Dolar 49,1263
Euro 55,3190
Altın 6.542,72
BİST 12.270,18
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 22 °C
Parçalı Bulutlu

NEREYE BAKSAN GÜZEL, NEREDEN BAKSAN GÜZEL!

04.10.2026
A+
A-

Bursa Vatan Medya Gurubu köşe yazarı Zeki Baştürk makalesinde;

Sabah yürüyüşündeyiz. Hem yürüyor hem söyleşiyoruz. Yılmaz, İhsan, Coşkun, ben.

Bir arkadaşımın bir tümcesi usuma takılıyor:
” Nereye baksan güzel, nereden baksan güzel” diyor Billurkent için. Bu yargıya katılıyoruz hepimiz.

Datça’da bazı güzellikler anlatılmaz.
Bakarsınız… İçinize işler.
Billurkent de böyle bir yer.
Nereye baksanız başka bir güzellik çıkar karşınıza. Nereden baksanız doğanın başka bir yüzünü görürsünüz. Sanki doğa burada bütün renklerini, bütün kokularını, bütün seslerini bir araya getirip küçük bir cennet kurmuş.

Takvimler Ekim ayını gösteriyor. Güz mevsiminin ortasındayız. Ama Billurkent’te bahar hâlâ direniyor. Ağaçlarda sararmış yaprak arıyorsunuz, bulamıyorsunuz. Yeşil, bütün canlılığıyla yaşamaya devam ediyor. Günlük ağaçları, zeytinler, çamlar, okaliptüsler, palmiyeler, mimozalar… Her biri başka bir güzelliğin temsilcisi. Kimi göğe doğru yükseliyor, kimi dallarını denize doğru uzatıyor. Zeytin ağaçları sessizce bekliyor; çamlar rüzgârla konuşuyor; palmiyeler Datça güneşine selam veriyor.

Yeşilin her tonu burada.
Ama Billurkent’i yalnızca gözlerinizle gezemezsiniz. Burada burnunuz da yolculuk eder.
Bir sokaktan geçerken yasemin kokusu sarıyor çevrenizi. Bir başka köşede melisa kokusu karşılıyor sizi. Sonra kekik… Dağların, taşların ve güneşin kokusu karışıyor havaya. Rüzgâr, Datça’nın görünmez çiçekçisi gibi bütün kokuları topluyor; sokak sokak dağıtıyor. Her sokak başka bir çiçek adı taşıyor: Yasemin, Mine, Gül, Menekşe… Sanki sokaklar yalnızca birer yol değil, doğanın yazdığı şiirin dizeleri.

Sonra deniz çıkıyor karşınıza.
O sonsuz mavilik…
Datça’nın denizi başka bir mavidir. Gökyüzüyle yarışan, güneş vurduğunda ışıkla parlayan, bazen turkuazlara çalan, bazen koyu laciverde dönüşen bir mavi… Gökyüzü ile deniz birbirine karışıyor. Ufuk çizgisi siliniyor. İnsan bir süre sonra göğe mi baktığını, denize mi baktığını unutuyor.

Ve deniz billur gibi…
Adını aldığı Billurkent kadar berrak.
Güneş, deniz ve kum…
Yeşil, mavi ve beyaz…
Bir ressamın paletinden çıkmış gibi.
Burada hava da başka.
Temiz, serin, hafif tuzlu… İçinize çektiğiniz her nefeste sanki bedeniniz değil, ruhunuz da nefes alıyor. Bol oksijen insanın içindeki yorgunluğu alıp götürüyor.

Datça’nın güzelliği biraz da bundan olsa gerek.
Burada insan saate bakmayı unutuyor.
Telaş azalıyor.
Gürültü uzaklaşıyor.
Günlük yaşamın ağırlığı hafifliyor.
Bir bankta oturup denizi seyretmek bile yetiyor.
Bir ağacın gölgesinde çay içmek…
Bir sokaktan geçerken çiçek kokusunu içine çekmek…
Akşamüstü güneşinin denizin üzerine bıraktığı altın yolu seyretmek…
Hepsi küçük ama değerli mutluluklara dönüşüyor.
Belki de Billurkent’in en büyük güzelliği bu:
İnsana yaşamın kendisini yeniden anımsatması.
Yaşamanın yalnızca koşturmak, yetişmek, çalışmak, bir yerlere ulaşmak olmadığını…
Bazen durmak gerektiğini.
Bir ağaca bakmak gerektiğini.
Denizin sesini dinlemek gerektiğini.
Bir çiçeğin kokusunu içine çekmek gerektiğini…
Ve yaşamı yeniden sevmek gerektiğini.
Datça bunu sessizce öğretiyor insana.

Billurkent ise bu dersin en güzel sınıflarından biri.
Burada güneş yalnızca gökyüzünü aydınlatmıyor; insanın içini de aydınlatıyor. Deniz yalnızca kıyıya vurmuyor; insanın yüreğine de dokunuyor. Yeşillik yalnızca çevreyi güzelleştirmiyor; ruhu da dinlendiriyor.
İşte bu yüzden…
Nereye baksan güzel.
Nereden baksan güzel.
Bir sokak, bir çiçek, bir zeytin ağacı…
Bir yasemin kokusu, bir melisa esintisi…
Masmavi bir deniz, sonsuz bir gökyüzü…
Ve bütün bunların ortasında, hayatı biraz daha çok sevdiğini fark eden bir insan.

Burası Datça.
Burası Billurkent.
Burası doğanın insana “İyi ki yaşıyorsun” dediği yer.

YAZARIN SON YAZILARI
BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

Yeni Slow Radyo