Dolar 48,0997
Euro 56,1291
Altın 7.171,10
BİST 14.356,12
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 32 °C
Parçalı Bulutlu

Zeki Baştürk’ten 2025’e Veda: “Kalemim Ağırlaştı, İçim Konuştu”

31.12.2025
A+
A-

Bursa Vatan Medya Grubu köşe yazarı Zeki Baştürk, 2025 yılının son gününde yayımladığı köşe yazısında hem kişisel hem toplumsal bir iç hesaplaşma kaleme aldı.

“Bu ülke, bu yurt, bu halk için ne yaptım?” sorusuyla başlayan yazısında Baştürk, yılı sadece takvim değil, ruhsal bir yolculuk olarak gördüğünü vurguladı:

“2025, takvim yapraklarından çok, insanın iç dünyasında açılan sayfalarla ilerleyen bir yıl oldu benim için.”

Yıl boyunca yaşanan acılara, şehit haberlerine ve toplumsal duyarlılığa dikkat çeken yazar, kaleminin zaman zaman ağırlaştığını, bazen de suskunluğunun haykırışa dönüştüğünü dile getirdi:

“Yazarken kalemim ağırlaştı, susarken içim daha çok konuştu.”

Sözün, sadece anlatmak değil; direnmek, anımsatmak ve unutturmamak için de var olduğunu hatırlatan Baştürk, yazının sorumluluk taşıyan bir eylem olduğuna vurgu yaptı.

Yazı, yıl sonu muhasebesi yapmak isteyen herkese güçlü bir içsel çağrı niteliğinde…

İşte o yazı…

2025: İÇİMDE BÜYÜYEN SESSİZ ÇIĞLIK

2025 yılının son günü. Bir yılı kendim için değerlendirmek istedim. Özelleştirimi yaptım. Bu ülke, bu yurt, bu halk için ne yaptım? Kendimle ilgili bir degerlendirme yaptım.

2025, takvim yapraklarından çok, insanın iç dünyasında açılan sayfalarla ilerleyen bir yıl oldu benim için. Zaman aktı, günler birbirini kovaladı ama asıl devinim , dışarıda değil içimde yaşandı. Sorguladım, yazdım, üzüldüm, umutlandım… En çok da tanıklık ettim.

Bu yıl, sözcüklerin  yalnızca anlatmak için değil; direnmek, anımsatmak ve unutturmamak için de var olduğunu bir kez daha gösterdi bana. Şehit haberleriyle sarsıldık, acının ülkece nasıl ortak bir yazgı  hâline geldiğini yeniden gördük. Yazarken kalemim ağırlaştı, susarken içim daha çok konuştu.

2025, bana bir kez daha şunu öğretti: Bu ülkede vicdan sahibi olmak kolay değil.Sormak cesaret istiyor.Yazmak ise bedel… Eğitimden adalete, yoksulluktan yalnızlığa dek  pek çok başlıkta kalem oynattım. Okuyanı rahatsız eden, ama gerçeğe dokunan yazılar yazmaya çalıştım. Çünkü inanıyorum ki; okur rahatsız olmuyorsa, yazı görevini yapmamış demektir.

Bu yıl aynı zamanda insanı, insan yapan değerlere tutunma yılıydı benim için. Baba yokluğunu, yetimliğin sessiz çığlığını, kadın olmanın ağırlığını, yaş almanın görünmezliğini yazdım. Bazen bir şiirin dizesinde, bazen bir denemenin satır aralarında kendimi buldum. Ama 2025 yalnızca karanlık değildi.Umut da vardı.

Bir fincan çayın buğusunda, bir pazar sabahının sessizliğinde, bir okurun “yazın bana iyi geldi” mesajında…İşte oralarda ışık vardı.

Yazmak, bu yıl benim için salt anlatmak değil; direnmekti. Unutmaya karşı belleği, suskunluğa karşı sözü savunmaktı. Ve belki de en önemlisi: İnsan kalabilmekti.

2025 bana şunu öğretti:
Dünya değişmese bile insan kendini değiştirebilir.Ve bir insan değişirse, bir tümce  bile bazen çok şeyi değiştirebilir.
Yeni yıla girerken yanımda taşıdığım tek şey var:
Vicdanımı , aydın sorumluluğumu  yitirmemek.
Gerisi zaten sözcüklerin  işi.

Zeki BAŞTÜRK

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

Yeni Slow Radyo