İYİ Parti Yıldırım’dan Mimar Sinan-Güllük Tepkisi: “Vatandaşa Rağmen Kentsel Dönüşüm Olmaz”
İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı İsmail Seyis, Mimar Sinan-Güllük bölgesindeki kentsel dönüşüm sürecine ilişkin Yıldırım Belediyesi’ne sert eleştiriler yöneltti. Seyis, dönüşümün gerekliliğine karşı olmadıklarını ancak bölge halkının görüşü, rızası ve talepleri yeterince dikkate alınmadan yürütüldüğünü savundu. Mahkeme tarafından verilen yürütmenin durdurulması kararına, bölgede yaşandığını belirttiği hırsızlık olaylarına ve vatandaşların güvenlik endişelerine dikkat çeken Seyis, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’a “Vatandaşı dinleyin, ben yaptım oldu anlayışından vazgeçin” çağrısında bulundu.
İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı İsmail Seyis, Yıldırım ilçesinin Mimar Sinan-Güllük bölgesinde yürütülen kentsel dönüşüm çalışmalarına ilişkin sert açıklamalarda bulundu.
Kentsel dönüşümün Yıldırım açısından kaçınılmaz bir ihtiyaç olduğunu belirten Seyis, tartışmanın dönüşüm yapılıp yapılmamasından ziyade dönüşümün nasıl gerçekleştirileceği ve vatandaşın bu sürecin neresinde tutulacağı üzerinden yürütülmesi gerektiğini söyledi.
Seyis, belediye yönetiminin bölge sakinleriyle yeterli iletişim kurmadığını ve vatandaşların taleplerinin dikkate alınmadığını öne sürerek, “Vatandaşa rağmen dönüşüm olmaz” mesajı verdi.
“Mesele dönüşüme karşı çıkmak değil, vatandaşı yok saymaktır”
İsmail Seyis, yapılması gereken kentsel dönüşüm çalışmalarının geciktirilmemesi gerektiğini ancak dönüşüm adı altında bölge halkının taleplerinin görmezden gelinmesine de karşı olduklarını ifade etti.
Seyis, kentsel dönüşümün deprem riski, eski yapı stoku ve şehirleşme sorunları nedeniyle gerekli olduğunu belirterek, vatandaşların daha güvenli yapılarda yaşamasının herkesin ortak amacı olması gerektiğini söyledi.

Ancak dönüşümün başarılı olabilmesi için vatandaşın sürecin dışında bırakılmaması gerektiğini vurgulayan Seyis, belediyenin vatandaşla açık bir iletişim kurmasının zorunlu olduğunu savundu.
“Biz kentsel dönüşüme karşı değiliz. Tam tersine, güvenli ve sağlıklı kentler için dönüşümün gerekli olduğunu söylüyoruz. Ancak vatandaşın evini, arsasını, mahallesini ve geleceğini ilgilendiren bir projeyi vatandaşla yeterince konuşmadan yürütmeye kalkarsanız, karşınıza doğal olarak itirazlar ve hukuki süreçler çıkar” değerlendirmesinde bulundu.
“Yıldırım Belediyesi vatandaşla iletişim kurmuyor”
Seyis’in açıklamasında en sert eleştirilerden biri Yıldırım Belediyesi’nin vatandaşlarla iletişim biçimine yönelik oldu.
Mimar Sinan-Güllük bölgesinde yaşayan vatandaşların kendilerini yeterince dinlenmiş hissetmediğini savunan Seyis, belediye yönetiminin bölge halkıyla daha kapsamlı görüşmeler yapması gerektiğini söyledi.
Seyis, belediyeciliğin yalnızca proje üretmekten ibaret olmadığını belirterek, vatandaşın sorununu dinlemenin de belediyeciliğin temel görevlerinden biri olduğunu ifade etti.
“Vatandaşla konuşmadan, vatandaşın ne düşündüğünü anlamadan, taleplerini dinlemeden masa başında hazırlanan projelerin sahada karşılık bulmasını beklemek doğru değildir” diyen Seyis, Yıldırım Belediyesi’ni iletişim konusunda daha şeffaf davranmaya çağırdı.
“Ben yaptım oldu anlayışıyla şehir yönetilmez”
İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı İsmail Seyis, Yıldırım Belediyesi yönetimine yönelik eleştirisini “ben yaptım oldu” anlayışı üzerinden sürdürdü.
