Dolar 46,9929
Euro 53,6680
Altın 6.225,55
BİST 14.321,19
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 27 °C
Parçalı Bulutlu

Zeki Baştürk yazdı; YİNELEMELER

29.03.2025
A+
A-

Köşe yazarımız Zeki Baştürk makalesinde;

Türkçe’de dilin varsıllığını ve etkileyiciliğini artıran önemli dil bilgisel özelliklerden biri yineleme ve ikileme türleridir. Bu iki dilbilgisel yapıyı kimileyin  birbirine benzer biçimde  kullanıyor olsak da yapısal anlamda farklılıklar taşırlar. Yineleme,  belirli bir sözcüğün  ya da  yapının anlamını güçlendirme ya da  vurgulama amacıyla yapılır.

Yineleme ve ikileme, dilin gücünü ortaya koyan önemli söz sanatlarıdır. Bu sanatlar, yazarlara ve konuşmacılara yazı ve şiirleri daha etkili ve çarpıcı duruna getirme olanağı  sunar. Yineleme ve ikileme, edebiyatın yanı sıra dilin zenginliğini gösteren önemli ögelerdir. Yinelemeker,  gündelik konuşma dilimizde sık sık karşımıza çıkmaktadır. Bir tümcede kullanacak olursak
“Deniz, maviydi. Gökyüzü, maviydi. Her şey maviydi. ” denebilir. Orhan Veli’nin ” İsranbul’u  Dinliyorum Gözlerim Kapalı” şiiri örnek gösterilebilir.

Yazınımızda söz sanatları içinde de yer alır yineleme. Divan şiirinde  Tekrir diye bilinir.

“Konumuz edebiyat dersinde söz sanatları mı ?” sorduğunuzu duyar gibiyim.  Edebiyat dersinde değiliz elbette. Günümüzde çok sıkça duyduğumuz kavramlar var:
” Adalete güvenin.  Yargı bağımsızdır.” Ya da ” Emeklimizi enflasyona ezdirmedik “tümcesini hemen her gün duyarız. Övünmek istediğimizde ” Dünya bizi kıskanıyor” ; işler kötüye giderken “Dış güçlerin oyunu bu” tümceleri ağızlardan hiç düşmez.

Enflasyonla başa çıkamadığınız zaman ise ” Kötü günler geride kaldı. Önümüzdeki yıllarda uçuşa geçeceğiz” belleklerimizde iyice yer edinmiştir.

Siz değerli okurlara soruyorum: “Kötü günler geride kaldı.” denilince gerçekten ekonomi düzelmiş mi oluyor? ” Eneklileri enflasyona ezdirmedik ” denilince emekliler erinçli  ve mutlu oluyor mu? ” Yargı bağımsızdır ” denildiğinde halkın yargıya olan güveni artıyor mu?  ” Avrupa’nın en özgür ülkesi biziz” diye söylevler atıldıkça insanımız özgürleşiyor mu?

Yazınımızda yinelemeler, söz sanatı olarak şiire güzellik katsa da, anlamı güçlendirmeye yarasa da siyasal söylemde pek tutarlı olmuyor.  Gerçeklerle söylemler çelişiyor gibi.  Ya da kimi gerçeklerin üstü örtülüyor gibi. Bence söz sanatı olarak kalması daha uygun ve daha yararlı olacak.

Siz ne dersiniz değerli okurlar?

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.