Dolar 46,8744
Euro 53,7110
Altın 6.192,23
BİST 14.082,83
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 27 °C
Hafif Yağmurlu

“Milyonlarca Vatandaşın Geleceği Belirsizlik İçinde Bırakılamaz”

STK
09.07.2026
A+
A-

İmar Yasasına Takılanlar Derneği’nden Kritik Çağrı…

İbrahim Hacıoğlu: “Yapı Kayıt Meselesi Kaçak Yapı Tartışmasından Çok Daha Büyük Bir Sosyal ve Ekonomik Sorundur”

İmar Yasasına Takılanlar Derneği Başkanı İbrahim Hacıoğlu, Türkiye’de milyonlarca vatandaşı doğrudan ilgilendiren yapı kayıt ve imar sorununa ilişkin kapsamlı bir değerlendirmede bulunarak, mevcut problemin yalnızca “kaçak yapı” başlığıyla ele alınamayacağını vurguladı.

Hacıoğlu, yapı kayıt meselesinin aynı zamanda milyonlarca insanın mülkiyet hakkı, barınma hakkı, ekonomik geleceği ve devlet-vatandaş ilişkisi açısından değerlendirilmesi gereken çok boyutlu bir konu olduğunu ifade etti.

Türkiye genelinde yıllardır devam eden imar sorunlarının milyonlarca vatandaşın hayatını etkilediğine dikkat çeken Hacıoğlu, plansız süreçlerin ve çözülemeyen yapısal problemlerin vatandaşları belirsizlik içerisinde bıraktığını söyledi.


“Sorunun Kaynağı Vatandaş Değil, Yıllarca Çözülemeyen Sistem Problemleridir”

İmar Yasasına Takılanlar Derneği tarafından yapılan değerlendirmede, Türkiye’de çok sayıda yapının çeşitli nedenlerle kayıt dışında kaldığı ifade edildi.

Bu durumun tek bir sebebe indirgenemeyeceği belirtilirken, özellikle şu başlıkların sorunun büyümesinde etkili olduğu vurgulandı:

  • Büyükşehir yasaları sonrasında bazı bölgelerde imar planlarının tamamlanamaması,
  • Hisseli parsellerde yıllardır devam eden mülkiyet sorunları,
  • Altyapı eksiklikleri,
  • Plansız kentleşme süreçleri,
  • Vatandaşın yıllarca çözüm bekleyen idari ve hukuki belirsizliklerle karşı karşıya kalması.

Dernek Başkanı İbrahim Hacıoğlu, vatandaşların büyük bölümünün bilinçli bir şekilde sistem dışına çıkmadığını, geçmiş dönemlerde oluşan planlama ve uygulama eksikliklerinin bugün milyonlarca insanın karşısına ciddi bir sorun olarak çıktığını ifade etti.


“10 Milyon Yapının Yeniden Yapılması Ekonomik Olarak Mümkün mü?”

İmar Yasasına Takılanlar Derneği’nin paylaştığı değerlendirmelerde, olası bir dönüşüm sürecinin ekonomik boyutuna dikkat çekildi.

2026 yılı maliyet hesaplamalarına göre yaklaşık 10 milyon yapının yeniden yapılmasının maliyetinin 15 trilyon 278 milyar TL seviyesine ulaşabileceği ifade edildi.

Bunun yanında;

  • Yalnızca yıkım maliyetinin yaklaşık 2 trilyon 954 milyar TL seviyesine ulaşacağı,
  • Aylık kira desteği ihtiyacının yaklaşık 175 milyar TL civarında olabileceği

belirtildi.

Dernek yönetimi, bu rakamların yalnızca yıkıma dayalı bir yaklaşımın ekonomik açıdan sürdürülebilir olmadığını ortaya koyduğunu savundu.

Açıklamada, milyonlarca yapının yalnızca yıkılması üzerine kurulu bir politikanın hem kamu maliyesi hem de vatandaş açısından ciddi yükler oluşturabileceği ifade edildi.


“Çözüm Yıkmak Değil; Kayıt Altına Almak, Denetlemek ve Güçlendirmektir”

İmar Yasasına Takılanlar Derneği, çözüm önerilerinin temelinde yeni bir yapı kayıt ve bina kayıt sistemi oluşturulması gerektiğini belirtti.

Dernek Başkanı İbrahim Hacıoğlu, devlet kontrolünde, teknik denetimlerle desteklenen ve deprem güvenliğini merkeze alan yeni bir modelin hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.

Önerilen sistemle birlikte;

Devlet İçin Yeni Gelir Kaynakları Oluşabilir

Kayıt altına alınacak yapılar sayesinde;

  • Devlet bütçesine önemli miktarda gelir sağlanabileceği,
  • Belediyelerin emlak vergisi gelirlerinin artabileceği,
  • Yapıların ekonomik sisteme dahil edilebileceği

ifade edildi.

