Dolar 46,4442
Euro 53,2960
Altın 6.312,10
BİST 14.827,35
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 29 °C
Az Bulutlu

ZAFER PARTİSİ GENEL BAŞKANI ÜMİT ÖZDAĞ’DAN GÜNDEME İLİŞKİN KAPSAMLI DEĞERLENDİRMELER

18.06.2026
A+
A-

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, düzenlediği “Türk Milleti Basın Toplantısı”nda Türkiye’nin siyasi, ekonomik, sosyal ve güvenlik gündemine ilişkin kapsamlı açıklamalarda bulundu. Özdağ, konuşmasında hukuk sistemi, kayyum uygulamaları, ekonomi politikaları, enflasyon, erken seçim tartışmaları, terörle mücadele, sığınmacı politikaları, emniyet teşkilatındaki sorunlar, jandarmanın yapısına ilişkin iddialar ve Heybeliada Ruhban Okulu tartışmaları başta olmak üzere birçok konuya değindi.

“AKP TÜRKİYE’Yİ BUTLAN VE KAYYUM ÜLKESİ HALİNE GETİRDİ”

Konuşmasının başlangıcında son dönemde muhalefet belediyelerine yönelik soruşturmalar, gözaltılar, tutuklamalar ve kayyum uygulamalarını değerlendiren Özdağ, Türkiye’de hukuk devleti ilkesinin ciddi biçimde zarar gördüğünü savundu.

AK Parti iktidarının Türkiye’yi “mutlak butlan ve kayyum ülkesi” haline getirdiğini öne süren Özdağ, muhalefet belediyelerine yönelik operasyonların sıradanlaştığını ifade etti. Son savcı atamaları ile NATO Zirvesi sonrasında yapılacağı belirtilen emniyet müdürü atamalarının yeni soruşturmalara ilişkin soru işaretleri doğurduğunu belirten Özdağ, beyaz et sektöründe faaliyet gösteren bazı şirketlere yönelik denetim kayyumu uygulamalarının da bu sürecin bir parçası olduğunu ileri sürdü.

Özdağ, söz konusu uygulamaların hukuk devleti ilkesine ve ekonomiye zarar verdiğini savunarak, serbest piyasa koşullarının ancak hukukun üstünlüğü çerçevesinde korunabileceğini dile getirdi.

“ADALET ÜRETMEYEN YARGI DEMOKRASİYİ TAHRİP EDER”

Yargı bağımsızlığı ve demokrasi ilişkisine değinen Özdağ, hukukun siyasal amaçlarla kullanılmasının demokratik sistem üzerinde yıkıcı sonuçlar doğurduğunu söyledi.

Seçilmiş yöneticilerin atanmış bürokratlara tabi hale gelmesinin milli iradeye zarar verdiğini ifade eden Özdağ, adalet sisteminin siyasal hesaplaşmaların aracı haline gelmesi durumunda demokrasinin yerini otoriter yönetim anlayışının alacağını öne sürdü.

AK Parti’nin 24 yıllık iktidar döneminin sonunda Türkiye’nin hukuk, adalet ve demokrasi açısından ciddi sorunlarla karşı karşıya kaldığını iddia eden Özdağ, mevcut uygulamaların iktidarın gücünü değil zayıflığını gösterdiğini savundu.

“AK PARTİ ERDOĞAN SONRASINA HAZIRLANAN DÖRT GRUBA AYRILDI”

Konuşmasında AK Parti içindeki siyasi dengelere de değinen Özdağ, parti içerisinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan sonrası döneme ilişkin hazırlık yapan farklı grupların bulunduğunu ileri sürdü.

AK Parti’nin artık seçmene yeni bir gelecek vizyonu sunamadığını savunan Özdağ, partinin çözülme sürecine girdiğini öne sürdü. Erdoğan sonrası döneme hazırlanan dört ayrı siyasi eğilimin ortaya çıktığını iddia eden Özdağ, bazı çevrelerin Bilal Erdoğan’ı, bazı çevrelerin ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın damadını öne çıkardığını söyledi.

Başka bir grubun ise mevcut Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Erdoğan sonrasında AK Parti’nin başına geçmesi gerektiğini düşündüğünü öne süren Özdağ, dördüncü grubun ise gelişmeleri beklemeyi tercih ettiğini ifade etti.

Özdağ, seçim tarihi henüz belirlenmemiş olmasına rağmen Türk seçmeninin zihninde seçim sürecinin fiilen başladığını savundu.

“SEÇİMLERİN SONUCUNU MUTFAKTAKİ KRİZ BELİRLEYECEK”

Ekonomik gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özdağ, Türkiye’de yaşanan yüksek enflasyon, hayat pahalılığı ve gelir kaybının seçimlerin sonucunu belirleyecek temel unsur olacağını söyledi.

Haziran 2023’te başlatılan dezenflasyon programının başarısız olduğunu savunan Özdağ, Türkiye İstatistik Kurumu’nun açıkladığı enflasyon verilerine atıfta bulunarak üç yıllık süreçte vatandaşların ağır ekonomik bedeller ödediğini ifade etti.

Emeklilerin ve asgari ücretlilerin gelir seviyelerinin yaşam maliyetleri karşısında yetersiz kaldığını belirten Özdağ, temmuz ayında maaşlara enflasyon farkı verilmesi gerektiğini ancak bunun gerçekleşmediğini söyledi.

Zafer Partisi’nin hedefinin asgari ücretin genel ücret standardı olmaktan çıkarılması ve çalışanların insanca yaşayabilecek gelir seviyelerine ulaşması olduğunu ifade eden Özdağ, toplumun geniş kesimlerinin mevcut ekonomi politikalarına olan güvenini kaybettiğini öne sürdü.

