Dolar 48,0997
Euro 56,1291
Altın 7.171,10
BİST 14.356,12
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 32 °C
Parçalı Bulutlu

Kamu Gücü Haber Yazarsa, Basın Neye Yarar?

04.02.2026
A+
A-

İZNİK’TE GAZETECİLİK BİTTİ, PROPAGANDA BAŞLADI

Kamu Gücü Haber Yazarsa, Basın Neye Yarar?

Turan Basın Birliği / Gazeteciler ve Medyacılar Cemiyeti İznik Temsilcisi Süleyman Bilir bu coğrafyanın vatandaşı adına soruyoruz:
İznik’te artık gazeteciye gerek yok mu?
Çünkü görünen tablo budur.

Kaymakamlık koruması haber yapıyor…
Belediye kendi bültenini “haber” diye servis ediyor…
Milli Eğitim, siyasetçiler, bürokratlar kendi PR metinlerini yazıp paylaşıyor…
Yetmiyor; siparişle yazılan, yağ kokan, sorgulamayan metinler “yerel basın” etiketiyle dolaşıma sokuluyor.

Buna gazetecilik denemez.
Bunun adı kurumsal propaganda, talimatlı yayıncılık, etik çöküştür.

“UCUZ ET” MASALIYLA AKIL MI HAFİFE ALINIYOR?

İznik Belediyesi Et Satış Noktası açılıyor.
Manşet hazır: “Vatandaş uygun fiyatlı ete kavuştu.”

Peki gerçek ne?

Kasaplarda fiyatlar zaten aynı.
Et, Bursa Büyükşehir Belediyesi Tarım AŞ üzerinden temin ediliyor.
Yani ortada ne mucize var ne de belediyeye ait bir üretim başarısı.

Ama haber nasıl yazılıyor?

“İznik Belediyesi hayata geçirdi.”
“Tarihi adım.”
“Vatandaşa nefes.”

Soruyoruz:
Bu bir tezahürat haberi midir, yoksa gerçek gazetecilik mi?

Bir gazeteci çıkıp şunu sormak zorunda değil mi?
– Et nereden geliyor?
– Fiyatlar neden kasaplarla aynı?
– Bu hizmet gerçekten ucuz mu, yoksa algı mı?

Bu sorular sorulmuyorsa, ortada haber değil, servis metni vardır.

DAVETİYE YOK, ŞEFFAFLIK YOK, DENETİM HİÇ YOK

İznik’te yapılması gereken yüzlerce haber var.
Ama yazacak gazeteci yok.
Çünkü yazan tehdit ediliyor, hakarete uğruyor.

Basın toplantılarına davetiye yok.
Sorulara tahammül yok.
Eleştiriye sıfır tolerans var.

Herkes kendi yazıyor, kendi paylaşıyor.
Kamu gücü, kamusal denetimden kaçıyor.

Bu mudur basınla ilişki anlayışı?

SARI BASIN KARTI VAR, TARAFSIZLIK YOK

En vahim tablo şudur:
Sarı basın kartı taşıyanların önemli bir kısmı,
doğruyu değil, kendilerine servis edileni yayımlıyor.

Gazeteci; halk adına soran değil,
makam adına yazan konuma itilmiş durumda.

Bu durum sadece İznik’in değil,
ülkenin nereye gittiğinin de fotoğrafıdır.

SORUYORUZ VE KAYDA GEÇİRİYORUZ

– Gazeteciliği kim denetleyecek?
– Kamu gücünü kim sorgulayacak?
– Basın, bülten memurluğuna mı indirgenecek?

Eğer gazeteci susarsa,
eğer haber sorgulanmazsa,
eğer her açılış alkışla geçilirse;

Ortada demokrasi değil,
tek sesli bir vitrin kalır.

BU BİR İHBARDIR, BU BİR MESLEK ÇAĞRISIDIR

Biz gazeteciliği;
alkışlamak için değil,
sormak için yaparız.

Bu yazı bir hakaret değil,
bir meslek alarmıdır.

İznik’te gazetecilik bitirilmeye çalışılıyorsa,
bunu yazmak da, söylemek de bizim görevimizdir.

Gerçekler servisle değil, soruyla ortaya çıkar.
Bunu unutanlar gazetecilik yapmıyor,
rol yapıyor.

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

Yeni Slow Radyo