Dolar 48,0997
Euro 56,1291
Altın 7.171,10
BİST 14.356,12
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 32 °C
Parçalı Bulutlu

1960’ların Ankara’sından Bir Kare: “Zıvana” ve Zıvanadan Çıkmak Deyiminin Hikâyesi

23.01.2026
A+
A-

ANKARA – 1960’lı yıllara ait Sıhhiye Meydanı’ndan bir fotoğraf, başkentin geçmişteki gündelik yaşamına dair çarpıcı ayrıntıları günümüze taşıyor. Görüntüde, klasik Amerikan otomobilleri ve troleybüslerin arasında ilerlemeye çalışan bir koyun sürüsü dikkat çekerken, dönemin şehir hayatındaki karmaşa ve sadelik aynı karede buluşuyor.

Fotoğrafta öne çıkan bir diğer unsur ise meydanın ortasında görev yapan trafik polisi ve içinde bulunduğu silindir şeklindeki küçük kulübe. O dönem Ankara başta olmak üzere birçok şehirde kullanılan bu yapının adı “zıvana” olarak biliniyor.

Zıvana, trafik polislerinin trafiği yönettiği dar bir kontrol noktasıydı. Polis memurları, yazın yüksek sıcaklıklara, kışın ise dondurucu soğuğa rağmen saatlerce bu kulübelerin içinde görev yapıyordu. Trafiğin yoğunlaştığı, kontrolün zorlaştığı ya da kural ihlallerinin arttığı anlarda ise görevli polis, zıvanadan çıkarak doğrudan müdahalede bulunuyordu.

Bu durum, zamanla halk arasında mecazi bir anlam kazanarak günlük dile yerleşti. Bir kişinin sabrının tükenmesini ve öfkeyle kontrolünü kaybetmesini ifade eden “zıvanadan çıkmak” deyiminin, bu sahnelerden ilhamla ortaya çıktığı belirtiliyor.

Bugün sıkça kullanılan bu deyim, Ankara’nın eski sokaklarında, Sıhhiye Meydanı’nın yoğun ve renkli atmosferinde doğmuş; kentin hafızasında yer eden küçük ama anlamlı bir kültürel miras olarak varlığını sürdürüyor.

Ankara, 1960…
Sıhhiye Meydanı’nın en kaotik ama bir o kadar da nostaljik hâli…

Fotoğrafa dikkatle bakın. Bir yanda klasik Amerikan otomobilleri ve troleybüsler, diğer yanda trafiği adeta kilitleyen bir koyun sürüsü… Ankara’nın o yıllardaki gündelik hayatı, tüm sadeliği ve karmaşasıyla aynı kareye sığmış.

Ama asıl dikkat edilmesi gereken detay, bu hengâmenin tam ortasında dimdik duran trafik polisi ve içinde bulunduğu silindir şeklindeki küçük kulübe.

İşte o kulübenin adı: “Zıvana.”

Geçmişte trafik polisleri, yazın kavurucu sıcağında, kışın dondurucu ayazında saatlerce bu daracık zıvananın içinde durarak trafiği yönetirdi. Ancak trafik içinden çıkılmaz bir hâl aldığında ya da kural tanımaz bir sürücü sabırları zorladığında, polis memuru öfkeyle zıvanadan dışarı fırlardı.

Halk da bu sahneden ilhamla, bir insanın sabrının taşmasını anlatmak için şu deyimi kullanmaya başladı:

“Zıvanadan çıkmak.”

Bugün günlük dilde sıkça kullandığımız bu ifade, Ankara’nın eski sokaklarında, Sıhhiye Meydanı’nın karmaşasında doğmuş küçük ama anlamlı bir şehir hatırasıdır.

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

Yeni Slow Radyo