Dolar 48,0749
Euro 56,1100
Altın 7.193,60
BİST 14.501,49
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 35 °C
Açık

Bursa’da genç çevrecilerden milli parklar için sert uyarı

STK
23.02.2026
A+
A-

Z Doğa Derneği Bursa Temsilcisi Zeynep Göksu İnayet, gündemdeki Milli Parklar Kanunu değişikliğine tepki gösterdi. Genç çevreciler, özellikle Uludağ Milli Parkı gibi kritik doğal alanlarda koruma statüsünün zayıflatılmasının geri dönülmez sonuçlar doğuracağı uyarısında bulundu.

Uludağ Milli Parkı Ekosistemi Risk Altında

Uludağ Milli Parkı, Marmara Bölgesi’nin en önemli su havzalarından birini barındırmasının yanı sıra zengin biyolojik çeşitliliği ve orman ekosistemleriyle Türkiye’nin en değerli doğal alanları arasında yer alıyor.

Z Doğa Derneği Bursa Temsilcisi Zeynep Göksu İnayet, milli parkların yalnızca belirli bölgelerin değil, tüm toplumun ortak yaşam güvencesi olduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu:

“Milli parklar kısa vadeli kalkınma projelerinin uygulanacağı alanlar değil; gelecek kuşaklara bırakılacak doğal mirasın sigortasıdır. Koruma statüsünde yapılacak her gevşeme, habitat kaybına ve iklim kırılganlığının artmasına yol açacaktır.”

“Koruma Değil, Kullanım Baskısı Artıyor”

Genç çevreciler, gündemdeki Milli Parklar Kanunu değişikliğinin koruma anlayışını güçlendirmek yerine kullanım baskılarını artırabilecek bir yönelim taşıdığı görüşünde.

Önerilen düzenlemelerde:

  • Korunan alanlarda kullanım izinlerinin genişletilmesi
  • Planlama ve yetki süreçlerinin merkezileştirilmesi
  • Bilimsel denetim mekanizmalarının zayıflatılması

gibi başlıkların öne çıktığına dikkat çekiliyor.

İnayet, doğa koruma politikalarında esas olanın kullanımın kolaylaştırılması değil, ekosistem bütünlüğünün garanti altına alınması olduğunu vurguladı.

Ekolojik Güvenlik Meselesi

Açıklamada milli parkların ekonomik büyümenin rezerv alanları değil, ekolojik çöküşe karşı toplumun sigortası olduğu ifade edildi.

Koruma statüsünü esneten her düzenlemenin yalnızca biyolojik çeşitliliği değil;

  • su döngüsünü,
  • iklim direncini,
  • yerel yaşamı ve
  • afet risklerini

doğrudan etkileyeceği belirtildi.

Genç çevreciler, doğal alanları zayıflatan her yasal düzenlemenin ileride su krizleri, orman kayıpları ve artan afet maliyetleri olarak topluma geri döneceğini savundu.

“Doğa Yerine Konulamaz”

Z Doğa Derneği Bursa Temsilcisi Zeynep Göksu İnayet, çağrısını şu sözlerle tamamladı:

“Doğa kaybedildiğinde yerine konulamayan tek varlıktır. Bu nedenle yapılması gereken koruma mekanizmalarını esnetmek değil; bilimsel, şeffaf ve katılımcı bir yaklaşımla daha da güçlendirmektir. Tüm karar alıcıları, milli parkları birer kullanım alanı olarak değil, ülkenin ekolojik güvenliği olarak görmeye davet ediyoruz.”

Genç çevreciler, başta Uludağ Milli Parkı olmak üzere Türkiye’nin tüm milli parklarının anayasal sorumluluk çerçevesinde korunması gerektiğini vurgulayarak, koruma rejimini zayıflatacak her düzenlemeye karşı kamuoyunu duyarlı olmaya çağırdı.

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

Yeni Slow Radyo