Dolar 48,0990
Euro 56,1749
Altın 7.180,42
BİST 14.473,42
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 32 °C
Parçalı Bulutlu

Uzaklardaki Mazluma El Uzatanlar, Yanımızdaki Kahramanın Çığlığını Duyuyor Musunuz?

09.03.2026
A+
A-

Bursa Vatan Medya Grubu Köşe Yazarı
Araştırmacı Yazar Hasan Mesut Ekmen’in Kaleminden

Uzaklardaki Mazluma El Uzatanlar, Yanımızdaki Kahramanın Çığlığını Duyuyor Musunuz?

Dünyanın dört bir yanında mazlumlar var…

Açlıkla, savaşla ve hastalıkla mücadele eden milyonlarca insan…

Elbette yardım etmek insanlığın en büyük erdemlerinden biridir. Yeryüzünün neresinde olursa olsun bir mazlumun elinden tutmak, bir çocuğun gözyaşını silmek, bir yaraya merhem olmak kutsal bir görevdir.

İşte bu yüzden yardım kuruluşları, vakıflar ve dernekler kurulmuştur. İnsanlık vicdanının sesi olmak için…

Ancak bugün vicdanımızın önüne çok ağır bir soru geliyor:

Bizler kilometrelerce uzaktaki mazlumlara yardım ulaştırırken,
yanı başımızdaki sessiz kahramanların feryadını duyuyor muyuz?

Bugün medyada sık sık karşılaşıyoruz.

Bir astsubayın çocuğu ölümcül bir hastalıkla mücadele ediyor…
Bir polisin evladı SMA hastalığıyla yaşam savaşı veriyor…
Bir askerimizin çocuğu için yardım kampanyaları başlatılıyor…

Ve o baba…

Ülkenin güvenliği için gece gündüz görev yapan o baba…
Üniformasını giydiğinde dimdik duran o insan…

Bir anda sosyal medyada yardım isteyen bir babaya dönüşüyor.

İşte bu manzara insanın yüreğini dağlıyor.

Çünkü o baba, bir zamanlar bizim güvenliğimiz için canını ortaya koyan bir kahramandı.

Dağda, sınırda, şehirde, sokakta görev yaptı.
Terörle mücadele etti.
Asayişi sağladı.
Milletinin huzuru için kendi hayatını hiçe saydı.

Ama şimdi…

O kahraman babanın çocuğu hastalıkla mücadele ederken bazen yalnız bırakıldığını görmek insanın vicdanını derinden sarsıyor.

Elbette devletimiz elinden geleni yapıyor.
Sağlık sistemi, sosyal devlet anlayışı ve çeşitli destekler var.

Bunları inkâr etmek mümkün değildir.

Ancak mesele sadece devlet meselesi değildir.

Bu mesele toplumun vicdan meselesidir.
Bu mesele insanlığın imtihanıdır.

Buradan bir çağrı yapmak istiyorum.

Yurt dışında yardım faaliyetleri yürüten büyük yardım kuruluşlarına…
Mazlum coğrafyalara yardım ulaştıran vakıflara…
İnsani yardım organizasyonlarına…

Soruyorum:

Sizler kilometrelerce uzaklara yardım götürürken,
yanı başınızdaki bu kahramanların çocuklarını görüyor musunuz?

Sizler dünyanın öbür ucundaki yetimlere sahip çıkarken,
bu vatanın evlatlarının çocuklarını fark ediyor musunuz?

Bu sözler elbette uzak diyarlardaki mazlumlara yardım edilmesin anlamına gelmez.

Hayır.

İslam’ın emri açıktır:
“İyilik ve yardımlaşmada yarışın.”

Ancak bir başka hakikat daha vardır.

Peygamber Efendimiz (S.A.V) şöyle buyurur:

“Komşusu açken tok yatan bizden değildir.”

Yani yardımın bir sırası vardır.

Önce yakınımız…
Önce çevremiz…
Önce kendi insanımız…
Sonra dünya…

Bugün bir astsubayın, bir polisin ya da bir askerin çocuğu hastalıkla mücadele ederken çaresizce yardım arıyorsa…

İşte bu tablo hepimizi düşündürmelidir.

Çünkü o asker sadece kendi çocuğunu büyütmedi.
O asker bu ülkenin huzurunu korudu.

O polis sadece görev yapmadı.
Bizim çocuklarımız güven içinde büyüsün diye nöbet tuttu.

Onlar sessiz kahramanlardır.

Alkış beklemezler.
Şöhret istemezler.

Ama bugün onların çocukları hastalıkla mücadele ederken toplum olarak daha güçlü bir vicdan göstermemiz gerekiyor.

Yardım kuruluşlarına sesleniyorum…
Büyük vakıflara sesleniyorum…
Hayırsever iş insanlarına sesleniyorum…

Bir kez daha düşünün.
Bir kez daha bakın.

Belki de sizin yardım elinizin uzanacağı bir çocuk,
bir askerin ya da bir polisin evinde hayat mücadelesi veriyor.

Unutmayalım…

Bu bir bağış meselesi değildir.

Bu bir vefa meselesidir.
Bu bir insanlık meselesidir.
Bu bir vicdan meselesidir.

Çünkü o babalar…

Biz rahat uyuyalım diye uykusuz kalan insanlardır.

Ve bugün onların çocukları için bizim de biraz uykusuz kalmamız gerekiyorsa…

İşte gerçek insanlık tam da burada başlar.

Allah bizleri vicdanını kaybetmiş bir toplum olmaktan korusun.
Ve bizlere mazlumun kim olduğuna bakmadan, ama yakınımızdaki kahramanları da unutmadan yardım edebilen bir yürek nasip etsin.

Kalın sağlıcakla.

Araştırmacı Yazar
Hasan Mesut Ekmen

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

Yeni Slow Radyo