Dolar 46,9799
Euro 53,6766
Altın 6.206,29
BİST 14.321,19
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 27 °C
Parçalı Bulutlu

“Araplar Gerçekten Düşmanımız mı?”

02.12.2025
A+
A-

Bursa Vatan Medya Grubu Köşe Yazarı Av. Cüneyt Bülent Şeker: “Araplar Gerçekten Düşmanımız mı?”

Avukat Cüneyt Bülent Şeker, kaleme aldığı köşe yazısında tarihsel ön yargılar ve bölgesel algılar üzerinden dikkat çekici bir sorgulama yaptı: “Araplar gerçekten düşmanımız mı?”

Şeker, özellikle Osmanlı’nın 1. Dünya Savaşı sonrası yıkılışı ve İngilizlerin bölgeyi cetvelle çizilmiş sınırlarla parçalamasına vurgu yaparak, tarihin sadece belirli kesitlerinden bakarak oluşturulan yargıların sağlıklı olmadığını ifade etti. Yazısında şu ifadelere yer verdi:

“İngilizler, 1. Dünya Savaşı’ndan sonra (yenilmiş) Osmanlı bakiyesi olan toprakları neredeyse cetvelle birbirinden ayırdı. Bu sınırlar ne tarihî gerçeklere, ne kültürel bağlara, ne de dini birlikteliğe dayanıyordu.”

Arap coğrafyasına dair oluşturulan düşmanlık söyleminin, özellikle batılı istihbarat aygıtlarının Orta Doğu’daki böl-yönet politikalarıyla beslendiğini belirten Şeker, bu yaklaşımın Müslüman coğrafyasını birbirine düşürmekten başka bir işe yaramadığını ifade etti.

“Bizim düşmanımız Araplar değil, ortak coğrafyamızda fitne tohumları eken emperyal projelerdir” diyen Şeker, toplumun tarihsel analiz yaparken daha soğukkanlı ve derinlikli düşünmesi gerektiğini vurguladı.

Köşe yazısı, tarihsel olaylara yüzeysel ve duygusal tepkilerle değil, bilgiye ve farkındalığa dayalı bir şekilde yaklaşılması çağrısı niteliğinde.

ARAPLAR GERÇEKTEN DÜŞMANIMIZ MI? İngilizler 1. Dünya Savaşından sonra (yenilmiş) Osmanlı bakiyesi olan toprakları (nerdeyse) cetvel ile birbirinden ayırdılar. Bu ayırdıkları bölgelere “DEVLET” dediler ve başlarınada (Yönetebilecekleri) ve daima desteklerine ihtiyaç duysun diye topluma zıt görüşteki hırslı liderleri koydular.

Eski Osmanlı teb’asını da ARAP-TÜRK diye birbirine düşman ettiler. Ki tekrar Osmanlı hortlamasın, İslam Ümmeti bir araya gelmesin. (Sonra da Kürt-Türk diye) Bu gün geçmişten beri Türkiyede yaşayan ( Özellikle Hatay-Adana-İskenderun başta olmak üzere) Arap asıllı çok sayıda Türk vatandaşı vardır. (Ör; Suriyede ve diğer komşu arap ülkelerinde yaşayan önemli bir Türk nüfusu da vardır. Çanakkalede yatan çok sayıda arap şehit de unutmayalım…

Vatandaşlığa geçen Suriyelileri saymıyorum) Biz elbette Türklüğümüz ile gurur duyoruz, ama biz her şeyden önce Müslümanız ve Müslümanlıkta Irkçılık yoktur. Herkes Hz.Adem (AS) çocuğudur. Ve efendimiz Hz.Muhammed (SAV) dediği gibi; “Acem’in (Arap olmayanın) Arap’a, Arab’ın Acem’e üstünlüğü yoktur, üstünlük ancak takva (Ahlak ve Allah’a saygı) ile dir.

” Yani bir hoca hele Cuma hutbesinde IRKÇILIK YAPAMAZ. (Hz. Peygamber’in de Arap olduğu unutulmamalıdır.) O halde bu hoca; -Ya dengesizdir, -Ya cahildir, -Ya da Türkiyede (ve cemaat içinde) çok sayıda Arap olduğunu bile bile düşmanlığı körüklemeye çalışan bir AJAN dır… Elbette bu yaptığı da kanunlarımıza göre SUÇTUR… Bence hakkında halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama suçundan (TCK 216) soruşturma açılmalıdır.

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.