Kentsel dönüşümün doğrudan insanların yaşam alanlarını ilgilendirdiğini belirten Seyis, vatandaşın yaşamını etkileyecek kararların tek taraflı biçimde alınmasının yeni sorunları beraberinde getirebileceğini savundu.
Seyis, “Ben yaptım oldu” anlayışıyla hareket edilmesinin doğru olmadığını belirterek, belediye yönetiminin vatandaşın karşısında değil, vatandaşla birlikte hareket etmesi gerektiğini söyledi.
“Şehir planlamasında vatandaş yalnızca proje tamamlandığında bilgi verilen kişi olamaz. Vatandaş bu sürecin en önemli tarafıdır” ifadelerini kullanan Seyis, özellikle mülk sahiplerinin ve bölgede yaşayan insanların taleplerinin dikkate alınması gerektiğini vurguladı.
“Mahkemenin kararı süreci daha da uzattı”
Mimar Sinan-Güllük bölgesindeki hukuki sürece de dikkat çeken Seyis, mahkeme tarafından verilen yürütmenin durdurulması kararının dönüşüm çalışmalarının uzamasına neden olduğunu belirtti.
Hukuki süreçlerin devam etmesinin vatandaş açısından belirsizliği artırdığını savunan Seyis, dönüşümün gecikmesiyle birlikte bölgede yaşayan insanların hem konut hem de güvenlik bakımından daha fazla sorunla karşı karşıya kalabileceğini söyledi.
Seyis, belediyenin hukuki süreçlerden gerekli dersleri çıkarması ve bundan sonraki adımlarda vatandaşların taleplerini daha fazla dikkate alması gerektiğini ifade etti.
“Vatandaş mahkeme kapılarında çözüm aramak zorunda kalmadan, daha en başından belediye tarafından dinlenmeli” diyen Seyis, uzlaşma mekanizmalarının güçlendirilmesi çağrısında bulundu.
“Bölgede güvenlik sorunu da büyüyor”
İsmail Seyis, dönüşüm sürecinin uzamasıyla birlikte bölgedeki güvenlik sorunlarının da daha fazla tartışılır hale geldiğini belirtti.
Bölgede son dönemde hırsızlık olayları yaşandığını savunan Seyis, özellikle boşaltılan, kullanılmayan veya atıl durumda kalan yapıların güvenlik açısından risk oluşturabileceğini ifade etti.
Yaşandığını belirttiği hırsızlık olaylarının bölge sakinlerinde tedirginlik oluşturduğunu söyleyen Seyis, güvenlik güçlerinin de bu olaylarla mücadelede yoğun mesai harcadığını savundu.
Seyis, “Bir tarafta dönüşüm süreci uzuyor, diğer tarafta vatandaşın güvenlik kaygısı büyüyor. Bu tabloyu görmezden gelmek mümkün değil” değerlendirmesinde bulundu.
“Vatandaşın güvenliği sadece depremden ibaret değildir”
Kentsel dönüşümün yalnızca binaların yenilenmesi olarak görülmemesi gerektiğini belirten Seyis, vatandaşların güvenliğinin çok daha geniş bir perspektifle ele alınması gerektiğini söyledi.
Depreme dayanıklı yapıların önemine dikkat çeken Seyis, bunun yanında mahalle güvenliği, ulaşım, altyapı, sosyal donatı alanları, otopark, yeşil alanlar ve günlük yaşam koşullarının da dönüşüm planlarının parçası olması gerektiğini ifade etti.
Seyis, “Vatandaşa ‘binanı yıkıyoruz, yerine yenisini yapıyoruz’ demek tek başına kentsel dönüşüm değildir. Vatandaşın yarın nerede yaşayacağını, hangi koşullarda yaşayacağını ve mülkiyet hakkının nasıl korunacağını da anlatmak zorundasınız” dedi.
“Dönüşüm vatandaşın mağduriyeti pahasına yapılamaz”
İsmail Seyis, dönüşüm sürecinde vatandaşların ekonomik durumlarının da dikkate alınması gerektiğini savundu.
Artan konut maliyetleri ve hayat pahalılığı karşısında vatandaşların yeni bir konut edinme veya taşınma sürecinde ciddi ekonomik yüklerle karşı karşıya kalabileceğini belirten Seyis, dönüşüm projelerinin sosyal boyutunun ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi.
