Dolar 46,9929
Euro 53,6680
Altın 6.225,55
BİST 14.321,19
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 27 °C
Parçalı Bulutlu

ÇANAKKALE SAVAŞI: Ateşten Doğan Bir Ulus

18.03.2026
A+
A-

Bursa Vatan Medya Gurubu köşe yazarı Zeki Baştürk makalesinde;

Bir kıvılcım…
Karanlığın en koyu anında çakan bir kıvılcım…
Bir kıvılcım, bir bozkırı tutuşturur.
Çanakkale’de yakılan o ateş, yalnız bir cephenin değil, bir ulusunun yüreğinin ateşiydi. Boğazın serin sularına gömülmek istenen bir ülke, bağımsızlık ve özgürlük  umuduyla, inancıyla  ayağa kalktı. Çelik zırhlılara karşı göğsünü siper etti, mermiye karşı yürek, teknolojiye karşı teslim olmayan bir ruh durdu.

Düşman, “Bu iş bitti.” diyordu.
Oysa Anadolu yeni başlıyordu.
Top sesleri göğü yırtarken, anaların duaları arşa yükseliyordu. Daha onbeşinde, onaltısında, bıyığı terlememiş çocuklar; sırtlarında ceket, ceplerinde belki bir mektup, yüreklerinde ise koskoca bir vatan taşıyordu. Kimi bir daha dönemedi köyüne. Kimi sevdiğine kavuşamadı. Ama hepsi, bu toprağa adını kanıyla yazdı.

Çanakkale yalnız bir savaş değildir; bir diriliş destanıdır.
Her siper bir sığınak, her kurşun bir yemin, her şehit bir bayraktır.
Ve o cehennem ateşinin ortasında bir yıldız parladı:
Mustafa Kemal Atatürk.
“Ben size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum.” derken, aslında bir ulusun  yazgısını değiştiriyor, tükenmiş bir toplumu ayağa kaldırıyordu. Ölümü emreden bir komutanın askerleri, ölümsüzlüğe yürüdü. Çünkü bilirlerdi ki vatan düşerse namus düşer, bayrak düşerse gelecek düşer.

Çanakkale’de deniz kızıl aktı.
Toprak, şehit kanıyla yoğruldu.
Ama o kan, bir yenilginin değil; yeniden doğuşun başlangıcıydı.
Yüzyıllardır geri çekilen bir imparatorluğun yorgun omuzlarında birdenbire bir silkiniş başladı. “Biz bitti demeden bitmez!” haykırışı, siperlerden Anadolu’nun dağlarına, ovalarına yayıldı. O gün Çanakkale’de yalnız düşman durdurulmadı; umutsuzluk da boğazın sularına gömüldü.

Ve o siperlerde atılan adım, yıllar sonra Türkiye Cumhuriyeti’nin temel harcı oldu. Çanakkale, küllerinden doğan bir ulusun  ilk kez soluk almasıydı.

Bugün 18 Mart’ta rüzgâr biraz daha ağır eser Gelibolu’da.
Toprak biraz daha hüzünlü, ama biraz daha gururludur. Çünkü orada yatanlar, bize yalnızca bir vatan bırakmadı; baş eğmeyen bir ruh, teslim olmayan bir irade bıraktı.

Çanakkale geçilmedi.
Çanakkale’de bir ulus yeniden doğdu. Özgürlüğünü ve bağımsızlığını kazandı. Onurunu korudu.

Bu destanı yaratan  başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm şehit ve gazilerimizi sevgiyle, saygıyla anıyoruz.
Işıklar içinde uyusunlar.

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.