Dolar 47,9001
Euro 55,6309
Altın 6.775,18
BİST 14.184,39
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 29 °C
Çok Bulutlu

Türkiye Yeni Bir Merkez Sağ Partiyle mi Tanışıyor?

17.08.2026
A+
A-

Bursa Vatan Medya Gurubu köşe yazarı Hayrettin Bulut makalesinde; Türk siyaseti, zaman zaman yeni arayışların, yeni kadroların ve yeni siyasi hareketlerin ortaya çıktığı dönemlerden geçer. Bugünlerde ise özellikle merkez sağda dikkat çekici bir hareketliliğin yaşandığı yönünde siyasi kulislerde konuşulan gelişmeler var.
Son günlerde kulağıma gelen bilgilere göre, Baba Ocağı Platformu Başkanı Sayın Ahmet Genç, merkez sağın farklı kesimleriyle temaslarını sürdürüyor. Eski bakanlardan milletvekillerine, belediye başkanlarından il ve ilçe yöneticilerine kadar siyasetin farklı kademelerinde görev yapmış isimlerle görüşmeler gerçekleştirildiği; şehir şehir, ilçe ilçe yapılan istişarelerle geniş bir değerlendirme zemini oluşturulduğu ifade ediliyor.
Geçtiğimiz günlerde Bursa’da da temaslarda bulunduğu bilgisine ulaştım. Kendisiyle birebir görüşüp bu çalışmaların ayrıntılarını sorma fırsatım olmadı. Dolayısıyla bu yazıyı kesinleşmiş bir parti kuruluşu olarak değil, siyasi kulislerde konuşulan bilgiler ve benim bu bilgiler üzerinden yaptığım değerlendirmeler olarak okumak gerekir.
Peki bütün bunlar neyin işareti?
Bence asıl soru burada başlıyor.
Eğer Baba Ocağı Platformu’nun bugün yürüttüğü istişareler ilerleyen süreçte bir siyasi parti yapılanmasına dönüşürse, Türkiye yeni bir merkez sağ alternatifiyle karşı karşıya kalabilir.
Çünkü Türkiye’nin siyasi tarihinde merkez sağın önemli bir yeri vardır. Bu noktada akla gelen en güçlü isimlerden biri kuşkusuz Süleyman Demirel’dir.
Demirel yalnızca bir siyasi lider değil; Türkiye’nin çok partili siyasi hayatında merkez sağ anlayışın en önemli temsilcilerinden biri olarak, farklı dönemlerde devlet yönetiminde önemli sorumluluklar üstlenmiş bir isimdir. Onun döneminde siyasetin temel kavramları arasında teşkilat, devlet tecrübesi, hizmet, siyasi nezaket ve farklı düşüncelere tahammül önemli yer tutuyordu.
Bugün geçmişte bakanlık, milletvekilliği, belediye başkanlığı ve parti teşkilatlarında görev yapmış deneyimli isimlerin yeni bir merkez sağ arayışında bir araya gelmesi bu nedenle ayrıca önem taşıyor.
Ancak mesele sadece geçmişin isimlerini bir araya getirmek değildir.
Asıl mesele, geçmişin tecrübesini geleceğin Türkiye’sine taşıyabilmektir.
Siyasette nezaket, saygı ve liyakat yeniden temel değerler haline gelmelidir. Siyasetçinin rakibini düşman değil, farklı düşünen bir vatandaş ve siyaset arkadaşı olarak görebildiği bir anlayışa ihtiyaç vardır.
Çünkü Türkiye’nin ihtiyacı kavga eden değil, konuşan; ayrıştıran değil, birleştiren; makamı değil, millete hizmeti önceleyen bir siyasettir.
Ve bu anlayışın temelinde, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu değerleri de mutlaka yer almalıdır.
Mustafa Kemal Atatürk’ün ilke ve inkılapları, çağdaşlaşma hedefi, akıl ve bilimin rehberliği, hukuk devleti anlayışı ve bağımsız Türkiye fikri; modern Cumhuriyet’in temel kazanımlarıdır.
Merkez sağın yeniden şekillenecekse, bunu Cumhuriyet’in kazanımlarıyla kavga ederek değil; Cumhuriyet’i daha ileriye taşıma iddiasıyla yapması gerekir.
Modern Türkiye; geçmişine sahip çıkan ama geleceğe de cesaretle yürüyen Türkiye’dir.
Bugün vatandaşın beklentisi de aslında çok karmaşık değil:
Adalet istiyor.
Liyakat istiyor.
Saygı istiyor.
Devlet kurumlarında ehliyet istiyor.
Gençlerine umut, ailesine güven, ülkesine huzur istiyor.
Dolayısıyla yeni bir siyasi hareket ortaya çıkacaksa, sadece eski siyasetçileri bir araya getirmesi yetmez. Yeni neslin sesini de duyması gerekir.
Kadınların ve gençlerin siyasette daha etkin olduğu, liyakatin esas alındığı, farklı görüşlerin aynı masa etrafında konuşabildiği, devlet tecrübesiyle yenilikçi düşüncenin buluştuğu bir yapı ortaya konulabilirse, o zaman mesele yalnızca yeni bir parti kurmak olmaktan çıkar.
Bir siyasi anlayış ortaya çıkar.
Türkiye’de parti kurmak kolaydır.
Asıl zor olan, milletin gönlünde yer edinecek bir siyasi hareket kurmaktır.
Baba Ocağı Platformu’nun önündeki en büyük sınav da burada başlayacaktır.
Farklı siyasi geçmişlerden gelen insanları aynı hedef etrafında buluşturabilecek mi?
Merkez sağın geçmişteki tecrübesini, Atatürk’ün çağdaşlaşma çizgisini, Cumhuriyet’in kazanımlarını ve genç Türkiye’nin beklentilerini aynı çatı altında birleştirebilecek mi?
Siyasette nezaketi, saygıyı ve liyakati yeniden öne çıkarabilecek mi?
Şimdilik kesinleşmiş bir parti kuruluşundan söz etmek doğru olmaz.
Ama siyaset biraz da erken görülen işaretleri okuyabilme sanatıdır.
Bugün merkez sağda yapılan görüşmeler, sürdürülen istişareler ve farklı siyasi kesimlerden gelen destek işaretleri doğruysa, Türkiye’nin siyasi gündeminde yeni bir arayışın zemini hazırlanıyor olabilir.
Belki de önümüzdeki günlerde soracağımız soru şu olacak:
Türkiye, Baba Ocağı adı altında yeni bir merkez sağ partiyle mi tanışacak?
Bunun cevabını zaman gösterecek.
Fakat şunu unutmamak gerekir:
Siyasette boşluk oluştuğunda, o boşluğu mutlaka yeni arayışlar doldurur.
Eğer bu yeni arayış; Süleyman Demirel’in merkez sağ siyasi tecrübesini, Mustafa Kemal Atatürk’ün çağdaşlaşma vizyonunu, Cumhuriyet’in kazanımlarını, liyakati, nezaketi ve saygıyı aynı siyasi anlayışta buluşturabilirse, bugün sadece siyasi kulislerde konuşulan Baba Ocağı yarın Türkiye’nin gündemine oturan önemli bir siyasi aktöre dönüşebilir.
Çünkü Türkiye’nin ihtiyacı sadece yeni bir parti değil;
Yeni bir siyasi dil, yeni bir güven ve yeniden milletin gönlüne dokunan bir siyaset anlayışıdır.

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

Yeni Slow Radyo