Dolar 49,8378
Euro 55,3912
Altın 6.461,97
BİST 11.151,03
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 17 °C
Yağmurlu

CUMHURİYET VE YAŞAMAK

28.10.2026
A+
A-

Bursa Vatan medya Gurubu köşe yazarı Zeynep Vatansever Özügenç makalesinde;

Yaşamak yalnızca nefes almak değil, özgür olmaktır!

Cumhuriyet…

Kimi için bir bayram, kimi için bir tarih, kimi içinse takvim yapraklarında yazılı bir kelime. Oysa Cumhuriyet, bir milletin yeniden doğuşu, karanlıktan aydınlığa yürüyüşü, bağımsızlığına ve geleceğine sahip çıkışıdır.

Cumhuriyet, yalnızca yaşamak değil, insan onuruna yakışır biçimde yaşayabilmektir.

Bir düşünün…

Kendi düşüncelerini korkmadan söyleyebilmek, emeğinin karşılığını alabilmek, çocuklarını geleceğe umutla hazırlayabilmek, adaletin herkese eşit uygulandığına inanmak, yarınından endişe duymadan başını yastığa koyabilmek…

İşte Cumhuriyet’in gerçek anlamı burada başlar.

Çünkü yaşamak, sadece sabah uyanıp akşam uyumak değildir. Yaşamak; hayal kurabilmek, üretebilmek, sevebilmek, düşüncelerini özgürce ifade edebilmek ve insan olduğunun değerini hissedebilmektir.

Bu topraklarda Cumhuriyet, büyük bedeller ödenerek kuruldu. Yoklukların, savaşların ve acıların içinden geçen bir millet, Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde bağımsızlığını kazandı. Şehitlerimizin kanıyla sulanan bu vatan, millet egemenliğine dayanan bir devletin temelleri üzerinde yükseldi.

29 Ekim 1923, yalnızca bir yönetim değişikliğinin tarihi değildi. Aynı zamanda bir milletin kendi geleceği hakkında söz sahibi olma iradesinin ilanıydı.

Atatürk ve silah arkadaşları bize yalnızca bir vatan bırakmadı; özgür düşüncenin, eğitimin, bilimin ve çağdaş yaşamın kapılarını da açtı.

Peki, bugün Cumhuriyet’i nasıl anlamalıyız?

Cumhuriyet’i sadece törenlerde bayrak sallayarak, marşlar söyleyerek ve güzel sözler dile getirerek mi yaşatacağız? Elbette hayır!

Cumhuriyet, günlük hayatımızın içinde yaşamalıdır. Adliyede adalet, okulda fırsat eşitliği, iş yerinde emek hakkı, sokakta güven, devlet yönetiminde liyakat olmalıdır.

Bir emekli pazara giderken cebindeki parayı hesaplamak zorunda kalıyorsa, bir genç eğitimini tamamladığı hâlde geleceğinden kaygı duyuyorsa, bir çiftçi alın terinin karşılığını alamıyorsa, bir işçi emeğiyle insanca yaşayamıyorsa, dönüp kendimize şu soruyu sormalıyız:

Cumhuriyet’in bize vaat ettiği güzel yaşamı ne kadar gerçekleştirebildik?

Bu soru, Cumhuriyet’e karşı bir eleştiri değil; onun değerlerini daha güçlü yaşatma sorumluluğudur. Çünkü Cumhuriyet, insanı merkeze alan bir anlayışla büyür. Milletin refahı, huzuru ve mutluluğu arttıkça anlamı daha da derinleşir.

Yaşamak, yalnızca hayatta kalmak olmamalıdır.

İnsanlar korkuyla değil umutla, çaresizlikle değil güvenle, ayrılıkla değil kardeşlikle yaşamalıdır. Farklı düşünceler düşmanlık nedeni değil, demokratik hayatın zenginliği olarak görülmelidir.

Cumhuriyet’in en büyük gücü de budur: Bizi farklılıklarımızla bir arada tutabilmek, ortak bir gelecek etrafında buluşturabilmek…

Unutmayalım; Cumhuriyet bir avuç insanın değil, bu ülkenin bütün yurttaşlarının ortak değeridir. Onu korumak, yalnızca geçmişe saygı göstermek değil, gelecek kuşaklara daha adil, daha özgür ve daha yaşanabilir bir ülke bırakmaktır.

Bugün çocuklarımızın gözlerindeki ışığı söndürmeden, gençlerimizin hayallerini küçültmeden, emeklimizin huzurunu, işçimizin hakkını, çiftçimizin umudunu koruyarak Cumhuriyet’i yaşatabiliriz.

Çünkü Cumhuriyet, sadece geçmişte kazanılmış bir zafer değildir. Her gün yeniden savunulması, geliştirilmesi ve hayatın içinde anlam kazanması gereken büyük bir emanettir.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bizlere bıraktığı bu emanete sahip çıkmak; aklın, bilimin, hukukun ve demokrasinin ışığında yürümektir.

Ve bugün bir kez daha söyleyelim:

Cumhuriyet, özgürce yaşamanın adıdır.

Cumhuriyet, bir çocuğun korkusuzca gülümsemesidir. Bir gencin hayallerinin peşinden yürüyebilmesidir. Bir annenin evladının geleceğinden endişe duymamasıdır. Bir emeklinin yıllarca verdiği emeğin karşılığını alabilmesidir.

Cumhuriyet, insanın insanca yaşayabilmesidir.

Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Cumhuriyet’i kuranları, Millî Mücadele kahramanlarını, aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi saygı, minnet ve rahmetle anıyorum.

Yaşasın Cumhuriyet!

Çünkü Cumhuriyet varsa umut vardır. Umut varsa gelecek vardır. Ve insan, özgürce yaşayabildiği ölçüde hayatın gerçek anlamını bulur.

Cumhuriyet’le yaşamak, özgürlükle yaşamak demektir!

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

Yüz Ağdası
Yeni Slow Radyo