Dolar 48,5250
Euro 56,3246
Altın 6.784,88
BİST 14.467,25
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 30 °C
Açık

Bursa’da ücretli öğretmenlik kuyruğu tartışma yarattı: “Bu bir utanç tablosudur”

13.09.2026
A+
A-

Bursa Osmangazi İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü önünde ücretli öğretmenlik başvurusu yapmak isteyen öğretmenlerin oluşturduğu yoğunluk, eğitim camiasında tepkiye neden oldu. Öğretmen açığının kadrolu atamalar yerine ücretli öğretmenlik uygulamasıyla kapatılmasına tepki gösteren eğitimciler, sistemi “emek sömürüsü” olarak nitelendirdi.

Bursa’nın Osmangazi ilçesinde İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü önünde ücretli öğretmenlik başvurusu yapmak isteyen öğretmenlerin oluşturduğu kuyruk, eğitim sistemindeki öğretmen istihdamı tartışmasını yeniden gündeme taşıdı.

Öğretmen adaylarının ücretli öğretmenlik başvurusu için uzun kuyruklar oluşturması, eğitim camiasında ve kamuoyunda tepkiye neden olurken, öğretmen açığının nasıl giderildiği konusunda da yeni bir tartışma başlattı.

Eğitim alanındaki sendika ve meslek örgütleri, Türkiye’nin farklı bölgelerinde öğretmen ihtiyacının bulunduğunu uzun süredir dile getirirken, mevcut açığın yeterli kadrolu öğretmen ataması yapılmak yerine ücretli öğretmenlik uygulamasıyla karşılanmasını eleştiriyor.

“Bu görüntü mesleğimiz için utançtır”

Osmangazi İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü önündeki başvuru kuyruğuna ilişkin yapılan değerlendirmede, ortaya çıkan görüntünün öğretmenlik mesleğinin geldiği noktayı göstermesi bakımından dikkat çekici olduğu belirtildi.

Açıklamada, öğretmen açığının yıllardır dile getirilmesine rağmen bu açığın kadrolu atamalarla giderilmek yerine ücretli öğretmenlik sistemiyle kapatıldığı savunuldu.

Öğretmen adaylarının eğitim fakültelerinde yıllarca eğitim aldıktan sonra güvencesiz ve geçici çalışma koşullarına mahkûm edilmesinin kabul edilemez olduğu ifade edildi.

“Öğretmen açığı ücretli çalışmayla kapatılıyor”

Ücretli öğretmenlik uygulamasında öğretmenlerin kadrolu meslektaşlarından farklı çalışma ve ücret koşullarına tabi tutulduğu eleştirileri uzun süredir gündemde.

Uygulamanın savunucuları ise özellikle dönemsel ve branş bazlı öğretmen ihtiyacının karşılanmasında ücretli öğretmenlik sisteminin geçici bir çözüm sunduğunu belirtiyor.

Ancak eğitim emekçileri açısından temel itiraz, öğretmen ihtiyacının kalıcı bir istihdam politikasıyla çözülmesi yerine geçici ve güvencesiz çalışma biçimlerine başvurulması noktasında yoğunlaşıyor.

“Başka hiçbir meslekte böyle bir sistem yok”

Yapılan açıklamada, ücretli öğretmenlik uygulamasının diğer kamu hizmetlerindeki istihdam modelleriyle karşılaştırılması gerektiğine dikkat çekildi.

Açıklamada şu sorular yöneltildi:

“Sağlıkta doktor, adalette hâkim, mühendislikte mühendis açığını ‘ücretli’ statüyle kapatan bir sistem gördünüz mü?”

Bu karşılaştırmayla, eğitim alanında uygulanan ücretli öğretmenlik sisteminin öğretmenlik mesleğinin niteliği ve kamu hizmetinin gerektirdiği istihdam güvencesi açısından sorgulanması gerektiği vurgulandı.

