Gültekin Uysal Bursa’da: “Kendi cumhurbaşkanı adayımızı çıkartacağız”
Gültekin Uysal Bursa’da: “Baskın seçim ihtimalini göz ardı etmiyoruz, kendi adayımızı çıkaracağız”
Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, Bursa İl Başkanlığı’nda partisinin teşkilatlarıyla buluştu. İl Başkanı Ali Kamil Göral, Milletvekili Haydar Altıntaş, GİK ve MYKK üyeleri, belediye meclis üyeleri, ilçe başkanları ve çok sayıda partilinin katıldığı programda Türkiye’nin siyasi gündeminden ekonomiye, Bursa’nın kronikleşen sorunlarından “Terörsüz Türkiye” sürecine ve TBMM’de kabul edilen çerçeve yasaya kadar çok sayıda başlık ele alındı. Uysal, Demokrat Parti’nin seçimlere kendi logosu ve kendi cumhurbaşkanı adayıyla gireceğini belirterek, “Müstakil hareket etme irademiz var” mesajı verdi.
Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, Bursa İl Başkanlığı’nda teşkilat mensuplarıyla bir araya geldi. Bursa Saati muhabiri Burhan Kurtulmuş’un sorularını yanıtlayan Uysal, Türkiye’nin içinde bulunduğu siyasi tabloya ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.
Geniş katılımla gerçekleştirilen programda Demokrat Parti Bursa İl Başkanı Ali Kamil Göral, Bursa Milletvekili Haydar Altıntaş, GİK ve MYKK üyeleri, belediye meclis üyeleri, ilçe başkanları, teşkilat yöneticileri ve çok sayıda partili hazır bulundu.
Bursa buluşmasında yalnızca genel siyasetin değil, Bursa’nın yıllardır çözüm bekleyen ulaşım, sanayi, tarım, çevre, deprem ve kentleşme sorunlarının da gündeme taşınması gerektiği vurgulandı.
Uysal’ın Bursa’daki mesajlarının merkezinde ise erken veya baskın seçim ihtimali, Demokrat Parti’nin müstakil siyaset kararı, çerçeve yasa, “Terörsüz Türkiye” süreci ve muhalefet partilerinin tutumu yer aldı.
“Baskın seçim ihtimalini göz ardı etmiyoruz”
Türkiye’de siyasi gündemin hızlı değiştiğine dikkat çeken Uysal, seçim takviminin henüz önünde zaman bulunmasına rağmen siyasi gelişmelerin yakından takip edilmesi gerektiği mesajını verdi.
Cumhurbaşkanlığı seçiminde yüzde 50+1 sisteminin bulunmasının siyasi dengeleri sürekli değişime açık hale getirdiğini belirten Uysal, seçim tarihine kadar yeni siyasi hesapların ve ittifak arayışlarının gündeme gelebileceğini ifade etti.
Uysal, Demokrat Parti açısından ise temel yaklaşımın siyasi kimliği korumak olduğunu söyledi.
“Seçime kendi logomuzla, kendi cumhurbaşkanı adayımızla katılacağız” diyen Uysal, Demokrat Parti’nin herhangi bir siyasi oluşum içerisinde erimeyeceğini vurguladı.
Uysal’ın açıklamaları, Demokrat Parti’nin seçimlere hazırlık konusunda erken seçim veya baskın seçim ihtimalini de hesaba katarak teşkilatlarını diri tutacağı şeklinde değerlendirildi.
“Kendi müstakil cumhurbaşkanı adayımızı çıkartacağız”
Demokrat Parti Genel Başkanı, partisinin seçimlerde kendi adayını çıkarma kararını Bursa’da bir kez daha net biçimde ortaya koydu.
Uysal, “Müstakil hareket etme iradesine sahibiz. Kendi müstakil cumhurbaşkanı adayımızı çıkartacağız” ifadelerini kullandı.
Bununla birlikte Uysal, yüzde 50+1 sisteminin ittifakları zorunlu kılabilecek siyasi sonuçlar doğurabileceğine de dikkat çekti.
“Seçime hâlâ uzun bir zaman var. 50+1 ile seçim yapılan bir düzen var. Bu sebeple ittifaklar geçmişte olduğu gibi yeniden olabilir. Ancak bizim müstakil hareket etme irademiz var” diyen Uysal, Demokrat Parti’nin öncelikle kendi siyasi hattını ve seçmenle doğrudan bağını güçlendireceğinin işaretini verdi.
Çerçeve yasa tartışması: “Bursalıların vicdanına bırakıyoruz”
Bursa programının en sert başlıklarından biri ise TBMM’de kabul edilen ve kamuoyunda “çerçeve yasa” olarak anılan “Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun” oldu.
