Dolar 48,0884
Euro 56,2021
Altın 7.218,21
BİST 14.473,42
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 31 °C
Parçalı Bulutlu

Atilla Güney Yazdı: Siyasette Tehlikeli Üslup ve Ayrışmanın Eşiğindeki Türkiye

10.07.2025
A+
A-

Türkiye, son yıllarda yalnızca ekonomik ve sosyal çalkantılarla değil, aynı zamanda siyasi dildeki bozulmayla da sarsılmaktadır. Özellikle seçim dönemlerinde ve kriz anlarında siyasilerin kullandığı dil, artık sadece siyaset meydanlarını değil, mahalle sohbetlerini, aile içi konuşmaları, iş yerlerini ve sosyal medyayı da zehirlemektedir.

Siyaset kurumunun temel amacı sorun çözmek, toplumu ortak değerler etrafında birleştirmek olmalıdır. Ancak bugün geldiğimiz noktada, siyasi aktörlerin kullandığı tehditkâr, suçlayıcı ve dışlayıcı dil; ülkeyi birleştirmek yerine ayrıştırmakta, halkı “biz” ve “onlar” diye bölmektedir. Bu üslup, sadece rakip partileri hedef almıyor; aynı zamanda toplumun her kesimini, farklı yaşam tarzlarını, inançları ve düşünceleri hedef alarak kamplaşmayı derinleştiriyor.

Bu tehlikeli gidişatın en önemli sonucu, kutuplaşmanın sıradanlaşmasıdır. İnsanlar artık birbiriyle değil, birbirine karşı yaşamaya başlamıştır. Bu, sadece demokrasiye değil, birlikte yaşama kültürümüze de ağır darbe vurmaktadır.

Devletin ve toplumun selameti için siyaset dilinin yeniden inşa edilmesi şarttır. Eleştirinin yerini hakarete, farklılığın yerini düşmanlığa bıraktığı bu ortam, sürdürülebilir değildir. Bugün değilse bile, yarın bunun bedelini hepimiz ağır öderiz.

Siyasetçiler kadar medya, akademi ve kanaat önderlerine de büyük sorumluluk düşmektedir. Toplumun tansiyonunu yükselten değil, düşüren; ayrıştıran değil, birleştiren bir dilin hâkim olması artık bir tercih değil, zorunluluktur.

Atilla Güney
Yazar – Siyasi Gözlemci

İşte o yazı…

Siyasette Tehlikeli Üslup ve Ayrışmanın Eşiğindeki Türkiye

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

Yeni Slow Radyo