Dolar 48,9304
Euro 55,7562
Altın 6.740,80
BİST 12.899,35
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 25 °C
Çok Bulutlu

Dilimize ev Milli Kültürümüze Sahip Çıkacağız!

27.09.2026
A+
A-

İYİ PARTİ KESTEL KADIN POLİTİKALARI BAŞKANI SİBEL EFE: “DİLİMİZE VE MİLLİ KÜLTÜRÜMÜZE SAHİP ÇIKALIM”

BURSA – KESTEL: İYİ Parti Kestel Kadın Politikaları Başkanı ve İngilizce Öğretmeni Sibel Efe, 26 Eylül Türk Dil Bayramı dolayısıyla yaptığı açıklamada, Türkçenin yalnızca bir iletişim aracı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, dilin bir milletin tarihini, kültürünü, hafızasını ve gelecek kuşaklarla kurduğu bağı taşıyan temel unsurlardan biri olduğunu ifade etti.

Efe, açıklamasının başında, 26 Eylül 1932 tarihinde Dolmabahçe Sarayı’nda gerçekleştirilen Birinci Türk Dil Kurultayı’nın yıl dönümüne dikkat çekerek, Türk Dil Bayramı’nı kutladı. Efe, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Türk dilinin araştırılması, geliştirilmesi ve gelecek kuşaklara aktarılması için çalışma yürüten dil ve kültür insanlarını saygıyla andı.

“DİL, BİR MİLLETİN HAFIZASIDIR”

Türkçenin önemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Sibel Efe, dilin toplumların yalnızca günlük iletişim ihtiyacını karşılayan bir araç olmadığını vurguladı.

Efe, dilin bir milletin geçmişinden geleceğine uzanan en önemli kültürel bağlardan biri olduğunu belirterek, Türkçenin tarih, kültür, edebiyat ve toplumsal hafızayla iç içe olduğunu ifade etti.

Efe açıklamasında şu değerlendirmelere yer verdi:

“Dil en basit tanımla bir milletin hafızasıdır. Sadece bir iletişim aracı değil; güzel Türkçemiz tarihimizdir, kültürümüzdür, türkülerimizdir, şiirlerimizdir ve annemizin sesi, çocukluğumuzun hatırasıdır.”

Türkçedeki bazı kelimelerin taşıdığı anlamın yalnızca sözlük karşılıklarıyla sınırlı olmadığını ifade eden Efe, “gönül”, “özlem”, “umut”, “hürriyet”, “vatan” ve “millet” gibi kelimelerin, yüzyıllar boyunca oluşan kültürel birikimi de taşıdığını belirtti.

“TÜRKÇE GEÇMİŞLE GELECEK ARASINDA KÖPRÜDÜR”

Türkçenin tarihsel gelişimine de değinen Efe, Türk topluluklarının tarih boyunca çok geniş bir coğrafyada yaşamalarının dilin farklı kollarının ve ağızlarının ortaya çıkmasında etkili olduğunu söyledi.

Türk topluluklarının Orta Asya’dan Anadolu’ya, Kafkasya’dan Balkanlar’a ve Sibirya’ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada varlık gösterdiğine dikkat çeken Efe, Türkiye Türkçesinin de bu büyük dil ailesinin Anadolu’daki tarihsel devamı olduğunu ifade etti.

Efe, dilin aynı zamanda toplumlar arasındaki etkileşimin doğal bir sonucu olarak geliştiğini belirterek, farklı dillerden kelimelerin Türkçeye girmesinin tek başına bir zayıflık göstergesi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini dile getirdi.

Ancak yabancı kökenli kelimelerin Türkçenin yapısına ve ses özelliklerine uyarlanmasının veya Türkçenin kendi kuralları doğrultusunda yeni kelimeler üretilmesinin önemli olduğunu vurguladı.

“TÜRKÇEDE KENDİ KELİMELERİMİZİ ÜRETEBİLMELİYİZ”

Sibel Efe, farklı diller arasındaki kelime alışverişinin tarih boyunca doğal bir süreç olduğuna dikkat çekerek, Türkçenin kendi ihtiyaçları doğrultusunda yeni kavramlar oluşturabilme kapasitesine de vurgu yaptı.

Bu noktada “computer” kelimesini örnek gösteren Efe, Türkçede bunun yerine “bilgisayar” kelimesinin türetilmiş olmasının, Türkçenin yeni kavramları kendi dil yapısı içerisinde karşılayabilme gücünü gösteren örneklerden biri olduğunu belirtti.

Efe, Türkçenin gelişiminin yalnızca yabancı kelimelerin kullanımını tartışmaktan ibaret olmadığını; esas meselenin dilin kendi üretme, dönüştürme ve yeni kavramları karşılayabilme kapasitesini canlı tutmak olduğunu ifade etti.