Söz konusu düzenleme 10 Ağustos 2026’da TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaştı. Kanun, PKK/KCK’nın örgütsel faaliyetlerini sona erdirmesi ve silahlarını teslim etmesi gibi şartların güvenlik kurumlarınca tespit edilmesi ve bunun MGK kararıyla teyit edilmesi sonrasında belirli hukuki süreçlerin uygulanmasını öngörüyor.
Demokrat Parti ise düzenlemeye karşı çıktı.
Uysal, Meclis’te yapılan oylamada “evet” ve “hayır” diyen milletvekillerinin kamuoyu tarafından hatırlanması gerektiğini belirterek, Demokrat Parti’nin yasaya karşı “hayır” oyu verdiğini ifade etti.
Uysal’ın daha önce yaptığı açıklamalarda da düzenlemeye yönelik itirazının temelinde, bunun yalnızca mevcut süreçle sınırlı kalmayıp ilerleyen dönemlerde farklı siyasi ve hukuki sonuçlar doğurabileceği endişesi bulunuyor. Uysal, yasanın “başka ihanet fotoğrafları” ile doldurulmasına engel olacaklarını söylemişti.
“Bu sürecin sonucunu Bursalıların vicdanına bırakıyoruz”
Uysal’ın Bursa’daki değerlendirmesinde “ihanet süreci” olarak nitelendirdiği sürece ilişkin eleştiriler de öne çıktı.
Demokrat Parti lideri, terörle mücadele konusunda atılan adımların Türkiye Cumhuriyeti’nin hukuk devleti niteliğini, devletin itibarını ve şehitlerin hatırasını zedelememesi gerektiğini savundu.
Uysal’ın bu konudaki yaklaşımı, daha önce yaptığı açıklamalarda da açık biçimde ortaya konulmuştu. Uysal, çerçeve yasanın Türkiye Cumhuriyeti’nin PKK ile savaşmış ve kaybetmiş olduğu izlenimi oluşturabilecek siyasi sonuçlara yol açabileceğini savunarak düzenlemeye karşı olduklarını açıklamıştı.
Bursa’daki toplantıda da Uysal’ın mesajı, sürecin siyasi sorumluluğunu destek veren ve karşı çıkan aktörlerin taşıdığı yönünde oldu.
“Bu yasa ileride başka sonuçlara kapı açar mı?”
Çerçeve yasaya ilişkin tartışmanın önemli boyutlarından biri de düzenlemenin kapsamının ileride nasıl yorumlanacağı oldu.
Uysal’ın eleştirisinin temelinde, bugün belirli bir örgüt ve belirli şartlar için hazırlanan hukuki düzenlemelerin yarın farklı suç veya örgüt dosyaları bakımından emsal oluşturabilecek şekilde genişletilmesi ihtimali bulunuyor.
Ancak mevcut yasanın doğrudan “başka suç örgütlerinin üyelerinin tahliyesini” öngördüğünü söylemek mümkün değil. Yasada kapsam esas olarak PKK/KCK ve bunlarla bağlantılı yapılanmalar bakımından belirlenmiş durumda; kasten öldürme ve bazı ağır suçlar açısından da istisnalar bulunuyor.
Demokrat Parti’nin itirazı ise tam da burada siyasi ve hukuki bir tartışma başlatıyor: Bugün “istisnai” olarak hazırlanan bir hukuki mekanizmanın gelecekte başka dosyalara veya başka örgütlere uygulanabilecek bir modele dönüşüp dönüşmeyeceği.
Uysal, bu nedenle yasanın yalnızca bugünkü sonuçları üzerinden değil, Türkiye’nin gelecekteki hukuk düzeni açısından da değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor.
“Bir tarafta baskınlar, diğer tarafta cezaevlerinden çıkış tartışması”
Uysal’ın Bursa’daki gündeminde Türkiye’de son dönemde yaşanan güvenlik ve yargı operasyonları da önemli yer tuttu.
Demokrat Parti cephesinden yapılan değerlendirmede, bir yandan çeşitli dernek, vakıf ve dini yapılanmalara yönelik operasyonların gündeme geldiği, diğer yandan terörle bağlantılı hükümlüler açısından yeni hukuki sonuçların tartışıldığı bir siyasi tablonun ortaya çıktığına dikkat çekildi.
Bu iki sürecin aynı dönemde yaşanmasının kamuoyunda “hukukta ölçü, eşitlik ve öngörülebilirlik” tartışmalarını beraberinde getirdiği ifade edildi.
Uysal’ın yaklaşımında ise temel soru şu oldu:
Devlet, kim olursa olsun aynı hukuk standardını uygulayabiliyor mu?
Demokrat Parti, hukuk devletinin gereğinin siyasi konjonktüre göre değişmeyen, kişiye ve gruba göre farklılaşmayan kurallar bütünü olması gerektiğini savunuyor.
