Dolar 49,3673
Euro 55,2729
Altın 6.636,71
BİST 12.231,16
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 14 °C
Yağmurlu

BURSA ÇIRAKLIK VE STAJ SİGORTASI MAĞDURLARINDAN ÇAĞRI: “BUGÜNÜN ÇIRAK, STAJYER VE KURSİYERLERİ, YARININ MAĞDURU OLMASIN!”

13.10.2026
A+
A-

Bursa Çıraklık ve Staj Sigortası Mağdurları Eğitim, Dayanışma ve Kültür Derneği Başkanı Fatih Yeniay ve Başkan Yardımcısı İbrahim Çelikkaya, mesleki eğitim sürecindeki gençlerin iş güvenliği, eğitim hakkı ve sosyal güvence konularında korunması gerektiğine dikkat çekti. “Bugünün çırak, stajyer ve kursiyerleri, yarının mağduru olmasın!” çağrısıyla yapılan değerlendirmede ailelere, okul yöneticilerine, işverenlere ve yetkililere sorumluluklarını yerine getirme çağrısı yapıldı.

MESLEK ÖĞRENİRKEN HAKLAR DA ÖĞRENİLMELİ

Mesleki eğitim, gençlerin teorik bilgilerini uygulamayla birleştirmesi, meslek edinmesi ve çalışma hayatına hazırlanması açısından önemli bir yere sahip. Ancak eğitim sürecinin sağlıklı yürütülebilmesi için gençlerin yalnızca mesleki becerilerinin geliştirilmesi yeterli değil. İş sağlığı ve güvenliği, çalışma koşulları, sigorta kapsamı ve gelecekteki sosyal güvenlik hakları konusunda da bilinçlendirilmesi gerekiyor.

Bursa Çıraklık ve Staj Sigortası Mağdurları Eğitim, Dayanışma ve Kültür Derneği Başkanı Fatih Yeniay ile Başkan Yardımcısı İbrahim Çelikkaya’nın gündeme taşıdığı mesajda, çırakların, stajyerlerin ve kursiyerlerin eğitim süreçlerinde karşılaşabilecekleri risklere dikkat çekiliyor.

Gençlere yönelik çağrıda, meslek öğrenirken haklarını da öğrenmeleri, çalışma ve sigorta belgelerini saklamaları ve güvenlik kurallarına uymaları isteniyor. Tehlikeli bir işin kendilerine yaptırılmak istenmesi durumunda ise öğretmenlerine ve ailelerine bilgi vermelerinin önemi vurgulanıyor.

Buradaki temel yaklaşım, gençlerin kendi güvenliklerini tek başlarına sağlamak zorunda bırakılmaması. İş yerinde güvenli ortamın oluşturulması, risklerin önlenmesi ve gerekli tedbirlerin alınması, öncelikle sorumlu yetişkinlerin ve ilgili kurumların görevi olarak öne çıkıyor.

AİLELERE ÇAĞRI: ÇOCUĞUNUZUN HANGİ KOŞULLARDA EĞİTİM ALDIĞINI TAKİP EDİN

Mesleki eğitim sürecinde ailelerin rolü, gençlerin okula veya işletmeye devam edip etmediğini kontrol etmekle sınırlı değil. Çocuğun hangi ortamda bulunduğu, hangi işlerde görevlendirildiği, iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin uygulanıp uygulanmadığı ve sigorta kapsamının ne olduğu da takip edilmesi gereken konular arasında yer alıyor.

Derneğin mesajında ailelere, çocuklarını meslek öğrensin diye gönderdikleri işletmelerde eğitim amacı ile üretim faaliyetleri arasındaki dengenin korunup korunmadığını sorgulamaları çağrısı yapılıyor.

Mesleki eğitim alan gençlerin işletmelerin üretim süreçlerine katkı sunması, onların eğitim ve güvenlik ihtiyaçlarının geri plana atılmasını haklı gösteremez. Gençlerin bilgi ve beceri kazanması amaçlanırken, iş gücü ihtiyacının karşılanmasının eğitim hedeflerinin önüne geçmemesi gerekiyor.

Özellikle çocukların ve gençlerin tehlikeli işlerde görevlendirilmesi, yeterli gözetim sağlanmadan çalıştırılması veya güvenlik sorumluluğunun yalnızca kendilerine bırakılması, üzerinde hassasiyetle durulması gereken başlıklar arasında bulunuyor.

OKUL YÖNETİCİLERİ VE İŞVERENLERE: SORUMLULUK EVRAK İMZALAMAKLA BİTMİYOR

Mesleki eğitim kapsamında okul ile işletme arasında kurulan iş birliğinin yalnızca belgeler ve resmi işlemler üzerinden yürütülmesi yeterli değil. Eğitim ortamının güvenli olması, öğrencilerin yaşlarına ve eğitim düzeylerine uygun görevler üstlenmesi, tehlikelerin belirlenmesi ve gerekli önlemlerin uygulanması gerekiyor.

Derneğin açıklamasında okul yöneticilerine ve işverenlere yöneltilen çağrıda, eğitim ile üretim arasındaki sınırın korunması gerektiği vurgulanıyor.

İş sağlığı ve güvenliği uygulamalarının kâğıt üzerinde kalmaması; tehlikeli alanlara erişimin kontrol edilmesi, koruyucu donanımların sağlanması, risklerin düzenli olarak değerlendirilmesi ve çalışma ortamının denetlenmesi büyük önem taşıyor.

Özellikle gençlerin deneyimsizliği ve tehlikeleri yeterince tanıyamama ihtimali dikkate alındığında, güvenliğin yalnızca kişisel dikkate veya kurallara uyma sorumluluğuna bağlanması yeterli bir yaklaşım değil. İşletmelerde güvenlik kültürünün oluşturulması ve eğitim sürecinin etkili biçimde gözetilmesi gerekiyor.

