Dolar 48,0906
Euro 56,1592
Altın 7.239,57
BİST 14.501,49
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 33 °C
Açık

Bahaneler insanlara mücadeleyi değil, teslimiyeti öğretir.

24.02.2025
A+
A-

Bulgaristan Türkleri Kültür ve Hizmet dernek genel başkanı RAFET ULUTÜRK
Gündemi değerlendirip bahanelerin Gölgesinde Kalan Toplumlar Kaybetmeye Mahkûmdur dedi.

Her toplum, bireylerinin zihniyetinden beslenir. Üreten, çalışan, çözüm arayan bireylerin olduğu toplumlar yükselir; bahanelere sığınan, sürekli eksikleri konuşan toplumlar ise geride kalır. Bugün dünyada güçlü ve zayıf toplumlar arasındaki en büyük fark budur: Bahaneler yerine çözümler üretenler kazanır, mazeretlerin arkasına saklananlar kaybeder.

Bahaneler, yalnızca bireyleri değil, tüm toplumu zehirleyen bir alışkanlıktır. “Ekonomi kötü, bu yüzden başarılı olamıyoruz.” “Sistem adil değil, bu yüzden ilerleyemiyoruz.” “İmkânlar yetersiz, bu yüzden bir şey yapamayız.” İşte bu cümleler, bir milletin enerjisini tüketir. Çünkü bahaneler insanlara mücadeleyi değil, teslimiyeti öğretir.

Dünyanın en büyük girişimcileri, bilim insanları ve liderleri asla bahanelere sığınmadı. Onlar da zorluklarla karşılaştılar ama pes etmediler. Örneğin, Güney Kore 1950’lerde savaşla yıkılmış bir ülkeydi. Ama onlar “Şartlarımız kötü” diyerek bahanelere sığınmadılar. Eğitim yatırımları yaptılar, sanayileşmeye önem verdiler, girişimciliği teşvik ettiler ve bugün dünya devleri arasına girdiler.

Peki ya biz? Sürekli sistemden, devlet politikalarından, geçmişten, ekonomik sıkıntılardan şikâyet eden bir toplum haline geliyoruz. Ama unutmayalım ki şikâyet etmek, üretmeye yetmez. Eğer bir eksiklik varsa, onu tamamlamak için çalışmalıyız. Bir sorun varsa, çözüm üretmeliyiz. Çünkü sadece eleştirenler değil, harekete geçenler dünyayı değiştirir.

BULTÜRK Derneği olarak biz de diyoruz ki: Bahaneler yasak! Eğer bir sorunu dile getiriyorsan, aynı zamanda çözüm de sunmalısın. Yapamıyorsan, yapabilenlere destek olmalısın. Ama sadece eleştirerek, hiçbir şeyi değiştiremezsin.

Toplumlar ancak sorumluluk alan bireylerle gelişir. Eğer bir şeyin eksik olduğunu düşünüyorsan, harekete geç! Çünkü bahaneler, insanları değil; ancak onları aşabilenler başarıya ulaştırır. Bugün bahaneleri bırakıp çözüm üretenlerin yanında olma zamanı!

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

Yeni Slow Radyo