretime dönüştürmüş bir sanatçıydı.”

Mursaloğlu’nun işlerindeki sabır, tekrar ve titizliğin çalışma biçiminin de doğal bir parçası olduğunu anlatan Arıkonmaz, bugün sanatçının eserlerine bakmanın kendisi için taşıdığı anlamı şu sözlerle ifade ediyor: “Bugün onun işlerine yeniden bakarken yalnızca önemli bir sanatçının üretimini değil, birlikte geçirdiğimiz yılları ve çok özlediğim biricik dostumu da hatırlıyorum.”

ROMAN ABDİ İPEKÇİ’DE 30 ARALIK’A KADAR

Devran Mursaloğlu’nun farklı dönemlerinden eserleri bir araya getiren seçki, 30 Aralık 2026 tarihine kadar Roman Abdi İpekçi mağazasında ziyaret edilebilecek. Seçkide yer alan eserler aynı zamanda satışa açık olacak.

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

Yüz Ağdası
Yeni Slow Radyo