Deprem Güvenliği Daha Sağlıklı Takip Edilebilir

Dernek tarafından önerilen modelin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda afet yönetimi açısından da önemli olduğu vurgulandı.

Kayıt sistemiyle birlikte;

  • Riskli yapılar tespit edilebilir,
  • Güvenli yapılar belirlenebilir,
  • Güçlendirme ihtiyacı bulunan binalar ortaya çıkarılabilir,
  • Deprem öncesi hazırlık çalışmaları daha sağlıklı yürütülebilir.

değerlendirmesinde bulunuldu.


“Denetimsiz Yapılaşmayı Değil, Bilimsel ve Kontrollü Çözümü Savunuyoruz”

İmar Yasasına Takılanlar Derneği, taleplerinin kesinlikle denetimsiz yapılaşmanın önünü açmak olmadığını özellikle vurguladı.

Dernek tarafından yapılan açıklamada, güvenliğin temel öncelik olduğu belirtilerek;

“Bizler denetimsizliği savunmuyoruz. Tam aksine devlet kontrolünde, teknik incelemelerle desteklenen, mühendislik esaslarına dayalı ve güvenliği merkeze alan bir kayıt ve dönüşüm modeli istiyoruz.”

mesajı verildi.

Önerilen sistemde;

  • Mimarların,
  • İnşaat mühendislerinin,
  • Harita teknik personellerinin,
  • Yapı sektöründeki uzmanların

aktif rol alacağı ve ciddi bir istihdam alanı oluşacağı ifade edildi.


Ekonomiden Sosyal Hayata Kadar Çok Boyutlu Etki

Dernek Başkanı İbrahim Hacıoğlu, imar ve yapı kayıt meselesinin yalnızca binalarla sınırlı olmadığını belirterek, konunun ekonomik ve sosyal boyutlarına dikkat çekti.

Kayıt altına alınacak yapıların;

  • Vatandaşın evine yatırım yapabilmesini,
  • Bakım ve güçlendirme çalışmalarını rahatlıkla gerçekleştirebilmesini,
  • Mülkiyet güvenliğinin artmasını,
  • Ailelerin gelecek planlarını daha sağlıklı yapabilmesini,
  • Ekonomik hareketliliğin güçlenmesini

sağlayabileceği ifade edildi.

Ayrıca boş konut arzının artmasıyla kira baskısının azalabileceği, köylerinde üretim yapmak isteyen vatandaşların yeniden ekonomik hayata katılabileceği belirtildi.


“Mesele Sadece Bina Değil; Mülkiyet, Ekonomi ve Toplumsal Huzur Meselesidir”

İmar Yasasına Takılanlar Derneği, kamuoyuna yaptığı çağrıda sorunun milyonlarca insanı ilgilendiren kapsamlı bir mesele olduğunu belirtti.

Dernek Başkanı İbrahim Hacıoğlu açıklamasında şu değerlendirmelerde bulundu:

“Bu mesele sadece bir bina meselesi değildir. Bu mesele vatandaşın mülkiyet hakkıdır, barınma hakkıdır, ekonomik geleceğidir. Aynı zamanda devletin kaynaklarını doğru kullanması ve toplumun huzurunu koruması meselesidir.

Yıkım merkezli değil, kayıt altına alan, denetleyen, güvenliği esas alan bir sistem kurulmalıdır. Çünkü kayıt dışı kalan yapıları görmezden gelmek de çözüm değildir.

Milyonlarca vatandaşın sesi duyulmalı; hem vatandaşın hem devletin hem de ekonominin kazanacağı yeni bir düzenleme hayata geçirilmelidir.”


İmar Yasasına Takılanlar Derneği’nden Yetkililere Çağrı

İmar Yasasına Takılanlar Derneği, Türkiye genelinde milyonlarca vatandaşı ilgilendiren yapı kayıt sorununa ilişkin kapsamlı bir yasal düzenleme yapılması çağrısını yineledi.

Dernek, hazırlanacak yeni modelin;

  • Deprem güvenliğini,
  • Teknik denetimi,
  • Vatandaşın mülkiyet hakkını,
  • Ekonomik sürdürülebilirliği,
  • Kamu yararını

aynı anda gözetmesi gerektiğini belirtti.

İbrahim Hacıoğlu ve dernek yönetimi, sorunun ertelenmek yerine bilimsel veriler ışığında ele alınması gerektiğini vurgulayarak, çözüm sürecinde vatandaş, devlet ve sektör temsilcilerinin birlikte hareket etmesi çağrısında bulundu.

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.