EMEP Bursa’dan sefalet ücretlerine ve vergi adaletsizliğine tepki: “Krizin bedelini işçiler değil, patronlar ödesin”
Emek Partisi (EMEP) Bursa İl Örgütü, artan hayat pahalılığı, düşük ücretler ve adaletsiz vergi sistemine karşı Fomara Meydanı’nda basın açıklaması gerçekleştirdi. “Büyüme masalları” ve ekonomik krizin faturasının emekçilere çıkarılmasına tepki gösterilen açıklamada, milyonlarca işçi ve emeklinin açlık sınırının altında yaşamaya mahkûm edildiği savunuldu. EMEP, en düşük ücretin yoksulluk sınırına çekilmesi, yoksulluk sınırına kadar olan ücretlerden vergi alınmaması ve patronlara servet vergisi getirilmesi talepleriyle başlattığı imza kampanyasını 28 Eylül’e kadar sürdüreceğini duyurdu.
Emek Partisi Bursa İl Örgütü, 22 Ağustos Cumartesi günü saat 17.00’de Fomara Meydanı’nda gerçekleştirdiği basın açıklamasıyla Türkiye’de giderek ağırlaşan ekonomik koşullara dikkat çekti.
İşçilerin, emeklilerin ve dar gelirli yurttaşların yaşam koşullarının her geçen gün daha da zorlaştığını belirten EMEP üyeleri, ekonomik büyüme rakamlarının toplumun geniş kesimlerinin yaşadığı geçim sıkıntısını yansıtmadığını savundu.
Basın açıklamasında; düşük ücretler, yüksek vergiler, temel tüketim maddelerindeki fiyat artışları, işsizlik, patronlara yönelik teşvikler ve kamu kaynaklarının kullanım biçimi üzerinden iktidarın ekonomi politikalarına tepki gösterildi.
Eyleme katılan yurttaşlar, insanca yaşam, adil vergilendirme ve güvenceli çalışma taleplerini dile getirdi.
“Açlık sınırı 37 bin, yoksulluk sınırı 120 bin liraya ulaştı”
Açıklamada, Temmuz 2026 itibarıyla dört kişilik bir ailenin temel gıda ihtiyacını karşılayabilmesi için gerekli tutarın 37 bin lira seviyesine, yoksulluk sınırının ise 120 bin liraya ulaştığı ileri sürüldü.
Bu rakamların yalnızca ekonomik birer istatistik olmadığına dikkat çekilirken, milyonlarca işçi ve emeklinin günlük yaşamında doğrudan karşılığının bulunduğu ifade edildi.
Asgari ücretle çalışanların yanı sıra emeklilerin de temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığı belirtilirken, kira, gıda, ulaşım, enerji, eğitim ve sağlık gibi zorunlu harcamaların hane bütçeleri üzerindeki baskıyı artırdığı savunuldu.
Açıklamada, “Türkiye’de 4 kişilik bir evde herkes çalışsa dahi ancak yoksulluk sınırına ulaşılabiliyor. Milyonlarca işçinin statüsü artık ‘hayatta kalabilenler’ olarak tanımlanmalıdır” denildi.
Bu ifadeyle, ücretlerin yalnızca belli bir yaşam standardının altında kalmasının değil, çalışanların temel ihtiyaçlarını karşılayabilme kapasitesinin dahi sorgulanır hale geldiği vurgulandı.
“Büyüme rakamları sofradaki gerçeği değiştirmiyor”
EMEP Bursa İl Örgütü tarafından yapılan açıklamada, iktidarın ekonomik büyümeye ilişkin açıklamalarına da tepki gösterildi.
Ekonomik büyüme ve milli gelir artışı gibi göstergelerin tek başına toplumun refah seviyesini ortaya koyamayacağı savunularak, büyümeden elde edilen gelirin kimler arasında nasıl paylaşıldığının belirleyici olduğu ifade edildi.
Açıklamada, üretim ve ekonomik faaliyet devam ederken çalışanların ücretlerinin temel ihtiyaçlarını karşılamaya yetmemesinin, ekonomik kaynakların toplumun tüm kesimleri arasında adil biçimde paylaşılmadığının göstergesi olduğu ileri sürüldü.
EMEP, ekonomik krizin ve yaşam maliyetlerindeki artışın faturasının işçilere, emeklilere ve dar gelirli kesimlere çıkarılmasına karşı çıktı.
“Vergi yükü işçinin sırtında”
Basın açıklamasının en önemli başlıklarından birini ise vergi sistemi oluşturdu.
EMEP tarafından paylaşılan verilere göre işçilerin ödediği verginin 2,5 katına çıktığı, patronların ödediği verginin ise yüzde 31 oranında arttığı belirtildi.