“TÜRKÇENİN KENDİNE ÖZGÜ BİR YAPISI VAR”

Türkçenin yapısal özelliklerine de dikkat çeken Efe, dilin eklemeli yapısının önemli bir özellik olduğunu belirtti.

Kelime köklerine ve gövdelerine getirilen eklerle anlamın genişletilebildiğini ifade eden Efe, Türkçede eklerin yalnızca kelimeleri uzatmadığını, aynı zamanda kelimenin anlamına yeni katmanlar kazandırdığını söyledi.

Efe, Türkçenin ses ve yazım özelliklerine ilişkin olarak da değerlendirmelerde bulunarak, yazı dili ile konuşma dili arasındaki ilişkinin öğrenme sürecinde önemli bir avantaj sağlayabildiğini ifade etti.

Türkçenin bu özelliklerinin, dilin eğitimden edebiyata, bilimden günlük iletişime kadar geniş bir alanda etkin şekilde kullanılabilmesine katkı sağladığını belirten Efe, Türkçenin zenginliğinin korunmasının ve geliştirilmesinin toplumun ortak sorumluluğu olduğunu kaydetti.

“26 EYLÜL, TÜRKÇENİN BİLİMSEL OLARAK ARAŞTIRILMASININ KURUMSALLAŞTIĞI GÜNDÜR”

26 Eylül tarihinin Türk dili açısından taşıdığı tarihsel öneme de değinen Efe, bu tarihin Türkçenin bilimsel yöntemlerle araştırılması ve geliştirilmesi düşüncesinin kurumsallaşması açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu belirtti.

Efe, Türk Dil Bayramı’nın yalnızca takvimde yer alan sembolik bir gün olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade ederek, bu günün vesilesiyle Türkçenin günlük hayattaki kullanımından eğitim sistemine, edebiyattan bilimsel çalışmalara kadar geniş bir perspektifle ele alınması gerektiğini söyledi.

“DAHA ÇOK OKUMALI, DAHA ÇOK ARAŞTIRMALIYIZ”

Türkçenin geleceğe taşınmasında bireysel sorumlulukların da bulunduğuna dikkat çeken Efe, özellikle çocukların ve gençlerin daha fazla okuması, araştırması ve kelime hazinelerini geliştirmesi gerektiğini vurguladı.

Efe, dilin zenginleşmesinin yalnızca akademisyenlerin, dil bilimcilerin veya eğitimcilerin sorumluluğunda olmadığını belirterek, toplumun bütün kesimlerinin Türkçeyi doğru, bilinçli ve özenli kullanmasının önemine işaret etti.

Kelime hazinesinin geliştirilmesinin kişinin kendisini daha doğru ve güçlü ifade edebilmesine katkı sağlayacağını belirten Efe, Türkçenin sahip olduğu zenginlikten daha fazla yararlanılması gerektiğini ifade etti.

ATATÜRK’ÜN DİL ÇALIŞMALARINA VURGU

Sibel Efe, açıklamasında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Türk dili konusundaki çalışmalarına da geniş yer verdi.

Atatürk döneminde Türk dili üzerine kurultaylar düzenlenmesine, sözlük ve dil araştırmalarının desteklenmesine dikkat çeken Efe, bu çalışmaların Türkçenin bilimsel temeller üzerinde araştırılması ve geliştirilmesi açısından önemli bir miras oluşturduğunu ifade etti.

Efe, Atatürk’ün Türk dili konusundaki yaklaşımının yalnızca geçmişe ait bir çalışma olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, bugün yaşayan Türkçenin de sürekli araştırılması, geliştirilmesi ve gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğini söyledi.

“MİLLİ DEĞERLERİMİZE SAHİP ÇIKMALIYIZ”

Açıklamasının sonunda dil ile milli kültür arasındaki bağa dikkat çeken Efe, Türkçenin korunmasının kültürel mirasın korunması açısından da önem taşıdığını belirtti.

Efe, toplum olarak daha fazla okumaya, araştırmaya, dilin zenginliklerini öğrenmeye ve Türkçeyi doğru kullanmaya ihtiyaç bulunduğunu ifade ederek, dilin gelecek kuşaklara aktarılmasının ortak bir sorumluluk olduğunu kaydetti.

İYİ Parti Kestel Kadın Politikaları Başkanı Sibel Efe, 26 Eylül Türk Dil Bayramı vesilesiyle yaptığı açıklamada, Türkçenin tarihsel ve kültürel değerine dikkat çekerken, dilin korunması ve geliştirilmesi konusunda toplumsal farkındalığın artırılması çağrısında bulundu.

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

Yeni Slow Radyo