Dolar 48,0997
Euro 56,1291
Altın 7.171,10
BİST 14.356,12
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 32 °C
Parçalı Bulutlu

“Bu Çocuklar Nereye Gidiyor?” Sokakta Büyüyen Bir Neslin Sessiz Çığlığı

03.02.2026
A+
A-

Sevgi Yıldız – Bursa Vatan Medya Grubu Köşe Yazarı

Her gün yeni bir haber…
Her gün yeni bir kavga…
Her gün bir yaralanma, bir gözaltı, bir dağılan aile…

Ve artık bu haberlerin başrolünde yetişkinler değil; çocuklar var.
Henüz hayata tutunması, hayal kurması, oyun oynaması gereken yaşlarda gençler… Bugün şiddetin, suçun ve karanlığın tam ortasında büyüyor.

Okullarda, parklarda, mahalle aralarında, ıssız sokak köşelerinde yaşanan olaylar artık istisna değil; alışılmış bir tablo hâline geldi. Bıçaklar, sopalar, gruplar hâlinde dolaşan çocuklar… Daha da ürkütücü olan ise bu şiddet sarmalının giderek normalleşmesi.

“Bu Çocuklar Kötü Değil, Yalnız”

Uzmanlar yıllardır aynı noktaya dikkat çekiyor:
Bu çocuklar doğuştan “kötü” değil.
Bu çocuklar yalnız.

Birçok aile geçim derdinin altında eziliyor.
Anne-babalar yorgun, çaresiz, tükenmiş…
Çocuklarına yetmek istiyorlar ama çoğu zaman güçleri yetmiyor.

Sevgi eksik…
İlgi eksik…
Rehberlik eksik…

Evde görülmeyen çocuk, değeri sokakta arıyor.
Dinlenmeyen genç, sesini şiddetle duyurmaya çalışıyor.
Sahip çıkılmayan çocuk, yanlış ellerin arasında büyüyor.

Şiddet Artık Oyun Değil

Bir zamanlar “yaramazlık” diye geçiştirilen davranışlar, bugün tehlikeli boyutlara ulaştı.
Gruplaşmalar güç gösterisine dönüştü.
Kavga bir refleks, bıçak bir araç hâline geldi.

En acı olanı da şu:
Bu karanlık tablonun içine artık kız çocuklarımız da çekiliyor.
Şiddet cinsiyet tanımıyor, yaş tanımıyor.
Korku sıradanlaşıyor, vicdan köreliyor.

Hepimizin Sorması Gereken Sorular Var

Toplum olarak artık kendimize şu soruları sormak zorundayız:

  • Bu çocuklar neyi paylaşamıyor?

  • Kim onları gerçekten dinliyor?

  • Kim sahip çıkıyor?

  • Kim yol gösteriyor?

Bu mesele sadece “ailenin sorunu” değildir.
Bu, toplumun tamamını ilgilendiren bir krizdir.

Okulun sorumluluğudur.
Mahallenin sorumluluğudur.
Yerel yönetimlerin, devletin, sivil toplumun sorumluluğudur.
Çünkü bu çocuklar kaybolursa, yarınlarımız kaybolur.

Çözüm Ceza Değil, Sahiplenmektir

Uzmanlar net söylüyor:
Bu sorunun çözümü sadece cezalarla mümkün değil.

Çocuklara:

  • Spor alanları açılmazsa,

  • Sanatla, müzikle, kültürle buluşturulmazsa,

  • Meslek edindirilmezse,

  • Psikolojik ve sosyal rehberlik sunulmazsa,

Sokak çoktan onların hayatına sahip çıkmış olacak.

Ve sokak, merhametli değildir.

En Can Alıcı Soru

Bugün kavgaya karışan çocuk…
Bugün eline bıçak alan genç…

Eğer bu gidişat böyle devam ederse,
Yarın neye karışacak?

Toplum olarak şimdi “dur” demezsek,
Yarın çok geç olabilir.

Bu Çocuklar Bizim

Bu çocuklar başkalarının değil…
Bu gençler yabancı değil…

Onlar bizim çocuklarımız.
Bizim mahallemizden, bizim okulumuzdan, bizim geleceğimizden.

Ve şunu unutmamalıyız:
Bir çocuğu kaybetmek, sadece bir hayatı değil;
Bir geleceği kaybetmektir.

Onları kaybetmeye tahammülümüz yok.

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

Yeni Slow Radyo