Açıklamada ayrıca patronların 3,5 trilyon liralık vergisinin silindiği iddiası gündeme getirildi.
Vergi sisteminin adil olmadığı savunularak, ücretlilerin gelir elde ettikleri anda vergi ödemek zorunda kaldığı, buna karşılık büyük sermaye gruplarına çeşitli teşvik, istisna ve muafiyetler sağlandığı ileri sürüldü.
EMEP, vergi politikasında temel yaklaşımın değiştirilmesi gerektiğini belirterek, düşük gelirli kesimlerin üzerindeki vergi yükünün azaltılması, yüksek servet ve kazançların ise daha fazla vergilendirilmesi çağrısında bulundu.
“Patronlara teşvik, işçiye düşük ücret”
Açıklamada yalnızca ücretler ve vergiler değil, kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin politikalar da eleştirildi.
2026 bütçesi üzerinden yapılan değerlendirmede, silahlanma için 1,8 trilyon lira kaynak ayrıldığı ifade edildi.
EMEP, kamu kaynaklarının kullanımında önceliğin toplumun temel ihtiyaçları olması gerektiğini savunurken; eğitim, sağlık, sosyal güvenlik, barınma ve istihdam gibi alanlara ayrılan kaynakların emekçilerin yaşam koşullarını doğrudan iyileştirecek biçimde değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Madenlerin yabancı şirketlere açılması ve yatırımcılara 20 yıla varan vergi istisnaları getirilmesi de açıklamada eleştirilen başlıklar arasında yer aldı.
Öte yandan, büyük şirketlerin kârlarındaki artışlara dikkat çekilerek Tüpraş’ın kârında yüzde 320 artış yaşandığı bilgisi paylaşıldı.
Bu tablo üzerinden, ekonomik büyüme ve şirket kârlılığı ile işçilerin ücretleri arasındaki makasın giderek açıldığı savunuldu.
Bursa’da tekstil işçileri de krizin yükünü taşıyor
Basın açıklamasında Bursa’daki çalışma hayatına ilişkin değerlendirmeler de önemli yer tuttu.
Türkiye’nin önemli sanayi ve tekstil merkezlerinden biri olan Bursa’da tekstil sektöründe yılın ilk altı ayında tensikatlar yaşandığı ve on binlerce işçinin işsiz kaldığı ileri sürüldü.
Bursa ekonomisinin önemli bir bölümünü oluşturan sanayi sektöründeki daralmanın doğrudan işçilerin yaşamını etkilediği belirtilirken, işten çıkarmaların yalnızca işsiz kalan çalışanları değil, onların ailelerini ve bağlı oldukları ekonomik çevreyi de etkilediği vurgulandı.
Özellikle tekstil, otomotiv, metal ve yan sanayi gibi sektörlerde çalışan işçilerin ücret, çalışma koşulları ve iş güvencesi açısından karşı karşıya kaldığı sorunların Bursa’nın ekonomik gündeminde önemli bir yer tuttuğu ifade edildi.
EMEP, üretim yapan kesimlerin ekonomik kriz dönemlerinde işsiz bırakılmasına karşı çıkarken, istihdamın korunması ve işçilerin güvenceli çalışma koşullarının sağlanması gerektiğini savundu.
“Krizin bedelini emekçiler ödemesin”
Basın açıklamasında iktidarın ekonomik kriz, savaş ve dış gelişmeleri gerekçe göstererek uyguladığı politikaların emekçilerin üzerindeki yükü artırdığı öne sürüldü.
EMEP tarafından yapılan değerlendirmede, ekonomik sorunların nedenlerinin yalnızca dış koşullarla açıklanamayacağı, vergi politikalarından ücret politikasına, kamu harcamalarından teşvik sistemine kadar birçok tercihin gelir dağılımını doğrudan etkilediği belirtildi.
Açıklamada, ekonomik krizin bedelinin toplumun en geniş kesimlerine dağıtılmasına karşı çıkılarak, kriz dönemlerinde en fazla korunması gereken kesimlerin işçiler, emekliler ve dar gelirli yurttaşlar olması gerektiği ifade edildi.
Üç temel talep öne çıktı
EMEP Bursa İl Örgütü, ekonomik sorunlara karşı yürüttüğü mücadele kapsamında imza kampanyası başlattığını duyurdu.
28 Eylül’e kadar devam edeceği belirtilen kampanyada üç temel talep öne çıkarıldı:
1. En düşük ücret yoksulluk sınırına çekilsin.
2. Yoksulluk sınırına kadar olan ücretlerden vergi alınmasın.
3. Patronlara servet vergisi getirilsin.
EMEP, bu taleplerin hayata geçirilmesinin çalışanların üzerindeki ekonomik baskının azaltılması ve vergi yükünün daha adil dağıtılması açısından önemli olduğunu savundu.
