Filiz Demir yazdı; “Ehram” bilmeyenler de vardır aramızda.

Filiz Demir yazdı; “Ehram” bilmeyenler de vardır aramızda.

Yazılı kaynaklarda ehramın ilk ne zaman dokunmaya ve kullanılmaya başlandığına ilişkin kesin bilgiye ulaşılamamakla birlikte bugünkü şekliyle 1850’li yıllardan beri kullanıldığı belirtilmektedir. Bilinmeyen ama bugün halen daha tartışılan bir konu daha var.
Bu kıymetli hediye için bir kez de buradan yirmi yıllık dostum Süheyla’ya teşekkür ederek biraz bahsedeyim size…
Yazılı kaynaklarda ehramın ilk ne zaman dokunmaya ve kullanılmaya başlandığına ilişkin kesin bilgiye ulaşılamamakla birlikte bugünkü şekliyle 1850’li yıllardan beri kullanıldığı belirtilmektedir. Bilinmeyen ama bugün halen daha tartışılan bir konu daha var. Erzurumlular ehramın kendilerine ait geleneksel kıyafeti olduğunu iddia ediyor. Bayburtlular da hayır diyor, en güzel ehramı biz dokuruz, bizden Erzurum’a hatta oradan da Erzincan’a kadar yayıldı diyor. Onlar tartışa dursun ben devam edeyim
Bir 1 kişi, atkı ve ağaç görseli olabilir
Geçmişten günümüze bütün Erzurumlu kadınların kullandığı dış kıyafetidiydi ehram. Hemen hemen her genç kızın çeyizinde bulunur. İnce eğrilmiş koyun yünüyle dokunuyor. Açık renklerini gençler, koyu kahverengi tonlarında olanları ise, gördüğünüz gibi benim gibi yaşlılar kullanıyor:) Gelişen toplumumuzun çağa ayak uydurmasıyla artık çok fazla kullanan yok. Yaşlılar vazgeçmiyor çünkü kışın sıcak yazın serin tutuyor. Battaniyeden ince, pikeden kalın ve oldukça hafif. Ele de issi tutuyor:) Anladığım kadarıyla da, duygusal da bir bağları var erhamla. Eşini kaybeden Erzurum’lu teyze hislerini şöyle tarif etmiş;
“Ele desen ehrami başımdan çekdi aldiler”
Yükledikleri anlamlar hepsine göre aynı olmayabilir. Teyzem ehramını başına almadan yan komşuya geçerken onu gören köy muhtarı için; “hay Allah! Çok ayıp oldu” diye söylenmiş, utanarak. Yıllar önce bir belgeselde dinlemiştim. Erzurum’lu kadın şöyle demişti: Taş toprağa sarılıyor, çocuklar anasına, bizde ehrama. Dış etkenlere karşı bir kalkan sanki bir duvar, bir savunma, bir sığınma biçimi. Bugün mü? Şehir merkezinde az rastlanıyor olsa da, köylerinde giyenlerin sayısı az değil…
Şimdilerde ev tekstili olarak halk eğitim merkezlerinde yatak örtüsü, masa örtüsü, çantalar ve benzeri bir çok ürünlerle karşımıza çıkıyor. Umarım bu çağa uyalım derken, tarihi ve kültürel mirasımızın bozulmasına müsade edilmeden varlığı korunabilir. Desenlerine verilmiş çok güzel de isimleri var. Pirinç tanesi mesela. Sonra biz dadaşlar onu “pirinç deni” olarak değiştirdik tabi:)
Bir 1 kişi, atkı ve ağaç görseli olabilir
Saat kordonu
Hanımeli
Uçan kuş
Elmas küpe
Nar çiçeği
Hurma
Saç örgüsü
Ceylan boynuzu
Çark yıldızı
Arı dala kondu
Düz sıra
Ceviz kanadı
Yıldızın oynayışı
Elma şeleği
Reyhan dalı
Ne güzel isimler he mi:)
Bir 1 kişi ve atkı görseli olabilir

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?