Dolar 48,1173
Euro 56,1964
Altın 7.156,35
BİST 14.697,45
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 33 °C
Açık

Halk Lokantası, Kent Lokantası Kapatılsın; Yerine Meclis Lokantası, TBMM Lokantası Açılsın

26.08.2026
A+
A-

Halkın uygun fiyatla sıcak ve sağlıklı yemeğe ulaşmasını sağlayan halk lokantaları ve kent lokantaları kapatılmasın; tam tersine, bu hizmetlerin neden ihtiyaç haline geldiği sorgulansın.

Bugün emeklinin, öğrencinin, asgari ücretlinin ve dar gelirli vatandaşın en temel ihtiyaçlarından biri uygun fiyatlı yemek. Bir öğün yemeğin bile ciddi bir maliyete dönüştüğü bir dönemde kent lokantaları, birçok vatandaş için önemli bir sosyal destek noktası haline geldi.

Eğer gerçekten “kapatılsın” denilecek bir yer aranıyorsa, tartışmayı biraz da başka bir taraftan yapmak gerekiyor:

Halk lokantası değil, Meclis lokantası gündeme gelsin.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde milletvekillerinin yararlandığı yemek hizmetlerinin de kamuoyunun dikkatine daha fazla açılması, fiyatların ve uygulamaların şeffaf biçimde tartışılması gerekiyor.

Çünkü milletvekilleri de bu ülkenin vatandaşlarını temsil ediyor.

O halde neden halkın uygun fiyatlı yemek ihtiyacı tartışılırken, “Meclis lokantası ne kadar uygun?” sorusu aynı açıklıkla sorulmasın?

Halkın lokantası değil, halkın sofrası büyüsün

Kent lokantalarının varlığı, aslında ekonomik tablonun da önemli bir göstergesi. İnsanlar uygun fiyatlı yemek için bu lokantalara ihtiyaç duyuyorsa, mesele yalnızca lokantaların varlığı ya da yokluğu değil; vatandaşın alım gücünün neden bu kadar düştüğüdür.

Bu nedenle çözüm, halkın uygun fiyatlı yemeğe ulaşabildiği noktaları kapatmak değil, vatandaşın ekonomik gücünü artıracak politikaları hayata geçirmek olmalı.

Halk lokantası da olsun, kent lokantası da…

Ama bunun yanında Meclis lokantalarının da kamuoyunun gündeminden kaçırılmadığı, fiyatların ve ayrıcalıkların şeffaf biçimde tartışıldığı bir düzen olsun.

Milletvekilleri halkın temsilcisiyse, halkın yaşadığı ekonomik koşulları da daha yakından hissetmeli.

Sonuçta mesele bir lokanta meselesinden çok daha büyük:

Bir ülkede vatandaş bir öğün yemeğin hesabını yapmak zorunda kalıyorsa, asıl tartışılması gereken lokantaların varlığı değil, vatandaşın neden bu duruma geldiğidir.

Halkın lokantasını kapatmak yerine, halkın sofrasını büyütelim.

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

Yeni Slow Radyo