Dolar 48,0997
Euro 56,1291
Altın 7.171,10
BİST 14.356,12
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 32 °C
Parçalı Bulutlu

Güven: İnsanlığın Görünmez Omurgası

02.03.2026
A+
A-

Bursa Vatan Medya Grubu Köşe Yazarı, Araştırmacı Yazar Hasan Mesut Ekmen’in Kaleminden

İnsan hayatta en çok neye dayanır diye sorulsa, yanıt nettir: güvene. Para kaybedilir, makam gider, güç azalır; yerine konur, yenisi gelir. Ama güven sarsıldığında insanın iç dünyasında geri dönüşü olmayan bir boşluk oluşur.

Ekmen, güveni “görünmeyen bir omurga” olarak tanımlıyor: insanı ayakta tutan, aileyi ve dostluğu diri kılan, toplumu bir arada tutan bir bağ. Bu omurganın ruhu ise inançtır. İnsan inanarak yürür, inanarak konuşur, inanarak emanet verir. İnanç bittiğinde sadece bir bağ kopmaz; sessiz bir psikolojik çöküş başlar.

Bugünün en büyük yıkımının ekonomik, siyasal veya konjonktürel olmadığını vurgulayan Ekmen, güvenin azalmasının psikolojik ve toplumsal yıkım yaratacağını söylüyor. İnsan en çok inandığı kişi tarafından kandırıldığında, en çok güvendiği sözün yalan çıkması veya en değer verdiği yüzün ardında hesap olduğunu öğrenmesiyle iç dünyasında derin bir boşluk oluşur. Bu, sadece bireysel değil, toplumsal bir meseledir: dostlukta, ticarette, siyasette, ailede, kamuda dalga dalga yayılır.

Yazar, saf insanı kandırmanın üstünlük değil, ahlaki bir zayıflık olduğunu belirtirken, saf kalabilmenin cesaret ve karakter işi olduğunu vurguluyor. İnsan dışarıdan gelen darbeye dayanabilir, ama değer verdiğinden gelen ihanet içini boşaltır. Görünmez ama ağır bir yıkım budur.

Ekonomik veya siyasi krizlerden bağımsız olarak, toplumun karşı karşıya olduğu en büyük tehlikenin insanların birbirine şüpheyle bakması olduğunu aktaran Ekmen, şunları söylüyor:

  • Her sözün arkasında bir hesap aramak,

  • Her iyiliğin altında çıkar aramak,

  • Her tebessümü sorgulamak,

…samimiyetin ve dayanışmanın ölümü demektir. Güvenin olmadığı yerde ne samimiyet kalır ne dayanışma; toplum çözülmeye başlar.

Dürüstlük ve Doğru Kalabilmek

Ekmen’e göre dürüstlük bir lüks değil, zorunluluk, sözünün arkasında durmak bir meziyet değil karakter temelidir. Yanlış yaptığında kabul etmek, özür dilemek ve vicdanı menfaate tercih etmek gerçek güçtür. Kandırmak kısa vadeli kazanç gibi görünse de uzun vadede yalnızlıktır.

Son olarak yazar, umutsuz olmadığını vurguluyor: “Toplumun mayasında hâlâ dürüstlük, vicdan ve doğru insan olma arzusu var. Yeter ki yalanı normalleştirmeyelim, kurnazlığı alkışlamayalım, güveni basit bir kelime gibi tüketmeyelim.”

Güven bir tercihtir, dürüstlük bir duruştur, inanmak ise cesarettir. Bu cesareti kaybetmeyenler ayakta kalacaktır; diğerleri ise kısa vadeli kazanımların ardından yalnızlıklarını inşa edecektir. Ve en sonunda herkes kendi aynasına bakacaktır: orada görünen ya huzur verecek ya da bir ömür boyu kaçılacak bir gölge olacaktır.

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

Yeni Slow Radyo