Dolar 46,6221
Euro 53,1847
Altın 6.125,04
BİST 14.274,02
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 32 °C
Parçalı Bulutlu

Bazı Kadınlar Yaş Almaz… Mücadeleyle Yeniden Doğar

26.06.2026
A+
A-

26 Haziran…

Takvimler bugün gazeteci Yasemin Çağlayan için yeni bir yaşı işaret ediyor. Ancak bu tarih, onun hayatında yalnızca bir doğum günü değil; aynı zamanda acının, sabrın, umudun ve yeniden ayağa kalkma iradesinin simgesi.

Çünkü geride bıraktığı son bir yıl, birçok insanın ömür boyu yaşamak istemeyeceği kadar ağır sınavlarla doluydu.

Hastane koridorlarında geçen uzun saatler…

Bitmek bilmeyen tetkikler…

Ameliyat masaları…

Belirsizliklerle dolu bekleyişler…

Uykusuz geceler…

Ve şimdi önünde duran dördüncü ameliyat…

Her insan gibi onun da endişeleri var. Ameliyathanenin kapısından girerken yüreğinde taşıdığı kaygılar elbette olacak. Ancak onu yakından tanıyanlar çok iyi biliyor ki Yasemin Çağlayan, korkularının arkasına saklanan biri değil; onların üzerine yürüyen, mücadeleden beslenen bir kadın.

Onun hikâyesi yalnızca sağlık mücadelesinden ibaret değil.

Aynı zamanda mesleğine adanmışlığın, insanlara dokunmanın ve hiçbir şartta kalemini bırakmamanın hikâyesi.

Gazetecilik, Yasemin Çağlayan için hiçbir zaman yalnızca maaş alınan bir iş olmadı.

O, haberin peşinde koşarken çoğu zaman kendi ağrısını erteledi.

Kendi yorgunluğunu görmezden geldi.

Kendi sıkıntılarını ikinci plana itti.

Çünkü birileri sesini duyurabilsin diye o, mikrofonunu uzatmayı seçti.

Bir haksızlık görünce geri çekilmedi.

Bir mağduriyet duyduğunda “Beni ilgilendirmez.” demedi.

Kalemiyle insanların sesi olmayı tercih etti.

Çünkü bazı insanlar mesleklerini yapar.

Bazıları ise mesleklerini yaşar.

Yasemin Çağlayan, ikinci grupta yer alan gazetecilerden biri oldu.

Ancak onu ayakta tutan yalnızca mesleği değildi.

En büyük gücü, hiç şüphesiz ailesiydi.

Hayat arkadaşı Serdar

Her sabah yeniden umutla bakmasını sağlayan biricik kızı Nisa

Ve evlerinin sessiz ama en güçlü kahramanları…

Can dostları Pars, Lena, Tekila

Pamuk gibi bembeyaz kedisi Pamuk

Ve yıllardır kapıda onu bekleyen, yaşlı Shih Tzu dostu…

İnsan bazen konuşamayan dostlarından aldığı sevgiyi hiçbir yerde bulamaz.

Onlar da Yasemin’in en zor günlerinde kelime kullanmadan moral veren, yalnız olmadığını hissettiren sessiz kahramanları oldular.

Hayatındaki bir başka büyük şans ise dostluktan öte kardeş bildiği Orhan.

İlginç bir tesadüf…

Bugün onun da doğum günü.

Aynı günü paylaşan iki dost…

Biri yaşam mücadelesi verirken diğeri her adımda yanında duran sağlam bir omuz olmayı seçti.

Hayat bazen insanlara aileden olmayan kardeşler de armağan ediyor.

Yasemin Çağlayan’ın hikâyesinde Orhan da bu özel isimlerden biri.

Hayat, son bir yılda ona birçok sınav çıkardı.

Belki fiziksel olarak yoruldu.

Belki zaman zaman umutsuzluğa kapıldığı anlar oldu.

Belki geceleri yalnız kaldığında sessizce gözyaşı döktüğü zamanlar yaşandı.

Ama hiçbir zaman pes etmeyi seçmedi.

Çünkü onun karakterini belirleyen şey karşılaştığı zorluklar değil; o zorlukların karşısında nasıl durduğu oldu.

Her defasında aynı cümleyi kurdu:

“Ben bunu da aşacağım.”

Şimdi yeniden hastane yolunda…

Pazartesi günü dördüncü kez ameliyathanenin kapısından içeri girecek.

Belki yine saatler sürecek bir operasyon…

Belki yeniden sancılı günler…

Belki yeniden uzun bir iyileşme süreci…

Fakat onu tanıyan herkes aynı cümleyi kuruyor:

Yasemin Çağlayan o kapıdan korkularıyla değil; inancıyla, direnciyle ve yaşama olan tutkusu ile girecek.

Çünkü bu mücadeleyi yalnızca kendisi için vermiyor.

Sevdiği adam için…

Kızının “Anne” diye sarılmaya devam edebilmesi için…

Ailesi için…

Dostları için…

Pamuk’un mırıltısını yeniden duyabilmek için…

Kapıda onu bekleyen yaşlı dostunun gözlerindeki sevgiyi yeniden görebilmek için…

Ve daha yazacağı yüzlerce haber…

Dokunacağı binlerce insan…

Anlatacağı nice hayat hikâyesi için…

Belki de bu yıl doğum günü pastasının mumlarını üflerken tuttuğu dilek tek bir cümlede saklıydı:

“Yeni yaşım, yeniden doğduğum yaş olsun.”

Çünkü bazı insanlar yalnızca yaş alır.

Bazıları ise her ağır sınavın ardından yeniden doğar.

Yasemin Çağlayan da onlardan biri.

Ve görünen o ki bu kez hastaneden dönecek olan Yasemin;

Daha güçlü…

Daha cesur…

Daha dirençli…

Daha umutlu…

Daha özgüvenli…

Ve hiçbir mücadeleden geri adım atmayan bambaşka bir kadın olacak.

Belki bugün doğum günü kutlanıyor.

Ama onu sevenlerin asıl kutlayacağı gün, ameliyatın ardından yeniden ayağa kalktığı gün olacak.

Çünkü bazı kadınlar hayatlarını gözyaşlarıyla değil, cesaretleriyle yazar.

Ve belki de gazeteci Yasemin Çağlayan’ın en büyük haberi henüz yayımlanmadı.

O haberin manşeti ise şimdiden hazır:

“Vazgeçmedi… Savaştı… Direndi… Ve Bir Kez Daha Kazandı.”

Yeni yaşın sağlık, umut ve güzel haberlerle dolu olsun Yasemin Çağlayan.

Doğum günün kutlu olsun…

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.