Dolar 48,0966
Euro 56,1065
Altın 7.170,21
BİST 14.501,49
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 33 °C
Açık

SUSMAK MI? KONUŞMAK MI?

27.06.2025
A+
A-

Zeki Baştürk – Bursa Vatan Medya Grubu / Köşe Yazısı

Günümüzde iktidar yanlıları konuşuyor, hem de yüksek sesle.
Sorgulamayan, eleştirmeyen, sadece alkışlayan bir anlayış her yana sirayet etmiş durumda.
Azıcık farklı bir ses çıktığında, hemen yaftalanıyor, susturuluyor.
Peki… Biz hangisini yapmalıyız?
Konuşmalı mıyız? Susmalı mı?

Bir sözcükle başlar her şey. Bir suskunlukla biter.
Konuşmak; görünür olmaktır. Hakikati dile getirmektir. Adaletin izini sürmektir.
Susmak; kimi zaman bilgelik, kimi zaman korkaklık, kimi zaman da içten içe büyüyen bir çaresizliktir.

İnsan, doğduğu andan itibaren bir dilin içine düşer.
Konuşur, anlatır, ifade eder.
Ama zamanla öğrenir ki, her sözcük doğru zamanda ve doğru biçimde söylenmediğinde anlamını yitirir.
Öyle anlar gelir ki, sessizlik bile bir çığlığa dönüşür.
Söz söylemek cesaret değilmiş gibi görülür, oysa en büyük cesaret bazen susmayı değil, konuşmayı seçmektir.

Toplumlar da aynıdır.
Haksızlık karşısında susmak, bir süre sonra suç ortaklığına dönüşür.
“Söz gümüşse, sükût altındır” der atalar…
Peki ya sükût, zalimin işine yarıyorsa?
Ya sessizlik, mazlumun sesini bastırıyorsa?

O zaman konuşmak gerekir!
Hatırlatmak için, direnmek için, unutmaya direnenler için…
Konuşmak, susanların dili olmaktır.
Ve bazen de susmak gerekir…
Çünkü her söz yerinde güzeldir, her sessizlik zamanında…

Ama bir gerçek değişmez:
Konuşmayan bir toplum, suskunluğa mahkûmdur!
Ve suskunluk önce vicdanı, sonra umudu ve en sonunda geleceği karartır.

Önemli olan ne zaman konuşacağını, ne zaman susacağını bilmektir.
Kimi zaman susarak çığlık atmak gerekir,
Kimi zaman konuşarak sessizliği yırtmak.

Siz hangisini seçiyorsunuz?

Zeki BAŞTÜRK
Bursa Vatan Medya Grubu – Köşe Yazarı

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

Yeni Slow Radyo