Dolar 46,9799
Euro 53,6766
Altın 6.206,29
BİST 14.321,19
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 27 °C
Parçalı Bulutlu

Türk’ün Zafer Çizgisi: 1071’den 1922’ye Uzanan Kutlu Yürüyüş

26.08.2025
A+
A-

Bursa Vatan Medya Grubu Köşe Yazarı Ali Yazır’ın Kaleminden

“Size öyle bir vatan aldım ki; ebediyen sizin olacaktır…”
Bu söz, yalnızca Malazgirt’teki büyük zaferin değil, Türk milletinin tarih boyunca ortaya koyduğu azim, cesaret ve istiklal ruhunun en veciz özetidir.

26 Ağustos 1071 tarihinde Sultan Alp Arslan, Malazgirt Ovası’nda yalnızca bir savaşı değil, bir milleti tarihe mühürleyecek kapıları araladı. Bugün bu zaferin 954. yılını gururla anarken, Anadolu’nun Türk yurdu oluş sürecinde atılan bu adımın izlerini sürmek her Türk’e bir görevdir.

Ardından gelen 1176 Miryokefalon Zaferi, 2. Kılıç Arslan önderliğinde Haçlılara Anadolu’nun artık bir Türk vatanı olduğunu kabul ettirmiş, Türk egemenliği bu topraklarda kalıcı hale gelmiştir.

Bu kutlu yürüyüş, tam 851 yıl sonra, yine bir 26 Ağustos sabahında, bu kez Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde Büyük Taarruzla zirveye taşınmıştır. 1922’de başlayan ve 30 Ağustos’ta zaferle taçlanan bu mücadele, 103 yıldır özgürlüğümüzün, bağımsızlığımızın ve Cumhuriyetimizin temel taşı olmuştur.

Türk’ün zafer çizgisi; Malazgirt’ten Miryokefalon’a, oradan Dumlupınar’a kadar uzanan bir tarihi kararlılık, vatan sevdası ve bağımsızlık iradesiyle örülüdür.

Bursa Vatan Medya Grubu yazarı Ali Yazır, kaleme aldığı yazısında şunları vurguluyor:

“Tarih yazan 2200 yıllık bir devletin ve 4000 yıllık bir medeniyetin mensubu olmak, bir milletin ferdi değil, bir kıtanın kaderini değiştiren bir neslin evladı olmaktır. Türk olmaktan gurur duyuyorum.”

Bugün bu topraklarda özgürce nefes alıyorsak, bu; Alp Arslan’ın, Kılıç Arslan’ın ve Atatürk’ün bize emanet ettiği vatan sevgisiyle yazılmış zaferlerin eseridir.

Ne mutlu Türk’üm diyene!

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.