Dolar 48,0966
Euro 56,1065
Altın 7.170,21
BİST 14.501,49
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 33 °C
Açık

RAMAZAN’IN SESSİZ KAHRAMANI: BİR BEBEĞİN GÜLÜŞÜNDE SAKLI MERHAMET

25.02.2026
A+
A-

HABER KAYNAĞI: HASAN MESUT EKMEN
Ramazan ayı…
Sadece oruç tutulan bir zaman dilimi değil; vicdanların uyandığı, kalplerin yumuşadığı, merhametin yeniden hatırlandığı mübarek bir mevsimdir. Bu ay, tokun açın hâlinden anlaması; varlıklı olanın yoksulun kapısını çalması; güçlü olanın yetimin başını okşamasıdır.
İşte bu manevî iklimde, gönül insanı Mehmet Yalçın, gösterişten uzak, sessiz ama derin bir iyiliğe daha imza attı.
Kenar mahallenin mütevazı bir sokağında, geçim mücadelesi veren bir ailenin kapısını çaldı. İki çocuklu bu ailenin ihtiyaçlarını bizzat dinledi. Ne eksik, ne fazla… Sadece gerçekten gerekeni öğrenmek için oturdu, konuştu, hâl hatır sordu. Çünkü Ramazan’ın ruhu; uzaktan yardım etmek değil, yakından hissetmektir.
Ailenin en küçüğü henüz bir yaşını bile doldurmamış bir bebekti. Yokluk içinde büyüyen ama masumiyetini kaybetmemiş bir yavru… Mehmet Yalçın o bebeği kucağına aldı. Sevdi, oynadı, havaya kaldırdı. Belki o an dünyanın en zengin insanı değildi ama en merhametli yüreği taşıyordu.
Ve o bebek…
Sevginin ne olduğunu bilen çocuklar gibi, içten bir kahkaha attı.
Sesli sesli güldü.
Yoksulluğun gölgesinde büyüyen o küçücük beden, bir anlığına da olsa sevginin güneşiyle aydınlandı.
O an şunu bir kez daha anladık:
Yetimi sevindirmek sadece maddi yardım değildir. Bir çocuğun yüzündeki tebessüm, bir annenin gözündeki minnet, bir babanın omzundaki yükün hafiflemesidir.
Ramazan; sofralara konan ekmekten önce gönüllere konan merhamettir.
Ve merhamet, en çok da yetimin başını okşarken anlam kazanır.
Mehmet Yalçın’ın yaptığı; belki resmi kayıtlara geçmeyecek bir hizmettir. Ama insanlık defterine altın harflerle yazılacak bir davranıştır. Çünkü bu ayın ruhuna uygun olan; reklam değil, rızadır. Gösteriş değil, gönüldür.
Bir gazeteci olarak o anı dinlerken, o bebeğin kahkahasını tasvir ederken, kelimeler boğazımda düğümlendi. Duygulanmamak mümkün değildi. Çünkü bizler çoğu zaman büyük projeleri, büyük yatırımları yazarız. Oysa bazen en büyük haber; bir yetimin gülüşüdür.
Kalemim titredi…
Çünkü o sahne bana Ramazan’ın gerçek anlamını yeniden hatırlattı.
Ramazan; aç kalmak değil, aç olanı doyurmaktır.
Ramazan; susmak değil, kimsesizin sesi olmaktır.
Ramazan; bakmak değil, görmektir.
Ve bir bebeğin mutluluktan attığı kahkaha, bazen bütün nutuklardan daha etkili bir mesajdır.
Dileriz ki bu mübarek ayda yapılan her iyilik çoğalsın, her yetim sevinsin, her yoksulun kapısı çalınsın. Çünkü bu toprakları ayakta tutan; büyük sözler değil, küçük ama samimi iyiliklerdir.
Ramazan’ın bereketi; Mehmet Yalçın gibi gönül insanlarının merhametiyle anlam bulmaya devam ediyor.
Ve bizler de yazmaya, iyiliği anlatmaya, bir bebeğin gülüşünü manşet yapmaya devam edeceğiz. 🤲

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

Yeni Slow Radyo