Muğla Didim’i karıştıran tecavüz iddiasında taraflar konuştu

Muğla Didim’i karıştıran tecavüz iddiasında taraflar konuştu

Didim Belediye Başkanı Ahmet Deniz Atabay’ın kendisinden iş isteyen S. adlı kadına cinsel saldırıda bulunduğu iddiasıyla ilgili olarak kapsamlı bir haber hazırlandı. İki ayrı başlıkta yayınlanan haberlerde hem Atabay’ın hem de iddia sahibi S.’nin açıklamalarına yer verildi.

Hürriyet muhabiri Fulya Soybaş, Didim Belediye Başkanı Ahmet Deniz Atabay‘ın kendisinden iş isteyen S. adlı kadını 2 ay boyunca tehdit edip cinsel saldırıda bulunduğu iddiasıyla ilgili olarak kapsamlı bir haber hazırladı.

Soybay, Atabay ve iddia sahibi S.’nin açıklamalarına yer verdiği iki ayrı haber yayınladı. Bunlardan birincisi, S.’nin iddialarının aktarıldığı ‘Didim’de ne oluyor? İki ay boyunca cehennemi yaşadım’ başlıklı haber oldu.

Bu haberde ilk olarak “Didim’de S. adlı kadın (45) 5 yıl önce Didim Belediye Başkanı Ahmet Deniz Atabay ve 2 kişi tarafından 2 ay boyunca ‘tehdit’ ve ‘şantaj’ ile cinsel istismara uğradığını iddia etti. Hürriyet olarak, S.’nin müfettişlere verdiği ifadenin hemen arkasından bir otel odasında buluştuk” bilgisini veren Soybaş, S.’nin anlattıklarını şöyle aktardı:

‘İş için kapısını çaldım’

“Kocamdan ayrıldıktan sonra tek başıma kaldım, maddi sıkıntıya düştüm. Oğlumu yanıma alabilmek için çalışmam gerektiğini anladım. Belediyenin kapısını çaldım. ‘Başkanla görüşmek istiyorum’ dedim. Başkan Atabay’a ‘Temizlik, çaycılık yaparım’ dedim. ‘Size döneriz’ dedi. Aynı akşam, iş insanı olduğunu öğrendiğim Ali Çağlar beni aradı. ‘Belediye başkanı ile iş talebinizle ilgili görüşmüşsünüz. Kabul ederseniz gelip sizi alayım’ dedi. Ben de ‘Olur’ dedim. Gittiğimiz yer Çağlar’ın çiftliğiymiş. İçeri girdiğimde beni şu anda belediye başkan yardımcılığı yapan Öznur isimli bir kadın karşıladı.

‘Çiftlikte 5 kişiydik’

İçeride Öner Çiçek isimli biri daha vardı. 3 erkek 2 kadındık. Onlar içki içip sohbet ediyordu. ‘Bir şey içer misin?’ diye sordular. ‘Yok’ dedim. Öznur Hanım ısrar etti. ‘Tamam, içeyim’ dedim. Ama bünyem alışık olmadığı için kontrolü kaybettim.”

Daha sonra zorla uyuşturucu kullandıktan sonra fenalaştığını, bu sırada evdekilerin kendisine cinsel istismarda bulunduğunu öne süren S., “Kendime geldiğimde bağırıp, ağlamaya başladım. Ali ‘Seni evine bırakayım’ dedi. Arabaya bindiğimizde ‘Görüntülerini çektik biliyorsun. Bundan sonra gel dediğimizde gelmezsen görüntüleri ailene gönderir seni mahvederiz’ diye tehdit savurdu. ‘Yeter ki ailem, oğlum duymasın’ dedim ve dedikleri her şeyi yaptım. Haftada ya da bazen 10 günde bir arıyordu. Arada bana para veriyorlardı. Öyle yaşamaya çalışıyordum. 2 ay boyunca cehennemi yaşadım. 2 ay sonunda İzmir’de bir arkadaşımın yanına kaçtım” ifadelerini kullandı.

‘Ne çıkarım olabilir’

“Başkan Atabay açıklama yaptı. ‘Komplo’ dedi. Ne dersiniz?” diye soruyorum, S. “Rant çetesi diyor. Ben bu çetenin elemanıymışım. Komplo kurmuşum. Hadi Allah aşkına…” diyor. Araya giriyorum. Tekrar soruyorum: “Kadın hakları, cinsel taciz mevzularını kullanıp çıkar sağlama peşinde misiniz?” S. şöyle devam ediyor: “Ne çıkarım olabilir. Komplo kurmak isteseydim, daha güçlü belediye başkanlarına musallat olmaz mıydım? Niye Didim Belediye Başkanı? Sansasyon yaratacak birini seçerdim ünlü olmak isteseydim. Tek hayalim suçluların cezasını çekmesi.”

‘Neden şimdi?’

“Neden şimdi?” sorusuna S., “5 yıl boyunca Ege Üniversitesi Hastanesi’nde psikolojik tedavi gördüm. Beni bulurlar, başıma bir şey gelir, 20 yaşındaki oğlum olanları öğrenir, ellerindeki videoları gönderirler diye çok korktum. Ama artık korkmuyorum. Yoluma devam etmek için konuşmam lazım. Psikoloğumla böyle karar verdik” dedi. Bu olayları ilk kime, nasıl anlattığını soruyorum. Genç kadın “Gazeteci Mehmet Özışık’a anlattım. Çünkü bana güven verdi” diye konuştu.

