Dolar 46,9929
Euro 53,6680
Altın 6.225,55
BİST 14.321,19
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 27 °C
Parçalı Bulutlu

Emekliye Reva Görülen: Şükür ve Sessizlik

18.01.2026
A+
A-

Zeki Baştürk
Bursa Vatan Medya Grubu Köşe Yazarı

Emekliler geçinemediklerini söyledikçe,
hak aramak için meydanlara indikçe,
iktidar çevrelerinden art arda açıklamalar geliyor.
Sözde “çözüm” önerileri…

Ama anlaşılıyor ki mesele bambaşkaymış.

Meğer emeklinin sorunu yoksulluk değilmiş.
Ne kira derdi, ne mutfak masrafı, ne ilaç parası…
Asıl problem şükürsüzlüklermiş.

Yetmemiş gibi bir de “çok uzun yaşıyorlarmış.”
Bu da artık kusur hanesine yazılıyor.

Aylıklarını zamanında alıyorlarmış ya,
daha ne istiyorlarmış?

İnsanın gerçekten aklı duruyor.

Bir ömür çalışmış, üretmiş, vergi vermiş,
ülkenin taşını toprağını emeğiyle yoğurmuş bir insanın,
yaşamının son döneminde insanca yaşamak istemesi
nasıl oluyor da bir “yük” gibi gösteriliyor?

Eskiden şükür bir erdemdi.
Bugün ise yoksulluğu normalleştirmenin,
adaletsizliği meşrulaştırmanın dili haline getirildi.

Bir itiraz yükseldiğinde,
bir emekli “geçinemiyoruz” dediğinde,
karşısına hemen sihirli bir kelime dikiliyor:

“Şükret.”

Ama şükür, adaletsizliğin üzerini örtmez.
Örttüğünü sanır.
Ta ki mutfakta tencere kaynamayana kadar…
Ta ki eczane kapısında çaresizce bekleyene kadar…
Ta ki doğalgaz faturasını açmaya korkana kadar…

Emekliye “uzun yaşıyorsun” demek,
aslında şunu söylemektir:
“Bu yaşam sana fazla.”

Oysa emekli, bu yaşamı en çok hak edenlerden biridir.
Çünkü bu düzenin tuğlaları,
onun gençliğinden, sağlığından, umutlarından kesilerek örülmüştür.

Bugün emekliye düşen pay;
yalnızca sabır, yalnızca sessizlik, yalnızca kabulleniş olmamalıdır.

Şükür,
boyun eğmenin değil,
adaletin olduğu yerde anlamlıdır.

Emekli daha fazlasını istemiyor.
Ne lüks talebi var ne ayrıcalık beklentisi.

İstediği tek şey:
İnsanca bir yaşam.

Bu ne nankörlüktür,
ne de fazlalık.

Bu, yalnızca ve yalnızca
bir haktır.

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.