Bu nedenle Uysal, hem terörle mücadelede hem de diğer suç örgütleriyle mücadelede aynı hukuk standardının uygulanması gerektiğini vurguluyor.
Bursa’nın sorunları da masaya yatırıldı
Gültekin Uysal’ın Bursa ziyaretinde Türkiye gündemi kadar Bursa’nın yerel sorunlarının da teşkilat çalışmaları açısından öncelikli başlıklar arasında bulunduğu belirtildi.
Bursa; sanayisi, tarımsal üretimi, ihracatı, otomotiv ve tekstil sektörleri, tarihi mirası ve büyük nüfusu ile Türkiye ekonomisinin lokomotif şehirlerinden biri olmasına rağmen uzun süredir ulaşım, trafik, deprem riski, hava kirliliği, plansız kentleşme, tarım arazilerinin korunması ve altyapı gibi başlıklarda ciddi sorunlarla karşı karşıya.
Demokrat Parti teşkilatlarının Bursa’daki saha çalışmalarında bu sorunların vatandaşların gündelik yaşamına yansıyan boyutlarıyla ele alınması gerektiği ifade edildi.
Bursa’da trafik ve ulaşım gündemin ilk sırasında
Bursa’nın en önemli sorunlarından biri olan trafik ve ulaşım meselesi, kentte yaşayan vatandaşların günlük hayatını doğrudan etkileyen başlıkların başında geliyor.
Nüfusun ve araç sayısının artması, yeni yerleşim bölgelerinin gelişmesi ve sanayi bölgelerine yönelik yoğun hareketlilik, ulaşım altyapısındaki baskıyı artırıyor.
Demokrat Parti açısından Bursa’nın ulaşım politikasının yalnızca yeni yol ve kavşak yapımı üzerinden değil; raylı sistem, toplu taşıma, aktarma merkezleri, sanayi bölgelerine ulaşım ve kent merkezindeki trafik yoğunluğunun azaltılması bütünlüğü içerisinde ele alınması gerektiği savunuluyor.
Deprem gerçeği: Bursa için ertelenemeyecek başlık
Bursa’nın en kritik meselelerinden biri de deprem riski.
Kentte olası bir büyük depreme karşı yapı stokunun, toplanma alanlarının, ulaşım altyapısının ve kamu binalarının dayanıklılığı konusu siyasi partilerin gündeminde daha fazla yer alması gereken başlıklardan biri olarak öne çıkıyor.
Demokrat Parti teşkilatlarının Bursa siyasetinde deprem hazırlığını seçim dönemlerine sıkıştırılmaması gereken uzun vadeli bir devlet politikası olarak ele alması gerektiği görüşü dile getirildi.
Sanayinin büyüklüğü çevre sorunlarını da beraberinde getiriyor
Bursa’nın sanayi gücü kentin ekonomik kapasitesinin temel unsurlarından biri olurken, sanayi üretiminin çevre ve şehir planlamasıyla uyumu da önemli bir sorun alanı oluşturuyor.
Hava kalitesi, su kaynaklarının korunması, sanayi bölgelerinin kent yaşamıyla ilişkisi ve tarım arazilerinin korunması Bursa’nın geleceği açısından kritik önem taşıyor.
Demokrat Parti’nin Bursa teşkilatı açısından önümüzdeki dönemde sanayici ile çevre hassasiyetini karşı karşıya getirmeyen, üretimi ve çevreyi birlikte koruyan politikaların öne çıkarılması hedefleniyor.
Tarım arazileri ve verimli ovalar korunmalı
Bursa’nın yalnızca sanayi kenti olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekilirken, kentin tarımsal üretim kapasitesinin de korunması gerektiği vurgulandı.
Özellikle verimli tarım arazilerinin yapılaşma baskısı altında kalması, Bursa’nın uzun vadeli gıda güvenliği açısından önemli bir risk olarak değerlendiriliyor.
Bursa’nın sanayisiyle tarımının birbirinin alternatifi değil, planlı bir ekonomik model içerisinde birbirini tamamlayan unsurlar olması gerektiği belirtiliyor.
“Muhalefet zemine göre hareket ediyor”
Uysal’ın Bursa’daki değerlendirmelerinden bir diğeri de muhalefet partilerinin siyasi tutumlarına yönelik eleştiriler oldu.
Türkiye’de kendisini muhalefet olarak tanımlayan bazı siyasi partilerin, siyasi zemindeki değişimlere göre pozisyon değiştirdiğini savunan Uysal, Demokrat Parti’nin ise ilkesel ve tutarlı bir siyasi çizgi izlediğini ifade etti.
Demokrat Parti cephesinden bakıldığında, muhalefet olmanın yalnızca iktidarın her politikasına karşı çıkmak anlamına gelmediği; aynı zamanda gerektiğinde iktidarın attığı adımlara yönelik somut alternatifler ortaya koymak anlamına geldiği vurgulanıyor.
