Dolar 49,1263
Euro 55,3190
Altın 6.542,72
BİST 12.270,18
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 20 °C
Az Bulutlu

301 CANIMIZI KAYBETTİĞİMİZ SOMA KATLİAMINI UNUTTUK VE DERS ALMADIK. BU KUTSAL TOPRAKLARDA NE ÇOK KATLİAM YAŞANIYOR.

03.10.2026
A+
A-

Geçmiş dönem PM Üyesi Güler Buğday makalesinde;

Soma katliamında kaybettiğimiz 301 canı, alın teriyle yer altında ekmek parası kazanmak için çalışan emekçiyi utançla, saygıyla ve rahmetle anıyoruz.
Çünkü bu ülkede artık hak- hukuk yok edildi ve adaleti, ahlakı ve vicdanı kaybettik.
Yine aynı acıları yaşıyoruz.
Manisa’nın Soma ilçesinde bir maden işletmesinde 1 Ekim saat 13.15 sıralarında meydana gelen göçükte beş işçi hayatını kaybetti, iki işçi yaralı olarak çıkarıldı.
Bir gün sonra Kilimli ilçesine bağlı Gelik beldesinde 51 yaşındaki maden işçisi Muhammet Çelik hayatını kaybetti.
Zonguldak’ta ruhsatsız olarak işletildiği belirtilen maden ocağındaki göçükte toprak altında kalan 51 yaşındaki Muhammet Çelik, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Ocağın 15 gün önce göçertilerek kapatıldığı ve girişinin mühürlendiği öğrenildi.
Soma’da 13 Mayıs 2014’te Manisa’da Soma Kömür İşletmeleri AŞ.’nin işlettiği Eynez Maden Ocağı’nda maden faciası yaşanmış ve 301 madenci hayatını kaybetmişti.
Halkını korumak, haksızlığa izin vermemek ve insanların güvencesi olması görevi olan “Devlet Baba” artık yoktu…
Soma’da 5 işçinin hayatını kaybettiği son göçük tesadüf değildi.
İmbat Madencilik’te denetimlerden önce kapatılan riskli alanlar, göz yumulan tehlikeler ve uyarılara rağmen durdurulmayan üretimin sonucu yaşandı bu ölümler.
İşçiler madende yaşananları, haberli yapılan denetimleri anlattılar.
“Madenlerdeki göçükler, kayıplar ülkenin normali gibi yaklaşılıyor ancak sebep hep aynı: patronların açgözlülüğü.”
İmbat Madencilik’teki göçük sırasında madende olan bir işçinin anlattıkları da kazanın göz göre göre geldiğini bir kez daha gözler önüne seriyor.
Konuşan madenci, gerekli önlemlerin alınması halinde göçüğün engellenebileceğini belirtiyor.
“Doğu-5 panosunda ayak hazırlığında 7 metre uzunluğu 3 metre yüksekliği olan alanda çalışma esnasında hızlandırma amacıyla orada bulunan direklerin taş altları boşaltılarak tahkimat yapılıyordu.
O esnada dizel monoraylar montaja oluk getiriyordu. 18’er tonluk ağırlığa sahip olukların dizel monoraylar aracıyla geçtiği esnada göçük meydana geldi.
5 maden işçisi arkadaşımız cansız bedeni göçükte kaldı. Eğer bu kasaların tabanı alınmasaydı bu katliam olmayacaktı. Bu bir ihmaldir, bu bir cinayettir.”
Yazık gerçekten çok yazık bu ülkenin namusu ile ölümü göze alıp alın teriyle karın tokluğuna çalışan emekçilerine ve milyar dolarları götüren siyasetçilere dokunulmayan düzene…
Manisa’nın Soma ilçesinde 13 Mayıs 2014 tarihinde yaşanan maden faciasında 301 madenci hayatını kaybettiği katliamdan gerekli dersler alınsaydı bu kayıplar olur muydu?
Eski İmbat Madencilik işçisi: “Müfettişler denetim öncesi haber veriyordu, çalıştığımız yerler kapatılmış gibi yapılıyordu
Denetim öncesi önlem alan firma çalışanları güvencesiz alanları çalışmıyormuş gibi kapatıyordu:
