Kalabalıklar İçinde Yalnızlaşan İnsan
Bursa Vatan Medya Gurubu Köşe Yazarı Mesut Çavuş’un kaleminden;
İnsanlık tarihinin belki de en bağlantılı dönemini yaşıyoruz. Dünyanın öbür ucundaki bir kişiyle saniyeler içinde konuşabiliyor, milyonlarca insana tek bir paylaşım ile ulaşabiliyoruz. Ancak garip bir gerçek var; iletişim arttıkça insanlık birbirinden uzaklaşıyor.
Bugün bir kafeye girdiğinizde aynı masada oturan insanların birbirleriyle değil, telefonlarıyla konuştuğunu görüyorsunuz. Aile sofralarında sohbetlerin yerini ekranlar aldı. Dostluklar mesaj kutularına, hatıralar ise telefon galerilerine sıkıştı.
Gençler takipçi sayılarıyla değer ölçüyor. Beğeniler mutluluğun, görüntülenmeler başarının ölçüsü haline geldi. Oysa gerçek hayat bir ekranın içine sığmayacak kadar büyük ve değerlidir.
Orta yaşlı insanlar hayat mücadelesi içinde yorulurken, çoğu zaman dertlerini paylaşacak bir omuz bulamıyor. Büyüklerimiz ise bir telefon sesi bekleyerek günlerini geçiriyor. Teknoloji hayatı kolaylaştırdı ama gönüller arasındaki mesafeyi her zaman azaltamadı.
Bugün depresyonun, yalnızlığın ve mutsuzluğun bu kadar yaygın olmasının sebeplerinden biri de budur. İnsanlar görülüyor ama fark edilmiyor. Dinleniyor gibi görünüyor ama anlaşılmıyor.
Oysa bir insanın en büyük ihtiyacı; değer gördüğünü hissetmektir.
Belki de yeniden komşumuzu tanımaya, ailemizle uzun sohbetler etmeye, dostlarımızı sadece mesajla değil yüz yüze ziyaret etmeye ihtiyacımız var. Çünkü insanı ayakta tutan şey teknoloji değil, samimiyettir.
Unutmayalım ki en hızlı internet bağlantısı bile bir annenin duasının, bir babanın nasihatinin, bir dostun omzunun yerini tutamaz.
Eğer geleceği daha güçlü bir toplum olarak inşa etmek istiyorsak önce ekranlara değil, birbirimizin gözlerine bakmayı öğrenmeliyiz.
Çünkü kalabalıklar içinde yalnızlaşan bir toplumun değil; birbirine sahip çıkan insanların kurduğu bir geleceğin peşinden gitmek zorundayız.
