SANATIN İZİNDE: ANTALYA’DAN TÜRKİYE’YE BİR SERAMİK İZİ
Bursa Vatan Medya Gurubu köşe yazarı Hayrettin Bulut makalesinde;
“Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.”
Gazi Mustafa Kemal Atatürk
Bir milletin yalnızca tarihiyle değil, kültürüyle ve sanatıyla da geleceğe yürüdüğüne inanıyorsak, sanatın izini sürmek hepimizin sorumluluğudur.
İşte Antalya’da açılan “İZ” Çağdaş Seramik Sergisi, tam da bu anlayışın güzel bir örneği olarak karşımızda duruyor.
Türkiye’nin farklı kentlerinden gelen 50’nin üzerinde sanatçının eserlerini bir araya getiren sergi; seramiğin yalnızca toprağa şekil vermek olmadığını, aynı zamanda düşüncenin, emeğin, duygunun ve hayal gücünün sanatla buluşması olduğunu ortaya koyuyor.
Türkiye’nin yetiştirdiği önemli seramik sanatçılarından, Figen Işıktan’ın küratörlüğünde,
Faruk Manici’nin kordunatorlugunde görsel tasarimciiligini Özgür Manici’nin yaptığı iz Çağdaş seramik sergisi Antalya Kepez Belediyesi’nin desteği ve ev sahipliğinde Modern Sanatlar Galerisi’nde gerçekleştirilen “İZ”, sanatseverlere farklı bakış açılarını aynı çatı altında görme fırsatı sunuyor.
22 Eylül–2 Ekim tarihleri arasında sanatseverlerle buluşan sergide Ankara, Antalya, Afyonkarahisar, İzmir, Bursa, Uşak Çanakkale, Eskişehir ve Aksaray başta olmak üzere birçok kentten sanatçının çalışmaları yer alıyor.
Serginin görsel tasarım ve bütünsel sunum çalışmalarını ise heykeltıraş Özgür Manici üstleniyor. Bireysel eserlerin kendi hikâyeleriyle, serginin genel teması içinde buluşması, izleyiciye yalnızca eserleri görme değil, onların arkasındaki düşünceyi ve sanatçının dünyasını hissetme imkânı da veriyor.
Bursa’dan sergiye katılan değerli seramik sanatçıları Aysun Colbayır, Semanur Gündoğdu Dodevski ve Figen Işıktan da bu sanat yolculuğunun dikkat çeken isimleri arasında.
Her sanatçının toprağa verdiği şekil farklı.
Ama hepsinin ortak bir dili var:
Üretmek, anlatmak ve geleceğe bir iz bırakmak.
SANATIN HAFIZASI
Serginin onur konuğu ise seramik sanatının önemli isimlerinden Prof. Dr. Günger Güner.
“İZ” Sergisi Komisyonu tarafından sanatçı Faruk Manici için özel olarak tasarlatılan ödül plaketi de kendisine ulaştırılmak üzere küratör Figen Işıktan a teslim edildi.
Bu plaketin anlamı, yalnızca bir ödülün ötesinde.
Çünkü sanat dünyasında yıllarını veren insanların emeğine, bilgisine ve yetiştirdikleri kuşaklara duyulan saygıyı da ifade ediyor.
Atatürk’ün sanata verdiği önem burada bir kez daha karşımıza çıkıyor.
Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren sanatın, sanat eğitiminin ve sanatçının desteklenmesi tesadüf değildi. Çünkü çağdaşlaşmanın yalnızca ekonomik veya siyasi gelişmeyle değil, kültürel ve sanatsal birikimle de mümkün olduğu biliniyordu.
Bugün bir seramik sanatçısının ellerinde şekillenen toprak, aslında yalnızca bir eser değildir.
O eser;
bir düşüncedir,
bir emektir,
bir hafızadır,
bir kültürdür.
Ve belki de en önemlisi, gelecek kuşaklara bırakılan bir izdir.
İZ BIRAKMAK
Sanatçı üretir.
Zaman geçer.
Sergiler kapanır.
Eserler başka mekânlara taşınır.
Ama sanatın bıraktığı iz kalır.
“İZ” Çağdaş Seramik Sergisi’ni anlamlı kılan da budur.
Farklı şehirlerden sanatçıları Antalya’da buluşturan bu sergi, Türkiye’nin dört bir yanında biriken sanat emeğinin aynı çatı altında nasıl güçlü bir kültürel bütünlük oluşturabileceğini gösteriyor.
Sanatın dili farklıdır.
Sınır tanımaz.
İnsanı insana bağlar.
Toprağı sanata, sanatı kültüre, kültürü de geleceğe taşır.
Atatürk’ün yıllar önce söylediği sözün anlamı bugün de değişmedi:
“Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.”
O halde sanatın damarlarını canlı tutmak, sanatçının emeğine sahip çıkmak ve kültürel mirasımızı gelecek kuşaklara taşımak hepimizin görevidir.
Antalya’da açılan “İZ” sergisi de bize bunu hatırlatıyor:
Bir sanatçı eser üretir, zaman onu sınar; fakat gerçek sanat, geride mutlaka bir iz bırakır.