Seyis, vatandaşın dönüşüm nedeniyle mağdur edilmemesi için ödeme, taşınma, kira, mülkiyet ve yeni konut koşullarının açık ve anlaşılır şekilde ortaya konulması gerektiğini belirtti.
“Vatandaşa önce ne olacağını açıkça anlatacaksınız. Sonra onun görüşünü alacaksınız. Ondan sonra birlikte yol yürüyeceksiniz. Bunun adı şehirciliktir, bunun adı sosyal belediyeciliktir” ifadelerini kullandı.
“Yıldırım’ın geleceği masa başında belirlenemez”
Yıldırım’ın hızlı büyüyen ve ciddi yapılaşma sorunları bulunan ilçelerden biri olduğunu belirten Seyis, ilçenin geleceğine ilişkin kararların uzun vadeli bir şehircilik anlayışıyla alınması gerektiğini söyledi.
Seyis, Mimar Sinan-Güllük bölgesindeki dönüşümün yalnızca birkaç sokak veya birkaç parsel üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini, bölgenin tamamını ilgilendiren ulaşım, altyapı, sosyal alan ve yaşam kalitesi başlıklarının birlikte ele alınması gerektiğini ifade etti.
“Yıldırım’ın geleceğini yalnızca beton ve bina üzerinden konuşamayız. İnsan odaklı bir şehircilik anlayışına ihtiyacımız var” diyen Seyis, dönüşüm projelerinin bölge halkının ihtiyaçlarına göre şekillendirilmesi gerektiğini savundu.
Başkan Oktay Yılmaz’a açık çağrı
İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı İsmail Seyis, açıklamasının sonunda Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’a doğrudan çağrıda bulundu.
Seyis, Başkan Yılmaz’ın Mimar Sinan-Güllük bölgesindeki vatandaşlarla doğrudan bir araya gelmesini, sorunları yerinde dinlemesini ve dönüşüm sürecine ilişkin bütün soru işaretlerini vatandaşların karşısında cevaplamasını istedi.
“Sayın Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, lütfen vatandaşları dinleyin” çağrısında bulunan Seyis, belediye yönetiminin vatandaşın karşısında değil yanında olması gerektiğini söyledi.
Seyis, sözlerini şu mesajla sürdürdü:
“Kentsel dönüşüm gereklidir, hatta bazı bölgelerde zorunludur. Ama vatandaşın rızasını, taleplerini ve endişelerini yok sayarak dönüşüm yapılmaz. Vatandaşın evini, mahallesini ve geleceğini ilgilendiren bir konuda ‘Ben yaptım, oldu’ anlayışı kabul edilemez. Yıldırım Belediyesi vatandaşla konuşmalı, vatandaşın itirazlarını dinlemeli ve ortak bir çözüm üretmelidir.”
“Dönüşümün karşısında değiliz, yanlış yöntemin karşısındayız”
İsmail Seyis, İYİ Parti olarak kentsel dönüşümün karşısında olmadıklarını, aksine güvenli kentler ve depreme dayanıklı yapılar açısından dönüşümün önemini kabul ettiklerini belirtti.
Ancak dönüşümün hukuka uygun, şeffaf, vatandaşın haklarını gözeten ve iletişime dayalı bir anlayışla gerçekleştirilmesi gerektiğini savunan Seyis, Mimar Sinan-Güllük bölgesindeki sorunların çözümü için belediyenin yeni bir iletişim süreci başlatması gerektiğini ifade etti.
Seyis, bölgedeki vatandaşların taleplerinin dinlenmesi, hukuki sürecin dikkatle takip edilmesi ve güvenlik sorunlarının giderilmesi için ilgili kurumların koordinasyon içinde hareket etmesi gerektiğini belirterek, Yıldırım Belediyesi’ni daha fazla diyalog ve uzlaşmaya davet etti.
İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı İsmail Seyis’in açıklaması, Mimar Sinan-Güllük bölgesindeki kentsel dönüşüm tartışmasını yeniden gündeme taşırken, gözler Yıldırım Belediyesi’nin ve Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’ın bölge sakinlerinin taleplerine ilişkin atacağı adımlara çevrildi.