“Sarı çizgi” vurgusu da bu çerçevede sembolik bir anlam taşıyor. Güvenli alanı belirleyen çizginin yalnızca zeminde bulunması değil, tehlikeli bölgelere geçişi engelleyen ve gençleri fiilen koruyan tedbirlerle desteklenmesi gerektiği ifade ediliyor.

YETKİLİLERE ÇAĞRI: GEÇMİŞİN MAĞDURİYETLERİ GİDERİLİRKEN YENİLERİ ÖNLENSİN

Çıraklık ve staj sigortası tartışmaları, mesleki eğitim sürecinde yapılan sigorta bildirimlerinin emeklilik bakımından hangi sonuçları doğurduğu sorusunu da gündeme getiriyor.

Derneğin çağrısında yetkililerden, geçmişte yaşanan mağduriyetlerin giderilmesinin yanı sıra gelecekte benzer sorunların ortaya çıkmasını önleyecek düzenlemeler yapılması isteniyor. Çırak, stajyer ve kursiyerlerin sosyal güvenlik haklarının açık biçimde tanımlanması, sigorta kapsamı konusunda anlaşılır bilgilendirme yapılması ve uzun vadeli sigorta haklarının güvence altına alınması talep ediliyor.

Bu noktada, mesleki eğitim sırasında yapılan sigorta bildirimleri ile uzun vadeli sigorta kollarına tabi çalışmalar arasındaki farkın gençler ve aileler tarafından bilinmesi önem taşıyor. Çıraklık ve staj kapsamında yapılan her sigorta bildirimi, kendiliğinden emeklilik başlangıcıyla aynı sonucu doğurmayabildiğinden, kişilerin kendi durumlarını ilgili mevzuat ve kayıtlar üzerinden öğrenebilmesi gerekiyor.

Dolayısıyla gençlerin çalışma hayatına adım atarken hangi sigorta kapsamında olduklarını bilmesi, gelecekte karşılaşabilecekleri hak kayıplarının önlenmesi açısından önem taşıyor.

Derneğin yaklaşımı, sosyal güvenlik konusunda belirsizliklerin azaltılması ve gençlerin bugün verdikleri emeğin gelecekteki hakları bakımından da açık bir çerçeveye kavuşturulması gerektiğine işaret ediyor.

MESLEKİ EĞİTİMDE GÜVENLİK, EĞİTİM HAKKININ AYRILMAZ PARÇASI

Mesleki eğitim, gençlerin çalışma hayatına hazırlanmasına katkı sağlarken eğitim hakkını, sağlığını ve güvenliğini de korumak zorunda. Bu nedenle eğitim kurumları, işletmeler ve kamu otoriteleri arasındaki sorumluluk paylaşımının açık olması gerekiyor.

Öğrencilerin işletmelerde yaptıkları çalışmaların eğitim amaçlarıyla uyumlu olması, görevlerinin yaşlarına ve becerilerine uygun belirlenmesi ve risklere karşı korunmaları temel öncelikler arasında bulunmalı.

Ayrıca gençlerin karşılaştıkları sorunları rahatlıkla bildirebilecekleri, başvurularının dikkate alınacağı ve gerektiğinde koruyucu tedbirlerin hızla devreye sokulacağı mekanizmaların bulunması da önem taşıyor.

Ailelerin bilgilendirilmesi, okul ve işletme arasındaki iletişimin güçlendirilmesi ve denetimlerin etkin biçimde yürütülmesi, güvenli mesleki eğitim ortamının oluşturulmasına katkı sağlayabilir.

“ÇOCUKLAR UCUZ İŞ GÜCÜ DEĞİLDİR”

Bursa Çıraklık ve Staj Sigortası Mağdurları Eğitim, Dayanışma ve Kültür Derneği Başkanı Fatih Yeniay ve Başkan Yardımcısı İbrahim Çelikkaya’nın mesajı, yalnızca mevcut mağduriyetlerin giderilmesine değil, gelecekte benzer sorunların yaşanmamasına da odaklanıyor.

Çağrıda, gençlerin meslek öğrenirken haklarını bilmeleri, ailelerin çocuklarının eğitim ve çalışma koşullarını takip etmeleri, okul yöneticileri ile işverenlerin güvenliği yalnızca belge üzerinden değil uygulamada sağlamaları ve yetkililerin sosyal güvence konusunda açık çözümler geliştirmeleri gerektiği vurgulanıyor.

Bu yaklaşımın merkezinde, mesleki eğitimin gençlerin geleceğini güçlendiren bir fırsat olması gerektiği düşüncesi bulunuyor. Eğitim amacıyla bir işletmede bulunan öğrencilerin güvenliğinin korunması ve sosyal güvenlik haklarının anlaşılır biçimde ortaya konulması, tüm tarafların ortak sorumluluğu olarak öne çıkıyor.

Derneğin çağrısının özeti ise net: “Çocukların yeri okuldur. Çocuklar ucuz iş gücü değildir. Bugün korumadığımız haklar, yarın onların hak arama mücadelesine dönüşmesin.”

Gençlerin meslek edinirken güvenli bir ortamda eğitim alması, haklarını bilmesi ve gelecekte sosyal güvenlik bakımından belirsizlik yaşamaması için bugünden etkili önlemler alınması gerekiyor. Çünkü mesleki eğitimin başarısı yalnızca yetiştirilen iş gücüyle değil, gençlerin sağlığını, eğitimini, emeğini ve geleceğini ne ölçüde koruduğuyla da değerlendirilmelidir.

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

Yüz Ağdası
Yeni Slow Radyo