Kampanya Bursa’nın farklı noktalarına taşınacak
İmza kampanyasının yalnızca bir basın açıklamasıyla sınırlı kalmayacağı, Bursa’nın farklı bölgelerinde sürdürüleceği bildirildi.
Kampanya kapsamında her hafta cumartesi günleri Fomara Meydanı ve Osmangazi Metro Meydanı’nda stantlar kurulacağı açıklandı.
Bunun yanı sıra fabrikalarda ve emekçilerin yoğun olarak yaşadığı semtlerde bilgilendirme çalışmalarının yapılacağı belirtildi.
Bu çalışmalarla ekonomik sorunların ve vergi sistemindeki adaletsizliklerin daha geniş kesimlerle tartışılması, çalışanların taleplerinin ortaklaştırılması ve kampanyanın toplumsal tabanının genişletilmesi hedefleniyor.
Final eylemi 28 Eylül’de
EMEP Bursa İl Örgütü, kampanyanın 28 Eylül Pazartesi günü saat 12.30’da Vergi Dairesi önünde gerçekleştirilecek kitlesel eylemle sonlandırılacağını açıkladı.
Kampanya boyunca toplanacak imzaların ilgili bakanlıklara gönderileceği belirtilirken, taleplerin merkezi yönetimin gündemine taşınması hedefleniyor.
EMEP, bu süreçte sendikaları, meslek odalarını, kitle örgütlerini ve Bursa’daki tüm emek ve demokrasi güçlerini kampanyaya destek vermeye çağırdı.
“Mücadeleyi büyütelim” çağrısı
Basın açıklamasında öne çıkan bir diğer başlık ise örgütlü mücadele çağrısı oldu.
EMEP Bursa İl Örgütü, düşük ücretler, yüksek vergiler, işsizlik ve ekonomik güvencesizlik karşısında bireysel çözümlerin yeterli olmayacağını savunarak, işçilerin ve emekçilerin ortak talepler etrafında bir araya gelmesi gerektiğini belirtti.
Sendikaların, meslek örgütlerinin ve emekçilerin oluşturduğu toplumsal yapıların daha güçlü bir mücadele zemini yaratabileceği ifade edilirken, kampanyanın temel amacının da bu ortak mücadele anlayışını büyütmek olduğu vurgulandı.
Bursa’da geçim mücadelesi yeniden gündemde
Fomara Meydanı’ndaki açıklama, Bursa’da işçi ve emekçilerin ekonomik koşullarına ilişkin tartışmayı yeniden gündeme taşıdı.
Sanayi üretiminin yoğun olduğu kentte ücretlerin yaşam maliyetleri karşısındaki durumu, iş güvencesi, işten çıkarmalar, vergi yükü ve sosyal haklar çalışanların gündemindeki temel başlıklar arasında yer alıyor.
EMEP’in gerçekleştirdiği eylemle birlikte bu sorunların yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyal adalet, gelir dağılımı ve çalışma yaşamının geleceği açısından da ele alınması gerektiği mesajı verildi.
EMEP’in çağrısı: “İnsanca yaşam hakkı için mücadele”
EMEP Bursa İl Örgütü tarafından gerçekleştirilen basın açıklamasında verilen mesajın merkezinde, çalışanların yalnızca hayatta kalmaya değil, insanca yaşamaya yetecek bir gelire sahip olması gerektiği vurgusu yer aldı.
İşçilerin ürettiği değerin karşılığını alamadığı, ücretlilerin ağır vergi yükü altında ezildiği ve büyük sermaye gruplarına çeşitli teşvik ve istisnalar sağlandığı yönündeki eleştirilerin dile getirildiği açıklamada, ekonomik politikaların toplumun geniş kesimlerinin ihtiyaçları doğrultusunda yeniden şekillendirilmesi çağrısı yapıldı.
EMEP’in 28 Eylül’e kadar sürdüreceği imza kampanyasıyla birlikte Bursa’da önümüzdeki haftalarda işçi ve emekçilerin ekonomik taleplerine ilişkin çalışmaların sürmesi bekleniyor.
Fomara Meydanı’ndan yükselen çağrının özeti ise üç başlıkta toplandı: Daha yüksek ücret, daha adil vergi ve sermayenin değil emeğin korunması.
EMEP Bursa İl Örgütü, bu taleplerin gerçekleşmesi için sendikaları, meslek odalarını, kitle örgütlerini ve tüm emekçileri ortak mücadeleyi büyütmeye çağırdı.
