Dolar 46,3177
Euro 53,8421
Altın 6.441,84
BİST 14.421,88
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 31 °C
Az Bulutlu

Baharın Umudu Hıdırellez: Dileklerin ve Paylaşmanın Gecesi

06.05.2026
A+
A-

Bursa Vatan Medya Grubu köşe yazarı Yücel Akyürekli’nin kaleminden

Baharın kapıyı araladığı, toprağın yeniden nefes aldığı o özel zamanlardan biri Hıdırellez. Takvimler 5 Mayıs’ı 6 Mayıs’a bağlayan geceyi gösterdiğinde, yalnızca mevsim değişmez; umutlar da tazelenir, dilekler yeniden filizlenir. Yüzyıllardır süregelen bu kadim gelenek, doğanın uyanışıyla insanın iç dünyası arasında görünmez bir köprü kurar.

Hıdırellez’in kökeni, halk inanışına göre Hızır ve İlyas peygamberlerin yeryüzünde buluştuğu güne dayanır. Bu buluşma bolluğun, bereketin ve şifanın simgesi olarak kabul edilir. Dolayısıyla Hıdırellez gecesi, dileklerin en saf haliyle dile getirildiği, geleceğe dair umutların sembollerle ifade edildiği özel bir zaman dilimidir. Bazıları dileklerini küçük kağıtlara yazar, bazıları ise gül ağaçlarının altına hayallerini çizer. Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte bu dileklerin evrene karıştığına inanılır.

Ancak Hıdırellez yalnızca dilek dilemekten ibaret değildir. Aynı zamanda paylaşmanın, bir araya gelmenin ve doğayla yeniden bağ kurmanın günüdür. Ateşler yakılır ve üzerinden atlanır; bu, kötülüklerden arınmayı simgeler. Sofralar kurulur, şarkılar söylenir, oyunlar oynanır. Hayat, tüm sadeliği ve neşesiyle yeniden kutlanır.

Modern hayatın koşuşturması içinde belki de en çok unuttuğumuz şey, doğanın ritmiyle uyum içinde yaşamak. Hıdırellez, bu uyumu hatırlatan nadir anlardan biridir. Betonların arasında bile bir gül ağacına dilek bağlama ihtiyacı hissediyorsak, bu içimizde hâlâ canlı olan eski bağın göstergesidir.

Bugün Hıdırellez’i kutlarken belki de en önemli soru şudur: Gerçekten ne diliyoruz? Daha çok şeye sahip olmayı mı, yoksa sahip olduklarımızın kıymetini bilmeyi mi? Çünkü bahar, yalnızca dış dünyada değil, insanın içinde de yeşerdiğinde anlam kazanır.

Yücel Akyürekli, bu Hıdırellez’in yalnızca dileklerin tutulduğu değil, umutların gerçekten hissedildiği bir başlangıç olmasını temenni ediyor. Çünkü bazen en büyük mucize, bir mevsimin değişmesi değil; insanın yeniden inanabilmesidir.

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.