Dolar 46,9929
Euro 53,6680
Altın 6.225,55
BİST 14.321,19
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 27 °C
Hafif Yağmurlu

CHP’DE ÖRGÜT NEYSE YÖNETİM ODUR!

28.11.2023
A+
A-

Osmangazi ve Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi, CHP’li Ercan Korkmaz; sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda;

Anlaşılan herkesin sustuğu yerde yazmak, taşrada yine bana düştü. Çok umurlarında olmasa da bunları yazmadan durmak ne vicdanıma ne de entellektüel birikimime sığmıyor.
Delege seçtirilmesi dışında bir işlevi kalmayan örgüt yine sınıfta kaldı.
Nasıl kalmasın ki?
Aynı Almanya’ya çalışmaya diye götürülen işçiler gibi Edirne’de yarı yolda bırakıldılar.
Hem de Mustafa Kemal Atatürk’ün koltuğuna oturan kuruluş ve kurtuluşun partisi CHP’nin genel başkanı tarafından.
Çok değil üç hafta önce iki adaylı CHP kurultayında ön seçim , tüzük değişikliğine dair verilen ve delegelerin avuçlarını patlatırcasına alkışladıkları şeref, namus sözleri bugün çoktan unutuldu.
Önce ön seçim sözü, sonra tüzük değişikliği başka bahara kaldı.
Her daim çarşaf liste, ön seçim , parti içi demokrasi diyen örgüt verilen sözlerin tutulmasını beklemek, istemek yerine dayatmayı kabul edip yerel seçimlerde aday adaylıklarını açıklamaya başladı bile.
Buradan hareketle örgüt neyse yönetimde odur başlığı karşımıza çıkageliyor.
Hal böyle iken örgütlerimiz, üyeleriniz genel başkanın sözünü tutmasını istese ve bu söz tutulmaksızın hiçbir yere aday olmasa böyle mi olurdu?
Hep şikayet ettiğimiz gidişatı değiştirmek, gerçek manada değişimi sağlamak, üçüncü bir yol bulmak elimizde. Lakin nerede öyle davaya, tüzüğe, söze inanmış insanlar. Herkes bu düzende bir yer kapma peşinde. İşte bu tam da toplumun ve siyasetin geldiği dip noktayı gösteriyor.
Siyaset, siyasetçiler, siyasi partiler toplumların yansımasıdır zaten.
Bu eleştiriler sonrası diyecekler seçim takvimi, ülkedeki adalet, yargı krizi nedeniyle daha önemli gündemimiz var.
O halde soralım;
Parti içi demokrasiyi sağlayamayanlar , sözlerini tutmayanlar, ülkenin bu hale getirilmesine engel olamayanlar mı ülkeye demokrasi getirecek?
Hadi ordan sizi gidi keretalar sizi, işgal etmeyin CHP genel merkezini?
Ekmelettin , sağa açılım , Truva atı sokulmuş ittifaklar, helalleşmeler hepsi sizlerin eseri değil mi? Hepiniz orada değil miydi?
Hem öyle yargı darbesi deyip , ceylan derisi koktuklu, sıcak ortamdalarda yapılan konformist nöbetlerde neyin nesi? Bir de gülen yüzlerle fotoğraf koymalar yok mu?
Nöbet diyorsan, aynı grevlerde olduğu gibi kurarsın çadırı Yargıtay’ın , Anayasa Mahkemesinin önüne, yakarsın varilde ateşi, demlersin isli ateşte çayı bak nasıl oluyor eylem gösterirsin yitirilmiş ülke ve halkına.
Efendim neymiş Türkiye’de herkes eşittir fakat Kürtler daha az eşittir. İkinci yüzyılda böyle suni gündemlere ihtiyacı yok bu ülkenin. Artık yeni şeyler söylemek lazım.
Buradan haraketle soralım o zaman CHP’de herkes eşit midir? Seni delegeler seçtiyse ön seçim yapılıp birilerini neden seçmesin?
CHP bugün herkesin gözü önünde yerel yönetimlerin imkanlarıyla dahil olduğu bir kurultay sonrası sessiz bir işgal ve kuşatma altındadır.
Bunun sonucu İstanbul’da yapılan il başkanları buluşması da iki başlı bir yapının tezahürüdür.
Anlayacağınız ıskaladık ikinci yüzyılı ve artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.