Dolar 47,0022
Euro 53,7774
Altın 6.138,75
BİST 14.158,63
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 31 °C
Açık

Başöğretmen Atatürk’e Mektuplar Yağdı: “Umudun Neferleri Yorgun, Öğretmenler Tükeniyor!”

31.08.2025
A+
A-

30 Ağustos Zafer Bayramı’nın coşkusunu yaşadığımız bu günlerde, bir yanda da sessiz çığlıklarını duyurmaya çalışan milyonlarca öğretmen, Başöğretmen Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e mektuplar yazarak yaşadıkları derin ekonomik ve mesleki sıkıntıları dile getirdi.

“Atam, yetiştirdiğin Cumhuriyet öğretmenleri hayal ettiğin refahın çok uzağında…”

Bu cümle, yüzbinlerce öğretmenin ortak duygusunu özetliyor. Yıllarca gecesini gündüzüne katarak sınavlara hazırlanan, binbir fedakârlıkla üniversite okuyup diplomalarını alan öğretmenler; KPSS cenderesinde sıkışmış, mülakat adı altında adaletsizlikle yüzleşmiş, atanamayan bir hayal kırıklığına dönüşmüştür.

“Atam, devlet kapısında kadro beklerken yaşlanıyoruz!”
Mevcut öğretmenler ise düşük maaş, artan geçim sıkıntısı, değersizleştirme ve eğitim sistemindeki kaos içinde tükenmiş durumdalar. Ne itibardan ne ekonomik güvenceden bahsedebiliyorlar. Her yıl biraz daha borca, umutsuzluğa ve yalnızlığa sürükleniyorlar.

“Biz senin yaktığın eğitim meşalesini söndürmeyeceğiz ama elimizde artık sadece mum kaldı.”
Atatürk’ün “Öğretmenler, yeni nesil sizin eseriniz olacaktır” dediği Cumhuriyet neferleri, bugün barınma, beslenme, tayin ve atama sorunlarıyla boğuşuyor. Öğretmenlik bir meslek olmaktan çıkarılmış, adeta açlık sınırında bir yaşam biçimi hâline getirilmiştir.

“Yalnızca ders değil, umut da anlatıyoruz. Ama artık umudumuz kalmadı.”

Bu çağrılar sadece mektup değil; bir isyan, bir çığlık, bir haykırıştır. Öğretmenler, artık saygı değil, sadaka değil; haklarını, adaletli atamayı, insanca yaşamayı istiyor.

Başöğretmen Atatürk’ün mirasına sahip çıkmak, önce öğretmeni ayağa kaldırmakla mümkündür. Ve bu ülke öğretmenine sahip çıkmazsa, geleceğine de sahip çıkamaz.

İşte o mektuplardan ikisi…

Milli bağımsızlığımızın simgesi tarihe yurt kurtaran savaşı olarak adını yazdıran büyük taarruzun yıl dönümünde başta ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını rahmet ve minnetle anıyorum.

Savaş döneminde dahi eğitime büyük önem veren ulu önderin Eskişehir Kütahya muhabereleri sırasında meclisten dahi duyulan top ve tüfek seslerinin yanında maarif kongresine devam etmesi bir ülke için eğitimin ne kadar önemli olduğunu bizlere göstermektedir. İşte ben de diğer eğitim neferi arkadaşlarım gibi  Atatürk’ün eğitime verdiği bu önem ve değer ışığından etkilenerek öğretmen olmayı seçtim. Üniversite eğitimimi başarıyla tamamlayıp Türkçe öğretmeni olarak mezun oldum ve 2024 KPSS sürecine hazırlanmaya başladım.

