Dolar 46,0408
Euro 53,0791
Altın 6.409,16
BİST 13.694,19
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 29 °C
Parçalı Bulutlu

35 Yıllık Yorgancılık Emeği: Osman Uçar, Kaybolmaya Yüz Tutan Bir Geleneğin Son Temsilcilerinden

06.06.2026
A+
A-

Antalya’nın Döşemealtı ilçesinde yaşayan Osman Uçar, yaklaşık 35 yıldır yorgancılık mesleğini büyük bir ustalık ve özveriyle sürdürüyor. Son 13-14 yıldır Dutlubahçe Mahallesi’ndeki iş yerinde hizmet veren Uçar, Anadolu’nun köklü el sanatlarından biri olan yorgancılığın yaşayan son ustalarından biri olarak dikkat çekiyor.

Bir Zanaattan Daha Fazlası: Kültürel Bir Miras

Yorgancılık, geçmişte Anadolu’da yalnızca bir ihtiyaç değil, aynı zamanda ustalık, sabır ve estetik anlayışın birleştiği bir zanaat olarak öne çıkıyordu. El emeğiyle hazırlanan yorganlar, ailelerin çeyiz kültürünün ve ev geleneğinin önemli bir parçasını oluşturuyordu.

Ancak sanayileşme, seri üretim ve sentetik ürünlerin yaygınlaşmasıyla birlikte bu geleneksel meslek giderek geri planda kaldı. Bugün ise yorgancılık, ustaların bireysel çabalarıyla ayakta tutulmaya çalışan nadir el sanatlarından biri hâline geldi.

“Bu Sadece Bir Meslek Değil”

Mesleğin son temsilcilerinden Osman Uçar, yorgancılığın sadece bir gelir kapısı değil, aynı zamanda bir yaşam kültürü olduğunu vurguluyor. Uçar, mesleğin geleceğine ilişkin endişelerini şu sözlerle dile getiriyor:

“Yorgancılık bizim için sadece bir meslek değil, aynı zamanda bir kültür ve yaşam biçimidir. Ne yazık ki artık bu işi öğrenmek isteyen gençler yetişmiyor. Bizler son nesil ustalar olarak bu mesleği ayakta tutmaya çalışıyoruz.”

Uçar’ın ifadeleri, Türkiye’de birçok geleneksel el sanatında yaşanan kuşak kopuşunu da gözler önüne seriyor.

El Emeğinin Sağlığa ve Yaşama Katkısı

Uçar, el yapımı yorganların sadece nostaljik bir değer taşımadığını, aynı zamanda sağlık ve konfor açısından da önemli avantajlar sunduğunu belirtiyor. Doğal malzemelerle üretilen yorganların nefes alabilir yapısı ve uzun ömürlü oluşu, seri üretim ürünlere göre önemli bir fark yaratıyor.

Buna rağmen tüketici alışkanlıklarının değişmesi ve hızlı üretim kültürünün yaygınlaşması, bu tür el sanatlarının sürdürülebilirliğini zorlaştırıyor.

Yok Olma Tehlikesiyle Karşı Karşıya Bir Meslek

Uzmanlara göre yorgancılık gibi geleneksel meslekler, sadece ekonomik değil aynı zamanda kültürel bir değer taşıyor. Bu nedenle bu mesleklerin yaşatılması, kültürel mirasın korunması açısından büyük önem arz ediyor.

Ancak genç nesillerin bu alana ilgi göstermemesi, mesleğin geleceğini belirsiz hâle getiriyor. Osman Uçar gibi ustalar ise bireysel çabalarıyla bu kültürel mirası ayakta tutmaya çalışıyor.

Son Ustaların Sessiz Mücadelesi

Anadolu’nun köklü zanaatlarından biri olan yorgancılık, Osman Uçar gibi ustaların emeğiyle yaşamaya devam ediyor. Ancak bu mücadele, aynı zamanda bir yok oluşun da sessiz tanıklığını barındırıyor.

Kültürel miras uzmanları, bu tür mesleklerin korunması için hem eğitim politikaları hem de teşvik mekanizmalarının devreye alınması gerektiğini vurgularken, Osman Uçar’ın hikâyesi kaybolmaya yüz tutmuş bir geleneğin sembolü olarak öne çıkıyor.

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.