BİZİM MÜCADELEMİZ
Bursa Vatan Medya Gurubu köşe yazarı Sevgi Yıldız makalesinde;
Bazı mücadeleler vardır; yalnızca iki insanın, iki fikrin ya da iki siyasi görüşün çatışması değildir.
Onlar, bir milletin kaderini belirleyen büyük yol ayrımlarıdır.
Bugün bizim mücadelemiz de tam olarak budur.
Cumhuriyetle monarşinin…
Laiklikle istismarın…
Liyakatle kayırmacılığın…
Bilimle hurafenin…
Aydınlıkla karanlığın mücadelesidir bu.
Çünkü tarih bize şunu defalarca göstermiştir:
Bir toplum, aklı terk ettiği gün gerilemeye başlar.
Adaleti kaybettiği gün çürür.
Liyakati bir kenara bırakıp sadakati öne koyduğu gün ise kendi geleceğini tüketir.
Bizim mücadelemiz;
Doğrunun yanlışla,
Medeniyetin yobazlıkla,
Namusun ahlaksızlıkla,
Vicdanın çıkar hesaplarıyla verdiği uzun ve yorucu bir mücadeledir.
Bu kavga sadece siyaset meydanlarında verilmez.
Bir öğretmenin sınıfta anlattığı derste,
Bir gencin kurduğu hayalde,
Bir annenin evladına öğrettiği ahlakta,
Bir işçinin alın terinde,
Bir hâkimin vicdanında devam eder.
Çünkü mesele sadece yönetim biçimi değildir;
Nasıl bir insan olacağımızın da meselesidir.
Bugün bazıları korkudan beslenirken,
Bazıları cehaleti büyütüp insanları birbirine düşürmeye çalışırken,
Biz; huzurun, barışın ve ortak aklın tarafında durmak zorundayız.
Bizim mücadelemiz;
Ezilenle ezenin,
Haklıyla güçlünün,
Hırsızla alın terinin,
Barışla savaşın mücadelesidir.
Ve unutulmamalıdır ki;
Cumhuriyet yalnızca bir rejim değil, bir karakter meselesidir.
Cumhuriyet; kul olmaktan çıkıp birey olabilmenin adıdır.
Laiklik ise inanca düşmanlık değil, her inancın özgürce yaşayabilmesinin teminatıdır.
Atatürk’ün ortaya koyduğu fikirler bu yüzden hâlâ dimdik ayaktadır.
Çünkü onlar bir dönemin değil, çağdaş bir geleceğin fikirleridir.
Bizim mücadelemiz;
Karanlığa karşı bir mum yakabilenlerin,
Suskunluğa karşı konuşabilenlerin,
Boyun eğmek yerine düşünebilenlerin mücadelesidir.
Ve evet…
Bu mücadele bazen yalnız kalmayı göze almaktır.
Ama tarih boyunca geleceği değiştirenler, çoğu zaman kalabalıklar değil; doğru yerde duran cesur insanlar olmuştur.
Son söz şudur:
Bizim mücadelemiz kinle değil fikirle, nefretle değil akılla, baskıyla değil özgürlükle kazanılacaktır.
Çünkü bu mücadele;
Atatürk ile yedi düvelin değil yalnızca…
Aynı zamanda çağdaşlık ile gericiliğin, özgürlük ile teslimiyetin, umut ile karanlığın kavgasıdır.
