Dolar 46,9929
Euro 53,6680
Altın 6.225,55
BİST 14.321,19
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 27 °C
Parçalı Bulutlu

Zeki Baştürk Yazdı: Görünmezliğin Ülkesi

27.11.2025
A+
A-

Bursa Vatan Medya Grubu köşe yazarı Zeki Baştürk, kaleme aldığı son yazısında Türkiye’deki sosyal adaletsizliklere dikkat çekerek, görünmez kılınan insanlara vurgu yaptı. Baştürk, “Bu görünmezlik Harry Potter’ın pelerininden değil; bu coğrafyanın üstüne sinmiş ağır, yapışkan, suskun bir görünmezliktir” diyerek çarpıcı bir benzetmeyle başladı.

Baştürk’e göre, iktidarın stratejisi oldukça net: Kimin sesini duymak istemiyorsa, onu görünmezleştiriyor. Gündelik yaşamın en kırılgan kesimleri, haklı taleplerini duyuramayan milyonlar, bir kalem darbesiyle yok sayılıyor.

Örnek olarak emeklileri gösteren Baştürk, “Ömrünü ülkesine vermiş insanlar bugün yaşamaya yetecek bir nefes arıyor ama bütçede, siyasette, ekranlarda yoklar. Emekli görünmez,” dedi. Yine açlıkla boğuşan çocukları hatırlatan yazar, “Beslenme çantası boş diye okula gidemeyen çocuk istatistiklere bile utangaçça giriyor. Açlık görünmez çünkü çocuğun utancı konuşmaz,” ifadelerini kullandı.

Yazı, yoksulluğun, açlığın ve adaletsizliğin sadece rakamlarla değil, sessizlikle de bastırıldığına dikkat çekerek, toplumu görmeye ve ses vermeye davet ediyor.

İşte o yazı…

Yılın sözcüğü mü? Aslında yılların yarası…

TDK, “yılın sözcüğü” için bir sormaca (anket) düzenliyormuş. Ülkenin dört bir yanından öneri yağıyormuş da herkes kendi zamanının ruhunu yakalayan bir sözcük arıyormuş.
Benim için aramaya gerek yok:

GÖRÜNMEZLİK.

Hem de Harry Potter’ın pelerininkinden değil, bu coğrafyanın üstüne sinmiş ağır, yapışkan, suskun bir görünmezlik. Çünkü bu ülkede iktidar, kimin sesini duymazdan gelmek istiyorsa onu görünmezleştiriyor.
Gündelik yaşamın en kırılgan insanlarını, en haklı çığlıklarını… bir kalem darbesiyle yok hükmünde sayıyor.

Örneğin emekli… Ömrünü ülkesine vermiş, şimdi yaşamaya yetecek bir soluk arıyor. Ama iktidarın gözünde yok; bütçe kalemlerinde yok, politika planlarında yok, yüzlerdeki anlatımda yok. Emekli görünmez.

Beslenme çantası boş diye okula gidemeyen çocuk, istatistiklere bile utangaçça giren o küçük yaşamlar… Onlar görünmez. Açlık görünmez çünkü çocuğun utancı konuşmaz. Yoksulluk, rakamlarda makyajlanır; gerçekler ise arka mahallelerin sessizliğinde kaybolur.

Barınacak yer bulamadığı için öğrenimini donduran üniversiteli de görünmez. Geleceğin mühendisiydi, öğretmeniydi, doktoruydu… Ama şimdilik görünmez. Sanki yokmuş gibi davranmak, sorumluluktan kaçmanın en kolay yolu.

Öldürülen kadınlar…
Onların adları çoğaldıkça, devletin bakışı daha da daralıyor. Cinayet bir anda “aile içi mesele”, şiddet “tahrik”, kadın ise adeta “kusurlu” ilan ediliyor. Kadın görünmez oldukça, şiddet gölge gibi büyüyor.

Çocuk işçiler…
Daha oyun çağında iken makine seslerine karışan nefesleri kim duyuyor? Onlar, üretimin en dip notlarında görünmez birer kalem. Karın tokluğuna çalışan o minicik eller, toplumun vicdanına bile sığmıyor artık.

Atanmayan öğretmenler, mülakat mağdurları, yıllarca emek verip bir kapının önünde bekletilen gençler… Kalabalıklar içinde birer gölgeye dönüşüyorlar. Bir dosyanın en alt sayfasında, bir listede, bir mülakat odasında yok sayılmanın acısını taşıyorlar.

İşte bu yüzden yılın sözcüğü görünmezlik olmalı.
Çünkü bu ülkede görünmezlik bir tercih değil, bir yönetim biçimi.Sorunları çözmek yerine onları görünmez ilan etmek…
İnsanları duymak yerine seslerini kısmak…Zorlukları gidermek yerine üzerini örtmek…

Oysa bir toplum ancak gördüğü, göründüğü kadar iyileşir. Gözünü kaçırdığı her acı, büyür; yok saydığı her insan, bir gün daha yüksek sesle hak ister. Görmediğini sanırsın, ama görünmezlik bir gün kapıyı çalar ve seni de içine çeker.

Belki de yılın sözcüğü değil, yeni bir çağın kapısı bu:
“Görünmezliği reddeden” bir çağ. İnsanını gören, sesini duyan, yarasını saklamayan bir toplum.

Çünkü görünmezlik, sözcük olarak güzel durabilir ama gerçek yaşamda bir insanın kaderi olmamalı.

Gören gözlerin görünmezleri görmesi umudu ve dileğimle….

Zeki BAŞTÜRK

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.