SÜRPRİZLERLE DOLU BİR GECE, HER EZGİDE BİR ANI
Bursa Vatan Medya Gurubu köşe yazarı Zeki Baştürk makalesinde;
Müziğin yalnızca kulağa değil, yüreğe de hitap ettiği özel geceler vardır. Bursa Gaziantepliler Derneği tarafından düzenlenen ve gelirinin Gaziantep’teki İki Köprülü Okulu’nun onarımına ayrıldığı konser, işte böyle anlamlı gecelerden biriydi.
Gecenin sunuculuğunu üstlenen Sabahat Mutlu, etkileyici sesi, yerinde vurgu ve tonlamalarıyla konsere ayrı bir renk kattı. Programın amacını açıklarken, sanatın dayanışmayla birleştiğinde nasıl güçlü bir toplumsal sorumluluk aracına dönüştüğünü de ortaya koydu.
Şefliğini Figen Ekiz’in yaptığı Diva Türk Sanat Müziği Korosu, Vecdi Bingöl eserleriyle başlayan ilk bölümde dinleyicilere duygu dolu anlar yaşattı. Siyah giysisi içinde zarif ve asil bir görünüm sergileyen Figen Ekiz, başarılı yönetimiyle koronun her eserine ayrı bir ruh kattı. Konserde farklı koroların şefleri olan Emine Gülen, Şadiye Şendil, Gülsüm Anafarta, Ayşe Yaldız, Ömer Lapacı ve Ömer Faruk Özkan’ın da yer alması, müzik dünyasında dayanışmanın güzel bir örneği olarak dikkat çekti.
Konser boyunca seslendirilen eserler, aşkın, özlemin, ayrılığın ve yaşamın farklı duygularının notalara dönüşmüş hâliydi. “Gönlüm Kanatlı Bir Kuş”, “Başka Söz Söylemem Aşktan Başka”, “Her Gece Yollarda Gözledim Seni” ve “Hayat Sen Ne Çabuk Harcadın Beni” gibi eserler salonda duygusal bir atmosfer oluşturdu.
Gecenin unutulmaz sürprizlerinden biri, koro şefi Figen Ekiz’in eşi Devrim Ekiz ile birlikte seslendirdiği düet oldu. Müziğin aile sıcaklığıyla buluştuğu bu an, dinleyiciler tarafından büyük beğeniyle karşılandı. Bir başka sürpriz ise solistin, Barış Manço’nun “Halhal” adlı eserini Barış Manço kostümüyle seslendirmesiydi. Bu performans hem nostaljik hem de eğlenceli anlar yaşattı.
Konserin ikinci bölümü ise tam anlamıyla bir sıra gecesi havasında geçti. Bu kez Türk sanat müziğinin zarif dünyasından Mezopotamya’nın bereketli topraklarına uzandık. Fırat’ın kıyılarından yükselen türküler, Anadolu’nun ortak hafızasını sahneye taşıdı. “Tanrıdan Diledim bu kadar dilek”, “Urfa’nın Etrafı Dumanlı Dağlar”, “Mektebin Bacaları”, “Dağlar Ağardı Kardan” ve “Görünce Âşık Oldum” gibi türkülerle dinleyiciler zaman zaman hüzünlendi, zaman zaman coştu.
Barak havaları, “Yar Uzakta Gözüm Görmez”, “Urfalıyım Ezelden”, “Nemrut’un Kızı” ve “Mardin Kapı Şen Olur” gibi eserlerle Güneydoğu Anadolu’nun kültürel zenginliği sahneye taşındı.
Program, Diyarbakır türküsü ve halaylarla sona ererken salon adeta büyük bir Anadolu buluşmasına dönüştü. Gaziantep’ten Urfa’ya, Mardin’den Adıyaman’a uzanan bu müzik yolculuğunda; sevdayı, özlemi, hüznü, umudu ve kardeşliği birlikte yaşadık. Anadolu insanının acısını da sevincini de aynı içtenlikle dile getiren türküler, kültürel birlikteliğimizin en güzel örneklerinden birini sundu.
Bu anlamlı gece, sanatın yalnızca eğlendirmek için değil, iyilik üretmek ve insanları ortak değerlerde buluşturmak için de ne kadar güçlü bir araç olduğunu bir kez daha gösterdi. Başta Bursa Gaziantepliler Derneği olmak üzere, Şef Figen Ekiz’e, koroya, solistlere, emeği geçen tüm sanatçılara ve bu güzel organizasyona katkı sunan herkese gönülden teşekkür ediyoruz.
Çünkü bazı geceler yalnızca bir konser değildir; dayanışmanın, kültürün ve insan sıcaklığının notalara dönüşmüş hâlidir.