Müfettişler gelmeden çalışması riskli olan bölgeleri muşamba bezleriyle, çuvallarla kapatıyorlardı. Üzerine de eskiymiş görüntüsü verilirdi.
Oradaki bulunan mevcut çamur ve şılamlarla üstlerini çamurlanıp üzerlerine çarpı işaretleriyle ‘Girilmez’ levhası asılırdı.
Müfettiş geldiğinde ‘orada çalışma yok’ diye içeriye hiçbir şekilde kimseyi sokmazlardı. Müfettişler gittikten 2 saat sonra o brandaları söküp çalışmayı devam ettiriyorlardı.”
Başka bir şey söylemeye gerek varmı?
Soma’da 301 madencinin hayatını kaybettiği facianın üzerinden 12 sene geçti.
Aradan geçen süre içinde vicdanları yaralayan bir kararla tutuklu sanıkların tamamı tahliye edildi.
Yakınlarını kaybedenler, şu an Anayasa Mahkemesi’nde bulunan dava dosyasından bugüne kadar adalet çıkmamasından şikâyetçiler.
Bu kaza veya facia resmen göz göre ihmaller sonucu başa gelmiş bir katliamdı.
301 kişi yaşamını yitirdi ve 162 işçi ise yaralandı.
Facianın ardından Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi’nde sanıklar hakkında “olası kastla insan öldürme” neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama”, “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümü ile birlikte birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma”, “taksirle birden fazla kişinin ölümü ile birlikte birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma” suçlamalarıyla dava açıldı.
Bilirkişi raporu, yangının aşırı üretime ve alınmayan güvenlik tedbirlerine bağlı olarak meydana geldiğini bildirdi
Ayrıca bu tür durumlarda önlem olması için gereken; madencilere acil durumlarda tahliye ilgili tatbikat yaptırılmadığını, madendeki ısınma ve oksidasyon artışlarının olması gereği gibi ölçülmediğini ortaya koydu.
Raporda ayrıca, kömürün kızışmaya elverişli yapıda olması, tavan taşının oturtulmasındaki güçlük nedeniyle kömür panolarının arkalarında boşluklar oluşma ihtimali, metan sorunu ve ani gaz deşarjları gibi risklerin bilindiği, halde önleme alınmadığı tespit edilmiştir.
Bütün ihmaller ve önlem alınmamasından kaynaklı meydana gelen risklerden dolayı bu kabul edilemez katliam meydana gelmiştir.
Yeraltında yaşanacak herhangi bir sorunda işçilerin güvenli bir şekilde tahliyesi için yeni bir havalandırma projesi tasarlandığı, söz konusu projenin hayata geçirilmemesi nedeniyle 301 işçinin öldüğü yönünde değerlendirme yapmıştır.
Bugün hala bu tür madenlerde aynı ihmaller ve sorumsuzluklar devam etmektedir.
Çünkü ülkemizde artık en ucuz olan insan yaşamıdır.
Üzücü ve daha çok can yakansa;
Ülkede artık hak hukuk yok edilip yargı siyasallaştığı için Tek Adam keyfiyetinde tüm suçlular dışarda, masumlar içerde olduğu bir düzen kurulduğu için bu katliamın sanıkları da yani katillerde dışarıda elini kolunu sallayarak geziyorlar.
Tüm kaybettiğimiz canlara Allahtan rahmet ve tüm vicdan sahibi insanlara da sabır diliyorum.
Mekânları cennet ışıkları bol, yıldızlar yoldaşı olsun.
Sevgiyle, saygıyla, eşit yurttaşlar olarak barış ve kardeşlik duyguları ile özgür bir yaşam ve hakça paylaşılan bir düzende yaşayalım ve yaşatalım.

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

Yeni Slow Radyo