Bu hazırlık süreci sadece benim için değil tüm meslektaşlarım için inanılmaz zor unsurlar barındırıyor. Gerek ekonomik zorluklar gerek akrabanın konu komşunun hala atanamadın mı neden evlenmedin boşa okumuşsunuz gibi anlamsız söylemlerine göğüs gererek tüm bu zorluklarla başa çıkarak kendi branşımda derece elde ettim fakat sınavdan 8 ay sonra açıklanan ve cumhuriyet tarihinin en düşük kontenjanı verilen bu seneden ne yazık ki atama umutlarımız hak ettiğimiz milli eğitim sınıflarında öğrencilerimize ders verme geleceğe ışık olma hakkımız elimizden alındı. 15 bin gibi komik bir sayının aslan payı sadece birkaç branşa verildi ve çoğu branş mağdur edildi ki bunlar 100 binin üzerinde açık barındıran bir sistemde yapıldı. Ne yazık ki bu açıklar mesleği öğretmenlik bile olmayan üniversite mezunlarınca ücretli öğretmenlik adı altında kapatılmaya çalışılıyor. Biz eğitim neferleri olarak bunun düzeltilmesini istiyoruz haklı sesimizin duyulması ve geleceğe ışık olması için mücadele ediyoruz. Bizleri duyun öğretmensiz eğitimsiz gelecek olmaz.

Sayın Cumhurbaşkanımıza âdil branş dağılımlı ek atama isteğimizi arz ederiz.

Emre Yılmaz

Türkçe Öğretmeni

81.70 Puan

Aziz Atatürk ve kıymetli silah arkadaşlarına…

Mesleğine çok aşık işini aşkla tutkuyla yapan matematik öğretmeniyim. Beni bu mesleğe iten de yine matematik öğretmenimin bana sürekli matematikçi diye seslenmesi oldu. 2024 senesinde bütün olumsuzluklara rağmen canla başla sınava hazırlandım bütün olumsuzluklara kulaklarımı tıkayıp bu sınava odaklandım bir hedefim vardı ve ne olursa olsun sonuna kadar gitmek başardığımı görmek istiyordum ailemden kilometrelerce uzakta çok yabancı olduğum bir şehirde sınava hazırlanmaya karar verdim. Çok fazla yalnız hissettim çok fazla garip duygular hissettiğim bir yıldı benim için. Gün içinde ne yaşarsam yaşayım aklımda hep o masaya oturup çalışmak vardı nitekim öyle de yapıyordum. Bu esna da fazlasıyla maddi zorluklar yaşadım ama aklımda okuluma öğrencilerime çocuklarıma kavuşacağım fikri her şeye bütün olumsuzluklara ilaç gibi geliyordu. Ve beklenen gün gelmişti sınava girmiştim memleketimde annem beni sınav merkezinin kapısına kadar uğurlamıştı ve olacak bak gör demişti gözlerim dolu dolu binaya girdim Ezgi bu iş bugün oluyor emeklerinin karşılığını aldığın gün bu gün dedim ve sınava girdim. Sınav çok iyi geçmişti içimde tarifsiz bir sevinç vardı. Sınav sonucu açıklanana kadar kaç kere rüyamda sınav sonucumu görüyordum ve nihayet o gün gelmişti, 23 Ağustos Cuma günü ağlayarak sonucumu gördüm sevinç gözyaşlarımı hala hatırlıyorum ve hatırlayınca hala gözlerim doluyor. Galiba olmuştu başarmıştım herkese anlatmak istiyordum uçan kuşa dağa taşa herkese her şeye. 337. Olmuştum ve alanımda son 10 yılda 400ün altına kontenjan verilmemişti. Büyük bir sabırla kontenjan sonuçlarını bekledim ilk yıkım orada oldu sonra branş bazlı kontenjanlarda en ağır yıkımı yaşadım. Uyanıp uzun uzun duvara bakar buluyordum kendimi ve ben ilk defa saçlarımın bu denli hızlı beyazladığına şahit oldum ilk defa mide ağrısının ne demek olduğunu gördüm. Herkese sorsan bu kadar strese gerek yoktu. Ama insan bir şeye umut bağladığında ellerinde kaldığını görüyorsa uzun zaman etkisinden çıkamıyormuş.

Öğretmenliği hala çok seviyorum güzel ülkemin her yerinde görev yapmak için can atıyorum.

Sayın Cumhurbaşkanımızın biz genç diri enerjiye sahip olan öğretmenleri duyacağına onları emeklerini göreceğine hiç kuşkum ve şüphem yok. Ek atama benim kalbimde umut çiçeklerini yeniden yeşertti. Ve umarım bu Çiçeklerim solmadan çiçeklenecek ve bütün dünyaya ışık olacak.

Ezgi Ekci

Lise Matematik

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.