‘Başkaları yanmasın’

İlk olarak polise ya da savcılığa neden gitmediği sorusunu ise S. şöyle yanıtlıyor: “Başıma gelenler medyada çıkınca İçişleri Bakanlığı olayı araştırmak için devreye girdi. 2 müfettiş gönderdi. Bugün ifade verdim. Onlara da anlattım. Ben benim gibi başka kadınlar da yanmasın diye konuşuyorum. İş için kapısını çalan başka kadınlara da aynısını yapmadığını biliyor muyuz? Hayır. Araştırılsın. Çıksın ortaya.”

Didim Belediye Başkanı Atabay: Savcıya polise niye gitmedi?

Söz konusu iddiayla ilgili olarak hazırlanan ikinci haber ise, Didim Belediye Başkanı Ahmet Deniz Atabay’ın açıklamalarının aktarıldığı ‘Tecavüz iddiası: Didim Belediye Başkanı konuştu: Savcıya polise niye gitmedi?’ başlıklı haber oldu.

Soybaş, Atabay’ın açıklamalarını şöyle aktardı:

“Didim Belediye Başkanı Ahmet Deniz Atabay, beni ve foto muhabirimiz Selçuk Şamiloğlu’nu belediyedeki makam odasında kabul ediyor. ‘Ortada sanal bir sesin iddiaları var’ diyerek başlıyor söze. Araya giriyorum. ‘Ben kendisiyle görüştüm’ diyerek genç kadının tüm iddialarını özetliyorum. Atabay, ‘Ben çocukluğumdan beri hikâyelerle büyüdüğüm için bu hikâyeyi de keyifle dinledim. Biraz daha uzasa uykum gelecekti’ diyor ve şöyle devam ediyor:

‘Kendisi savcılığa gitmiş mi? Bir suç duyurusunda bulunmuş mu? İnanın anlamakta zorlanıyorum. Neden gitmemiş? Korktuğu için. Peki kaç yıl geçmiş olayın üzerinden? 5 yıl. 5 yıl sonra bir anda ortaya çıkmış ve hiç tanımadığı bir gazeteciye olanları anlatma ihtiyacı hissetmiş. Bu kadın size güvenmiş, konuşmuş. Başka gazeteciye güvenmiş, konuşmuş. Gelin görün ki Türkiye Cumhuriyeti’nin savcılarına güvenmemiş, hakkımda bugüne kadar tek bir şikâyette bulunmamış, polise gitmemiş. Biri bana Allah aşkına bu sorunun cevabını versin. Tacize uğradı madem bir savcıya gidip ‘Bu adam beni taciz etti, gasp etti, hapsetti’ diyemiyor mu? Çok garip değil mi?’

‘Televizyonda konuşan o sesi tanımıyorum’

‘Böyle bir kadını tanıyor musunuz?’ soruma Başkan Atabay, şöyle cevap veriyor: ‘Televizyonda konuşan o sesi tanımıyorum. Başka da bir kadın yok ki. Bu sanal sesin bahsettiği bu suçları işlediysem devlet benim yakama yapışsın. Ben bu suçları işlemediysem de beni bu zan altına sokanların yakasına yapışsın. ‘Didim Belediye Başkanı Ahmet Deniz Atabay tutuklandı!’ Hani nerede tutuklandı? Kurdukları kumpas ne kadar yalan ise attıkları yalan da o kadar yalandı. Bu bir utançtır.’

‘Ortada bir rant meselesi var’

Ortada rant meselesi nedeniyle ihtilaflı olduğu bazı kişiler tarafından yaratılan ‘sanal’ bir mağdur olduğunu öne süren Başkan Atabay’a soruyorum: ‘Peki bu kadın kim o zaman? Ve siz, tecavüze uğradığını iddia eden bu kadını tanıyor musunuz? Tanımıyor musunuz?’ Soruyu yanıtlamayan Atabay, ‘Buradaki konu nedir biliyor musunuz? Bu senaryoyu yazan benim 2014’ten beri mücadele ettiğim imar/rant çetesidir. İkiz kuleler adı altında yaptıkları gayri kanuni işleri engellediğim için, çıkın sokağa tüm Didim halkına sorun, anlatsınlar ki bu çete zaman zaman siyaset, zaman zaman da basın yoluyla bana saldırmakta. 2014 Nisan’dan bu yana süren bir mücadeledir bu’ diyor.

‘Videodaki kim?’

Bir soru daha var aklımda. Sosyal medyada dolanan 20 saniyelik bir video. O videoda başkanın kendisi olduğu iddia edilen bir adam, mağdur olduğu iddia edilen bir kadınla öpüşüyor. ‘O videodaki kim?’ diye soruyorum. Başkan Atabay ‘Size her şeyi söyledim. İnşallah birileri hakkımda suç duyurusunda bulunur. Ben de savcılara o soruların cevabını veririm’ diye yanıt veriyor.”

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Don`t copy text!