Uysal, partisinin bu nedenle günübirlik siyasi hesaplardan uzak duracağını belirtiyor.
“Türkiye’de tutarlı politika izleyen parti Demokrat Parti”
Bursa’daki toplantıda Demokrat Parti’nin siyasi çizgisinin özellikle son dönemde yaşanan gelişmeler üzerinden yeniden anlatılması dikkat çekti.
Parti yönetimi, seçim ittifakları ve siyasi konjonktür değişse dahi temel ilkelerin değişmemesi gerektiği görüşünde.
Demokrat Parti açısından bu ilkelerin başında hukuk devleti, demokrasi, milli egemenlik, Cumhuriyet’in kurucu değerleri ve devletin üniter yapısının korunması geliyor.
Uysal, siyasi partilerin günlük siyasi hesaplarla değil, uzun vadeli devlet ve millet perspektifiyle hareket etmesi gerektiğini savunuyor.
Celal Bayar’ın mirasına Bursa’da vurgu
Uysal’ın Bursa ziyaretinin ayrı bir anlamı daha bulunuyor.
Demokrat Parti’nin kurucu liderlerinden ve Türkiye Cumhuriyeti’nin üçüncü Cumhurbaşkanı Celal Bayar’ın vefat yıl dönümü vesilesiyle Bursa’da bulunan Uysal, Demokrat Parti tarihinin Bursa ile olan güçlü bağlarına dikkat çekti.
Bayar’ın yanı sıra Adnan Menderes, Süleyman Demirel ve Turgut Özal gibi Türk siyasetinde iz bırakan isimleri de anan Uysal, Demokrat Parti’nin siyasi mirasının yalnızca geçmişten ibaret olmadığını, geleceğe dönük bir siyasi sorumluluk taşıdığını ifade etti.
Teşkilata “sahada olun” mesajı
Programın önemli bölümlerinden birini de Demokrat Parti teşkilatlarının önümüzdeki dönemdeki çalışmaları oluşturdu.
İl Başkanı Ali Kamil Göral, Milletvekili Haydar Altıntaş, ilçe başkanları, belediye meclis üyeleri, GİK ve MYKK üyeleri ile teşkilat yöneticileriyle görüşen Uysal, vatandaşla doğrudan temasın artırılması gerektiğini vurguladı.
Özellikle seçim takviminin değişebileceği ihtimali karşısında teşkilatların hazırlıklı olması gerektiği mesajı verildi.
Demokrat Parti’nin hedefinin, seçim döneminde ortaya çıkan geçici ittifak arayışlarının ötesine geçerek, kendi siyasi kimliğiyle seçmen karşısına çıkmak olduğu ifade edildi.
Bursa’dan Ankara’ya siyasi mesaj
Gültekin Uysal’ın Bursa ziyaretinde ortaya çıkan tablo, Demokrat Parti’nin önümüzdeki dönemde üç temel başlık üzerinden siyaset yapacağının işaretlerini verdi:
Birincisi; Demokrat Parti kendi logosu ve kendi cumhurbaşkanı adayıyla seçime hazırlanacak.
İkincisi; “Terörsüz Türkiye” sürecinin ve çerçeve yasanın doğurabileceği hukuki ve siyasi sonuçlara yönelik itiraz sürdürülecek.
Üçüncüsü; Bursa başta olmak üzere Türkiye’nin ekonomik, sosyal ve yerel sorunları sahada vatandaşlarla birlikte gündeme taşınacak.
Uysal’ın Bursa’daki açıklamaları, Demokrat Parti’nin kendisini yalnızca mevcut siyasi bloklar arasında konumlandırmak yerine, müstakil bir siyasi hat oluşturma arayışını sürdüreceğini gösterdi.
“Son sözü millet söyleyecek”
Bursa İl Başkanlığı’ndaki programın ardından Demokrat Parti teşkilatı, önümüzdeki dönemde saha çalışmalarına ağırlık verme mesajı verdi.
Uysal’ın özellikle çerçeve yasa ve seçim sürecine ilişkin açıklamalarında ise nihai kararın milletin sandıkta vereceği mesajla ortaya çıkacağı vurgusu öne çıktı.
Türkiye’nin önündeki dönemin siyasi açıdan oldukça hareketli geçmesi beklenirken, Demokrat Parti Bursa’dan verdiği mesajla “kendi kimliği, kendi logosu ve kendi cumhurbaşkanı adayı” vurgusunu güçlendirdi.
Bursa’daki toplantı, hem Demokrat Parti teşkilatının seçim hazırlığı açısından hem de Uysal’ın Türkiye’nin siyasi gündemine ilişkin sert eleştirileri bakımından dikkat çekici bir siyasi buluşma olarak kayıtlara geçti.