“AK PARTİ’NİN ENFLASYONU DÜŞÜRECEĞİNE DAİR İNANÇ ORTADAN KALKTI”

Merkez Bankası beklenti anketlerine dikkat çeken Özdağ, piyasaların enflasyonun düşeceğine ilişkin beklentilerinin zayıfladığını söyledi.

Ekonomik güvenin ancak hukuk güvenliğiyle mümkün olduğunu belirten Özdağ, adalet sistemine güven duyulmayan bir ülkede ekonomik istikrarın sağlanamayacağını savundu.

Türkiye’nin sürekli borçlanan ve yüksek faiz ödeyen bir ekonomi olmaktan çıkması gerektiğini ifade eden Özdağ, çözümün üretim ekonomisine geçiş olduğunu dile getirdi.

“PKK İLE MÜZAKERE DEĞİL, TERÖRLE MÜCADELE EDİLMELİ”

Terörle mücadele ve çözüm süreci tartışmalarına da değinen Özdağ, bazı siyasi çevrelerin “terörsüz Türkiye” söylemi altında PKK ile yeni bir müzakere süreci yürüttüğünü iddia etti.

Türk halkının büyük çoğunluğunun bu girişimlere karşı olduğunu savunan Özdağ, PKK’nın silah bırakmadığını, yalnızca strateji değişikliğine gittiğini öne sürdü.

Zafer Partisi’nin terörle müzakere değil terörle mücadele anlayışını benimsediğini vurgulayan Özdağ, parti tarafından hazırlanan “Demir Güvercin” programının PKK’ya karşı uygulanacak stratejileri içerdiğini söyledi.

“SIĞINMACI VE KAÇAK GÖÇMEN SORUNU DERİNLEŞİYOR”

Türkiye’deki sığınmacı ve düzensiz göçmen meselesine geniş yer ayıran Özdağ, mevcut göç politikalarının sürdürülemez hale geldiğini savundu.

Tekirdağ’da yaşandığını belirttiği bir mahkeme olayını örnek gösteren Özdağ, düzensiz göç sorununa ilişkin dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu.

Suriye’ye dönüşlerin yetersiz olduğunu öne süren Özdağ, Türkiye’nin Şam Büyükelçisi tarafından açıklanan geri dönüş rakamlarının detaylandırılması gerektiğini söyledi.

Sığınmacıların Türkiye’ye kalıcı olarak entegre edilmesine karşı çıkan Özdağ, bunun Türkiye’nin demografik yapısını değiştireceğini ileri sürdü.

Zafer Partisi’nin “Anadolu Kalesi Projesi” kapsamında Türkiye’de bulunan sığınmacı ve kaçak göçmenlerin ülkelerine geri gönderilmesini hedeflediğini ifade etti.

“POLİS İNTİHARLARI ARAŞTIRILMALI”

Emniyet teşkilatında görev yapan personelin çalışma koşullarına da değinen Özdağ, polislerin ağır çalışma şartları ve psikolojik baskılar altında görev yaptığını söyledi.

2026 yılı içerisinde çok sayıda polis intiharının gerçekleştiğini belirten Özdağ, İçişleri Bakanlığı’nın konuyla ilgili kapsamlı bir araştırma ve soruşturma yürütmesi gerektiğini ifade etti.

Polis teşkilatının karşı karşıya bulunduğu sorunların göz ardı edilmemesi gerektiğini vurgulayan Özdağ, yeni trajedilerin yaşanmaması için önleyici tedbirler alınmasını istedi.

“JANDARMA GENEL KOMUTANLIĞI İLE İLGİLİ İDDİALAR ENDİŞE VERİCİ”

Ankara kulislerinde konuşulduğunu söylediği bazı iddialara da değinen Özdağ, Jandarma Genel Komutanlığı’nın yapısının değiştirilmesine yönelik bir hazırlık bulunduğu yönündeki iddiaların kendisini endişelendirdiğini belirtti.

Jandarma teşkilatının terörle mücadelede önemli başarılar elde ettiğini ifade eden Özdağ, bu kurumun tarihsel ve kurumsal kimliğinin korunması gerektiğini savundu.

“HEYBELİADA RUHBAN OKULU TARTIŞMALARI EGEMENLİK MESELESİDİR”

Konuşmasının son bölümünde Heybeliada Ruhban Okulu’nun yeniden açılmasına ilişkin iddiaları değerlendiren Özdağ, konunun yalnızca eğitim değil aynı zamanda egemenlik ve hukuk meselesi olduğunu savundu.

Batı Trakya’daki Türk azınlığın dini haklarına ilişkin sorunlar devam ederken böyle bir adımın doğru olmayacağını ifade eden Özdağ, okulun Türk hukuk sistemi içerisindeki statüsünün netleştirilmesi gerektiğini söyledi.

Patrik Bartholomeos’un statüsüne ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Özdağ, Türkiye’nin egemenlik haklarının korunmasının önemine vurgu yaptı.

“TÜRK MİLLETİ GELECEĞİNİ SANDIKTA BELİRLEYECEK”

Konuşmasının sonunda Türkiye’nin karşı karşıya bulunduğu siyasi, ekonomik ve toplumsal sorunların demokratik yöntemlerle çözülebileceğini ifade eden Özdağ, Türk milletinin hukuk devleti, demokrasi ve refah taleplerini sandıkta ortaya koyacağını söyledi.

Zafer Partisi’nin tüm kadrolarıyla Türkiye’nin geleceğine hazırlandığını belirten Özdağ, vatandaşların yaşadığı ekonomik ve sosyal sorunların seçim sürecinde belirleyici olacağını ifade ederek konuşmasını tamamladı.

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.