Öğretmenlerin yalnızca ders saatleri üzerinden değerlendirilemeyeceği, eğitim faaliyetinin hazırlık, planlama, ölçme ve değerlendirme gibi çok sayıda boyutu bulunduğu ifade edildi.

“Eğitimde ucuz iş gücü modeli kabul edilemez”

Tepkilerin merkezinde ücretli öğretmenlerin çalışma koşulları bulunuyor.

Eğitim emekçileri, öğretmenlerin ekonomik koşullar nedeniyle zor durumda bırakılmasının yalnızca çalışanların kişisel sorunu olmadığını, bunun doğrudan eğitim sisteminin niteliğini etkileyen bir mesele olduğunu savunuyor.

Güvencesiz çalışma koşullarının öğretmenlik mesleğinin toplumsal itibarını zedelediği belirtilirken, eğitimcilerin ekonomik ve sosyal haklarının güçlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor.

“Çocuklarımız geleceğimizdir”

Tartışmanın bir diğer boyutunu ise öğrenciler oluşturuyor.

Öğretmen istihdamındaki sorunların doğrudan öğrencilerin eğitim hakkını etkilediğine dikkat çekiliyor. Öğretmenlerin sık değişmesi, derslerin boş geçmesi veya öğretmen açığının geçici yöntemlerle karşılanması gibi sorunların eğitimde süreklilik açısından risk oluşturabileceği belirtiliyor.

Bu nedenle eğitim politikalarının yalnızca bütçe ve istihdam rakamları üzerinden değil, öğrencilerin nitelikli ve kesintisiz eğitim hakkı üzerinden değerlendirilmesi gerektiği savunuluyor.

“Öğretmenlik sadece kadrolu olmalı”

Yapılan açıklamanın en dikkat çekici mesajlarından biri ise öğretmenlik mesleğinin istihdam biçimine ilişkin oldu.

Açıklamada, eğitim hizmetinin piyasa mantığıyla ve geçici çözümlerle yürütülemeyeceği belirtilerek, öğretmenlerin güvenceli ve kadrolu olarak istihdam edilmesi gerektiği vurgulandı.

Bu kapsamda öğretmen açığının tespit edilmesi, ihtiyaç duyulan branşlarda yeterli sayıda kadro açılması ve atamaların düzenli şekilde gerçekleştirilmesi talep edildi.

“Mücadelemizi sürdüreceğiz”

Eğitim emekçileri adına yapılan değerlendirmede, öğretmenlik mesleğinin itibarsızlaştırılmasına ve güvencesiz çalışma koşullarının yaygınlaştırılmasına karşı mücadelenin sürdürüleceği belirtildi.

Bursa Osmangazi İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü önünde ortaya çıkan ücretli öğretmenlik başvuru kuyruğunun yalnızca bir ilçedeki istihdam sorunundan ibaret olmadığı, Türkiye’de öğretmen istihdam politikalarının yeniden tartışılması gerektiğini gösteren bir tablo olduğu savunuldu.

Eğitimde kalıcı çözüm çağrısı

Bursa’daki görüntü, öğretmen açığı ve öğretmen istihdamı konusundaki tartışmaları yeniden gündeme taşırken, eğitim emekçileri kalıcı çözüm çağrısını yineledi.

Öğretmenlerin güvenceli çalışma koşullarına sahip olması, eğitim hizmetinin sürekliliğinin sağlanması ve öğrencilerin nitelikli eğitime erişiminin güvence altına alınması gerektiği belirtiliyor.

Eğitim camiasında yükselen ortak talep ise açık:

Öğretmen açığı geçici ve güvencesiz çalışma modelleriyle değil, yeterli kadrolu öğretmen atamasıyla giderilsin.

“Eğitim piyasa mantığıyla ve geçici tedbirlerle yürütülemez” mesajının verildiği açıklamada, öğretmenlik mesleğinin saygınlığının korunması ve eğitim çalışanlarının güvenceli istihdam edilmesi çağrısı yinelendi.

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

Yeni Slow Radyo