Dolar 46,2642
Euro 53,5947
Altın 6.254,94
BİST 14.080,29
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 29 °C
Az Bulutlu

12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü: Bir Çocuğun Kaybolan Çocukluğu

12.06.2026
A+
A-

Haber Kaynağı: Vatan Medya Bursa
Araştırmacı Yazar Hasan Mesut Ekmen’in Kaleminden
Bugün 12 Haziran…
Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü…
Ancak bazı çocuklar için bugün de diğer günlerden farklı değil. Çünkü onlar sabah okula gitmek için değil, ekmek parası kazanmak için uyanıyorlar.
Birçoğumuzun çocukluk hatıralarında oyunlar, arkadaşlar, okul bahçeleri ve güzel anılar vardır. Peki ya çocukluğunu yaşayamayan çocukların hatıralarında ne var?
Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte işe gitmek için yola düşen küçücük bedenler…
Kendisinden büyük çuvalları sırtında taşıyan minik omuzlar…
Çöplerin arasında ekmek parası arayan masum gözler…
Sanayi sitelerinde yağ ve pas içinde çalışan, elleri daha oyuncak tutması gerekirken çekiç tutan çocuklar…
Henüz hayatın başında olmaları gerekirken hayatın en ağır yükünü taşıyan çocuklar…
Bir düşünün…
Daha on iki, on üç yaşındaki bir çocuğun elleri nasır tutmuş.
Avuçlarında kalem izleri değil, çalışmaktan oluşan yaralar var.
Yüzünde çocukluğun neşesi değil, hayatın yorgunluğu var.
Gözlerinde oyun hayalleri değil, ailesine nasıl destek olacağının endişesi var.
Belki de akşam eve götüreceği birkaç kuruş için bütün gün güneş altında çalışıyor.
Belki bir tamirhanede ustasından azar işitiyor.
Belki bir fabrikada kimsenin fark etmediği bir köşede saatlerce çalışıyor.
Belki de çöplerin arasında kağıt toplayarak ailesinin sofrasına bir lokma ekmek koymaya çalışıyor.
Ve en acısı…
Bu çocukların çoğu çocuk olduklarını bile unutuyor.
Çünkü hayat onlardan çocukluklarını çok erken alıyor.
Oysa bir çocuğun yükü okul çantası olmalıydı.
Onların taşıması gereken şey ağır demirler, çuvallar ve makine parçaları değil; defterleri, kitapları ve hayalleriydi.
Bir çocuğun elleri nasır tutmamalıydı.
Bir çocuğun sırtı ağır yüklerden dolayı eğilmemeliydi.
Bir çocuğun korkusu patronu ya da ustası değil, sadece sınav heyecanı olmalıydı.
Ne yazık ki bugün hâlâ milyonlarca çocuk yoksulluğun, çaresizliğin ve ihmalkârlığın bedelini ödüyor.
Kimisi iş kazalarında hayatını kaybediyor.
Kimisi sakat kalıyor.
Kimisi eğitim hakkından mahrum kalıyor.
Kimisi ise sessizce büyüyüp gidiyor; içinde yaşayamadığı bir çocukluğun derin yarasıyla…
Ve bizler çoğu zaman onların yanından geçip gidiyoruz.
Bir kırmızı ışıkta mendil satan çocuğa bakıyoruz.
Bir sanayi sitesinde çalışan küçücük bir çocuğu görüyoruz.
Çöplerden kağıt toplayan bir çocuğa rastlıyoruz.
Sonra birkaç saniye üzülüp hayatımıza devam ediyoruz.
Ama onlar hayatlarına devam edemiyor…
Çünkü onların çocukluğu yarım kalıyor.
Bugün 12 Haziran’da vicdan sahibi herkese sesleniyorum:
Bir çocuğun gözyaşı, bütün insanlığın ayıbıdır.
Bir çocuğun okuldan uzak kalması, geleceğin kararmasıdır.
Bir çocuğun çalışmak zorunda bırakılması, çocukluğunun elinden alınmasıdır.
Hiçbir çocuk ekmek ile eğitim arasında tercih yapmak zorunda kalmamalıdır.
Hiçbir çocuk ailesinin geçim yükünü omuzlamak zorunda bırakılmamalıdır.
Hiçbir çocuk oyun çağında hayat mücadelesi vermemelidir.
Geliniz…
Bugün sadece çocuk işçileri konuşmayalım.
Onların sessiz çığlıklarını duyalım.
Nasır tutmuş ellerini görelim.
Yorgun gözlerindeki umudu kaybetmeyelim.
Çünkü onlar bizim evlatlarımızdır.
Çünkü onlar bu ülkenin geleceğidir.
Ve unutmayalım…
Bir çocuğun çalıştığı yerde insanlığın vicdanı eksiktir.
Bir çocuğun ağladığı yerde hepimizin sorumluluğu vardır.
Ve bir çocuğun kaybolan çocukluğu, aslında hepimizin kaybıdır.
Çocuklar işçi değil, geleceğimizdir. Çocukların yeri iş yerleri değil, okul sıralarıdır.
Hasan Mesut Ekmen
Araştırmacı Yazar – Vatan Medya Bursa

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.