Dolar 48,2370
Euro 55,9200
Altın 6.908,74
BİST 14.641,56
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 29 °C
Hafif Yağmurlu

VLADİMİR ZANTARİA

30.08.2026
A+
A-

Abhazya bugün yalnızca bir bilim insanını değil, bir hafızayı, bir sesi ve bir ruhu uğurluyor. Vladimir Zantaria’nın vefatı, kelimelere sığmayacak kadar derin bir boşluk bıraktı hepimizin yüreklerinde.

21 Mart 2026 ne yazık ki onun hayatını kaybettiği gün olarak tarihte yerini aldı.

Onu anlatmak, tek sayfaya sığdırabilmek oldukça güç. Ancak çok kısa da olsa elimden geldiğince Vladimir Zantaria’yı sizlere anlatmak istiyorum.

O, dili sadece bir iletişim aracı olarak görmeyenlerdendi. Her kelimenin kökünde bir tarih, her sesin içinde bir halkın izi olduğunu bilen ve bunu ömrü boyunca anlatmaya çalışan bir ilim insanıydı. Abhaz diline verdiği emek, aslında bir kültürün silinmemesi için verilen sessiz ama güçlü bir mücadeleydi.

 

Kalemiyle sadece yazmadı; hatırlattı. Unutulanı, görmezden gelineni, içimizde saklı kalan acıyı ve aidiyeti gün yüzüne çıkardı. Şiirlerinde bir halkın yüreği attı, satırlarında sürgünün hüznü, vatanın özlemi ve kimliğin direnci vardı. Onu okuyan herkes, sadece bir metin değil, bir halkın derinliğini hissetti.

 

O aynı zamanda diasporadaki Abazalar ile anavatan Abhazya arasında görünmeyen ama çok güçlü bir köprüydü. Farklı coğrafyalara savrulmuş bir halkın kalplerini, dili ve kültürü üzerinden yeniden birbirine bağlayan nadir aydınlardan biriydi. Onun emeği, sadece bugünü değil; kopma tehlikesi yaşayan bağları yeniden kurmayı da kapsıyordu.

 

Bugün ne yazık ki böyle büyük değerler çoğu zaman hak ettikleri kadar tanınmıyor. Sessizce üreten, kültürü yaşatmak için ömrünü adayan bu tür yazarlar, geniş kitleler tarafından bilinmese de aslında bir halkın varlığını sürdürebilmesinin en temel dayanaklarıdır. Onlar görünmeyen kahramanlardır.

 

Bugün geriye baktığımızda görüyoruz ki o, yalnızca akademik çalışmalar yapan bir isim değil; aynı zamanda bir köprüydü. Geçmiş ile gelecek arasında, dil ile kimlik arasında, hatıra ile umut arasında kurulan güçlü bir bağdı.

 

Böylesi insanlar aramızdan ayrıldığında, eksilen sadece bir insan olmaz. Bir dil biraz daha yalnız kalır, bir kültür biraz daha sessizleşir. Ancak geride bıraktıkları, onları ölümsüz kılar. Çünkü gerçek aydınlar, yaşamlarıyla değil, bıraktıkları izlerle var olmaya devam ederler.

 

Vladimir Zantaria artık aramızda değil. Ama onun sesi, kelimelerde, hafızalarda ve yüreğimizde yaşamaya devam edecek.

 

Başta ailesi olmak üzere tüm Abhaz halkına sabır ve başsağlığı diliyorum.

Ruhu şad, mekânı cennet olsun.

Sözlerimi Vladimir Zantaria’nın yazdığı ve Oktay Chkotua’nın Türkçeye çevirdiği şiirinden bir bölüm ile tamamlamak istiyorum.

 

“Geceyi dinle. Gök kubbeyi dinle.

Onlar seni yanıltmaz!

Yıldızın yıldıza söylediğini dinle,

Asla yalan duyulmaz!

Gündüz-gece arasında

Kalbinin sesini dinle!

Başka şey arzulanmaz!

Binlerce yıldız kucaklayıp,

Karşıla hep sabahı,

Sonsuza dek ölüm olmaz!..”

KUTARBA Pınar KORKMAZ

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

Yeni Slow Radyo